Siyasal hayatımızdaki adayların birçoğu genel başkana veya genel merkeze eli mahkûm bir şekilde bağlı durumdalar.
Çünkü milletvekili listeleri belirlenirken genel başkan veya genel merkezin inisiyatifi doğrultusunda listeler belirleniyor. Bağımsız olamıyorlar çünkü seçmen partiye veya genel başkana oy veriyor.
Bağımsız seçime girecek olsalar büyük ihtimalle bir ilçe belediyesini bile kazanamazlar. Ancak bu durum değişmiş olabilir. Seçim başarısızlıklarının sebepleri uzmanlar tarafından tüm ana hatları ve detayları ile masaya yatırıldı.
Ve seçimde iki yönlü asimetri olduğu anlaşıldı. İlki adaylar arasındaki asimetri, diğeri ise seçmen asimetrileriydi. Adaylar arasındaki asimetrinin temel sebebinin tanıtım olduğu anlaşıldı. Seçim zaferi üç aşamalık bir işti. Tanıt, ikna et ve ol. Adayların pek çoğu bu basit sıralamayı dikkate almadan aday oluyorlar.
Sonuç seçim başarısızlığı. Biraz analitik düşünmek lazım önce tanıtım sonra ikna. Seçim yasakları başlamadan önce billboardlarda, tv, gazete, radyo gibi kitle iletişim araçlarında yapılan kısa reklam ve tanıtım yetersiz çabalardır. İkna kısmı neredeyse hiç kimsede yok.
Çok amatörce işler bunlar. Seçmenler nezdindeki asimetriler incelendiğinde ana sebebin seçmenlerin adaylar ve durumlar hakkındaki bilgisizliğinin olduğu görüldü. İnsanlar ağır geçim sıkıntısı altında yoğun bir tempo ile çalışıyorlar.
Yoğun bakım görevlisi hemşire ve doktorlar, TSK’da görevli vardiyalı çalışan uzman erbaş, astsubay ve subaylar, fabrikalarda vardiyalı çalışan işçiler, çağrı merkezi çalışanları, lojistik sektöründe çalışan kaptan ve yardımcıları, öğrenciler ve daha diğer sektörlerde çok yoğun çalışan seçmenler siyasette neler olup bittiğini takip etme imkanına sahip değiller.
Yoğun çalışma temposu insanları kültürel, sosyal gelişmeleri takip etmekten alıkoymaktadır. Bu sebeple seçmenler oylarını kullandığında bilinçli bir şekilde değil de daha çok otomatik karar alarak kullanıyorlar.
Mesela bir kanun teklifinin nasıl yasalaştığını türev bölümlerden mezun kişiler bile detayları ile bilmiyorlar. Hangi kanunların yasalaştığı, bakanlıklarda nasıl çalışmaların olduğunu çoğunlukla bilmiyorlar.
İktidar muhalefet çekişmesinde kimin haklı olduğunu yalnızca duruşuna ve görüşüne güvendikleri insanların yorumlarına göre karar veriyorlar. Burada hangi tarafta yer alacaklarına ilişkin karar motivasyonu dindir.
Sansür ve yoğun taraflı yayınlar, propaganda ile bu faaliyet engellendi. İşte tam bu durumda SONAR araştırma belediye seçimleri öncesinde yeni nesil anketleri yaptı. Anketlerde İstanbul ve Ankara gibi illeri CHP’nin aldığını açıkladılar. Manipülasyon ve kara propaganda diye SONAR araştırmanın başkanı eski CHP’li Hakan Bayrakçıya akreditasyon uygulandı.
Canan Kaftancıoğlu tavrından dolayı muhalif medyada Bayrakçıdan yüz çevirince Bayrakçı seçim sonuçlarına kadar ekranlardan uzak kalmıştı. Ancak AKP sandıktan çıkamayınca ve seçimi CHP’li ikinci cumhuriyetçiler kazanınca Bayrakçının haklılığı ortaya çıkmış ve Bayrakçı tekrar ekranlara dönmüştü. İktidar bir türlü kaybettiğine inanamadı. Seçimler yenilendi ama sonuç değişmedi.
Sebebini en sonunda çözdüler. Anketler!!
Ve şu anda iktidar-muhalefet karşılıklı tam gaz anketler yapılıyor. Büyük şehirlerde yapılan anketlere yakında birde bağımsız adaylar eklenecek. Bizim gibi banliyö kentlerine de sıçraması an meselesi.
Ancak bu yöntem ileride parçalı bir yapıyı da beraberinde getirecek. Bundan sonra bağımsız adayların yükselişine tanık olacağız. Anketler öncesinde ürün ve pazar araştırmaları, tüketici eğilimleri, akademik araştırmalar için yapılıyordu.
Ancak yeni nesil anketler seçmen profillerini tanımak, adayları seçmenlere tanıtmak, seçmenlerdeki parti sadakatini kırmak, seçmenlerin tercihlerini ve motivasyonlarını belirlemek, seçmende aday yönünde bir algı oluşturmak, seçmenlerin bilinç altına adayı yerleştirmek, kanaat oluşturmak, rakip adayların tutarsızlıklarını ve çelişkilerini seçmene duyurmak, rakip adayların yetersizliklerini seçmenlere haber verip rakip adayların yeterliliklerini sorgulatmak, yaşanan durumları seçmene anlatarak dezenformasyonu ve kara propagandayı engellemek, adayı diğer rakip adaylardan farklılaştırarak seçmen nezdinde konumlandırıp tutundurmak amacıyla yapılmaktadır.
Seçmene provakatif, kışkırtan, tahrik eden ve yönlendiren sorular soruluyor. Bu sorular adayın lehine rakiplerin aleyhine olacak şekilde soruluyor. Ve böylece seçmen hem yönlendirilmiş ve adayın tanıtımı yapılmış oluyor. Aynı zamanda zıtlıklar ile ikna, insanlar kendilerine benzeyenleri tercih edeceği için benzer yoluyla ikna, gurup ikna, vaat ve tehlikeler ile ikna yöntemleri kullanılarak seçmen aday profiline ikna ediliyor. Buraya kadar bir sorun yok.
Bu kısma kadar herkes gelebilir. Sorun bu noktada başlıyor. Seçmenler ankete nasıl ikna edilecek? Yoldan geçenlere anket gibi bir hata yaparsanız kimse sizi ciddiye almaz ve durmazlar. Bu amatörce bir iş olur. Amatörce anketler böyledir. Mekanizma tamda bu noktaya kurulacak. Daha fazlası için bizi takipte kalın..