Geçmişten günümüze yönetim taraflar arasında ne kadar el değiştirmiş olsa da düzen felsefesinde bir değişiklik olmamıştır. Dün sosyalist Rusya ile kapitalist Amerika arasında bir düzen vardı. Yönetim rejimleri dendiğinde sosyalist, kapitalist, karma rejimler masada. Sosyalizm büyük beklentilerin olduğu bir düzen rejimiydi. Kaynaklar tek merkezden yönetilecek ve paylaştırılacaktı. Hangi ürün ve hizmet kimler için ve ne kadar üretilecek merkez yönetimi karar verecekti. Eğitim, sağlık tamamen ücretsiz olacaktı. Herkes için barınma ve beslenme bir hak olarak sunulacaktı. Böylelikle evsiz, parasız hasta, işsiz, aşsız olmayacaktı. Herkes eşit olacaktı. Bu sistem insanların karmaşıklığını ve arzularını dikkate almamıştı. İnsanlar birçok yönüyle birbirinden üstündürler. Farklı yeteneklerle daha yüksek refah seviyesinde hayat sürmek varken neden devlet memurluğuna razı olacaklardı? Bu sistemde teşebbüs hürriyeti, özel mülkiyete yer yoktu. Her şey kamuya aitti. Ancak bir kişinin yapacağı işi birden fazla kişinin yapması üretilen mal ve hizmetlerin ederinden daha pahalı bir şekilde üretilmesi, insanların ast üst hiyerarşisi içerisinde yaşamaya mecbur bırakılması sistemin sonunu getirdi. Buna karşılık kapitalist sistem insanlara çok cazip geliyordu. Yüksek kar, sınırsız girişim, pervasız tüketim… Gece kulüpleri, uyuşturucu, cinsellik, lüks hayat kapitalizmi sosyalizme galip getirmişti. Türkiye iki düzen arasında arafta gidip geliyor. Ülkemizin kuruluşunda sosyalizmin büyük etkisi var. Taksim istiklal anıtında ülkemizin kurucuları ve Rus Komutan yer almaktadır. Ülkemiz istiklal savaşında sosyalist bir devlet olan Rusya’dan ve onun efsane lideri Lenin den çok büyük destek almıştı. İngilizlerin desteklediği Yunana karşı sosyalist Rusya’nın desteklediği Türkler vardı. Savaşı sosyalist destekli Türkler kazanmıştı. Devlet kuruluşu sırasında erkek nüfusunun önemli bölümünü ve mülkiyetin çoğunu savaşta kaybetmişti. Özel sektör neredeyse hiç yok gibiydi. Halk fabrika, üniversite, yol, baraj, alt ve üst yapı yatırımlarını yapacak güçte değildi. Bu durumda ne kapitalist nede karma düzen işleyebilirdi. Devlet sosyalist bir hamle ile millete tüm bu yatırımları yaparak kendi ayaklarının üstünde duracağı ana kadar liderlik yaptı. Toprak reformu ile insanlara başlangıç sermayesi fırsatı verildi. Bu dönemde dünya iki kupluydu ve Türkiye sol kutupta yer alıyordu. Sonraki süreçte Türkiye sağ kutupta Amerika ekseninde yer aldı. 68. Filoyu secde ederek selamlamışlardı. Türk milliyetçisi Alparslan Türkeş Panama’da Amerikan ordusunda kontür gerilla eğitimi almıştı. O dönemde ülkücüler komando lakabıyla anılıyordu. Bu dönemdeki düzen mücadelesi sağ-sol diye aslında Amerikancı ve Sovyetçi taraflar arasında yaşanıyordu. En azından öyle zannediliyordu. Herkes Avrupa merkezli düzen isteyenlerden habersizdi. Darbe planları hazırlanmıştı. Ancak bu darbe girişimi hepsinden farklıydı. Türkiye’deki darbelerin bu türü hariç neredeyse hepsi rejimi korumaya yönelik darbelerdir. Rejimi değiştirmeye yönelik tek darbe girişimi ise Madanoğlu cuntasının kalkışması olmuştur. Bu hareketin fikir babalığını ise Doğan Avcıoğlu yapmıştır. O dönemde Avcıoğlu’nun kaleme aldığı "Türkiye’nin Düzeni" isimli kitap cuntanın ve neredeyse silahlı kuvvetlerin tamamının manifestosu niteliğindeydi. Bu darbe girişimini açığa çıkaran Mahir Kaynak olmuştur. Cuntanın lider kadrosu ise, Mahir Kaynak, İlhan Selçuk, Cemal Madanoğlu ve Doğan Avcıoğlu’ydu. Darbe girişimi açığa çıkarılmış mensupları tutuklanmıştı. Amerika ve Rusya haricinde üçüncü bir güç daha düzene talip olmuştu. Sovyet Rusya dağıldığı zaman ülke içerisindeki son temsilcileri öldürüldüğünde sol etkisizleştirildi. Ancak Avrupa en yetkili ağızdan Türkiye’yi Avrupa’nın içerisinde kabul etmeyeceklerini ilan ettiler. Batılılaşma milli hedefi böylece tamamen değerini kaybetti. Yakın bir zamanda iktidara geleceği anlaşılan sol küresel bir aktör ile tekrar bir düzen arayışında olacak. Ancak Avrupa ve Rusya’nın yokluğunda bu düzeni kimler ile kuracakları tam bir muamma.
-
MERVE HİLAL ŞİRECİ
BİR GÜNDE TAHTA ÇIKARIP BİR GÜNDE İNDİRİYORUZ
-
SEVİM MORDOĞAN GÖĞER
VİTRİNİN ARKASINDA ÇÜRÜYEN MAHREMİYET
-
MEHMET CENGİZ YAKINCI
ÖĞRETİM ÜYELİĞİNE BAŞVURU KOŞULLARI STANDARTLAŞTIRILMALI
-
HAMZA ATLI
İNSANLIĞIN YÜZÜNE ATILAN TEKMELER!
-
MUAMMER TETİK
Malatya’nın Sessiz Çığlığı: İnsaf
-
REMZİ ÖNEL
ANKET SAVAŞLARI
-
Doç.Dr.ONURAL ÖZHAN
TÜSEB Projeleri
-
TAHİR SAĞIR
GÖKYÜZÜ ORADAYKEN
-
BİLAL GÜRER
Toplumların Çöküşü
-

Antika Severler Malatya Kongre ve Kültür Merkezi'nde Bir Araya Geliyor
-

Malatya Kernek’te Proje Başladı
-

Bakan Memişoğlu Malatya'da Görev Yapan Hemşire Ayşe Tekedereli'ye Vefa Ödülü Verdi
-

MHP Genel Merkezi,Malatya İl Başkanlığı Görevine Turgay Şengönül'ü Getirdi
-

Malatya’da Fuhuş Operasyonu Neticesinde 4 Şahıs Gözaltına Alındı
-

Malatya Yeşilyurtspor,Kayseri'de Final Biletini Kaptı: 4-3
-

İş İnsanı İbrahim Güngör Hayatını Kaybetti
-

Antika Severler Malatya Kongre ve Kültür Merkezi'nde Bir Araya Geliyor
-

Battalgazi Belediyespor,Siverek Bld'ye 1-0 Yenilerek,3.Lig Hedefini Yeni Sezona Bıraktı
-

Malatya Yeşilyurtspor,Çorluspor Maçına Tam Konsantre Oldu
-

2026 Şampiyonlar Ligi'nde Finalist Takımlar Belli Oldu
-

Malatya Yeşilyurtspor-Silifkespor Play Off Mücadelesinin Hakemleri Açıklandı
-

Prof.Dr.Ateş Kara,Dünya Aşı Haftası Dolayısıyla Malatya'ya Geliyor
-

Malatya Yeşilyurtspor,Play Off İlk Maçında Silifkespor'u 3-1 Mağlup Etti
-

Malatya'da Açık ve Yer Yer Yağmurlu Bir Hava Bekleniyor














