Malatya Lider Gazetesi
HV
14 MAYIS Perşembe 08:32

Çiftçiler Ödeme Bekliyor “Dönüm Başı Maliyet 13 Bin TL”

CHP Malatya İl Başkanı Barış Yıldız, zirai don felaketi sonrası çiftçinin destek beklerken yalnız bırakıldığını savundu. Kayısı başta olmak üzere tarımın büyük zarar gördüğünü belirten Yıldız, devletin somut adım atmadığını eleştirerek destek ödemelerinin bir an önce başlaması gerektiğini söyledi.

GÜNCEL
Çiftçiler Ödeme Bekliyor “Dönüm Başı Maliyet 13 Bin TL”

Malatya, 6 Şubat 2023 depremlerinin yaralarını sarmaya çalışırken, 10-12 Nisan 2025’te yaşanan zirai don felaketiyle ikinci bir ekonomik depremle sarsıldı. CHP Malatya İl Başkanı Barış Yıldız, partisinin il başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, don felaketinin tarım sektörünü ve çiftçiyi enkaza çevirdiğini belirterek, devletin bir ay geçmesine rağmen somut destek sunmamasına tepki gösterdi. Yıldız, “Çiftçi kaderine terk edildi” diyerek, Malatya’nın ekonomik can damarı kayısı ve diğer tarım ürünlerinin gördüğü zararı hatırlatarak destek ödemelerinin bir an önce başlaması gerektiğini söyledi.

“AĞAÇLAR İKİ YIL ÜRÜN VEREMEYECEK DURUMDA”

Partisinin hazırladığı zarar tespit raporunun sonuçlarını paylaşan Yıldız, “Malatya’mız, yaşadığı don felaketinin hemen ardından Cumhuriyet Halk Partisi olarak sahada incelemelerde bulunduk. Çiftçilerimizle bir araya gelerek sorunlarını dinledik, ilgili kurumlarla görüşmeler düzenledik ve kurumlardan bilgi alarak Malatya’da somut adımlar atılmasını bekledik. CHP Tarım Komisyonumuz, felaketin ikinci gününden itibaren çalışmalarını sürdürüyor. Komisyon üyelerimizin tamamı, aynı zamanda Kayseri’de üretici oldukları için bu konuda yoğun bir çaba sarf etti. Tarım Komisyonumuzun hazırladığı raporu Malatya kamuoyuna sunuyorum. 10 Nisan’ı 11 Nisan’a bağlayan gece yaşanan yoğun kar yağışı ve don, 12 Nisan sabahı şiddetli bir don olayına dönüştü. Manisa’dan Kayseri’ye, Malatya’dan Ordu’ya kadar birçok ilimiz bu felaketten etkilendi. Ancak 6 Şubat depreminin yaralarını henüz saramayan Malatya, bu don felaketiyle tarımda ve ekonomide adeta ikinci bir deprem yaşadı. Başta kayısı olmak üzere ceviz, badem, kiraz, üzüm ve elma bahçeleri büyük zarar gördü. Arıcılık sektörü tamamen durma noktasına geldi. Zararın büyüklüğü, birçok bahçeyi en az iki yıl ürün veremez hale getirdi. Tarım emekçilerimizin yıllarca emekle yetiştirdiği bahçeler, bir gecede enkaza döndü. Bu felaket, hem çiftçimizi hem de ilimiz ekonomisini derinden sarstı. Üreticiler borçlarını ödeyemez, evlerine ekmek götüremez ve en önemlisi üretim yapamaz hale geldi. Çiftçimizin yarınlara umutla bakabilmesi için taleplerinin acilen karşılanması gerekiyor. Malatya’nın yıllık ortalama 450 milyon dolarlık kayısı ihracatı, cari açığın kapanmasına katkı sağlarken, ilimiz ticaretinin can damarını oluşturuyor ve 60.000 çiftçi ailesinin geçimini sağlıyor.” dedi.

“ÜRETİCİ, KURUYAN AĞAÇLARIYLA BAŞ BAŞA”

Çiftçilerin ağaç bakımı yapacak maddi durumunun olmadığını aktaran Yıldız, “Afetin ardından devlet büyükleri ilimizi ziyaret ederek çiftçimizin yanında olduklarını belirtti ve her türlü desteği sağlayacaklarına dair sözler verdi. Ancak aradan bir ay geçmesine rağmen yetkili kurumlardan somut bir destek açıklaması yapılmadı. Maalesef çiftçi şu an kaderine terk edilmiş durumda. İl ve ilçe tarım müdürlükleri, dondan sonra yeniden gübreleme, ilaçlama, sulama ve sürüm programları oluşturarak çiftçilere eğitim veriyor. Ancak çiftçinin bu programları finanse edecek maddi gücü ve manevi direnci kalmadı. Üretici, kuruyan ağaçlarıyla baş başa. Depremin yaralarını henüz saramayan ilimiz ve çiftçimiz, elindeki tüm imkânları tüketmiş durumda. Bu yıl umudunu kayısıya bağlayan çiftçinin umutları tamamen karardı. Üretimin sürdürülebilirliği, cari açığın kapanması ve depremden zarar gören ilimizin yeniden canlanması için devlet kurumlarını bilimsel ve gerçekçi adımlarla hızlıca harekete geçmeye davet ediyoruz.” ifadelerini kullandı. 

“DÖNÜM BAŞI MALİYET 13 BİN TL”

Tarımda sürdürülebilirlik açısından beklenen destekleri sıralayan Yıldız, “Malatya’da tarımın sürdürülebilmesi için her tarım emekçisine, ailesinin temel ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde en az 2 yıl geri ödemesiz, %0 faizli işletme kredisi sağlanmalı. Ziraat Bankası, Tarım Kredi Kooperatifi ve özel bankalara olan tarımsal borçlar, %0 faizle en az 2 yıl ertelenmeli. TARSİM sigortası olsun ya da olmasın, tarım emekçilerinin üretime devam edebilmesi için gelir kaybı desteği verilmeli. Çiftçilerin ortalama bakım maliyeti, en düşük dönüm başına 10.000 TL’dir. Örneğin, 50 dönümlük bir arazi için yapılan hesaplamada, 10 ton bakır, 10 ton zehir, 10 ton besleyici ve azotlu gübre gibi giderler dikkate alındığında, dönüm başına ortalama 13.000 TL maliyet çıkıyor. Bölgesel farklılıklar olsa da, en düşük maliyet için dönüm başına 10.000 TL’lik karşılıksız destek sağlanmalı. Çiftçilerin Bağ-Kur borçları, hasat sonrasına ertelenmek üzere en az 2 yıl %0 faizle yapılandırılmalı. Tarım emekçilerinin tarıma bağlı elektrik ve su borçları 2 yıl ertelenmeli, bu yıl ve önümüzdeki yıl için sulama suyundan ücret alınmamalı. TARSİM yaptıran çiftçilerin ödemeleri bir an önce yapılmalı. Don olayının yaşandığı gece, Malatya’nın yüksek rakımlı bölgelerinde tam çiçeklenme olmadığı için bu bahçeler TARSİM teminat kapsamına alınmadı. Bu bölgelerin teminat kapsamına alınmasını talep ediyoruz. Çiftçilerin tarım sigortası yapabilmesi ve gelecekte doğa olaylarından mağdur olmaması için poliçe prim tutarları düşürülmeli, don muafiyet oranı dolu ile aynı seviyeye çekilmeli. Fizyolojik olarak değerlendirilen ancak çiçekleme döneminde yağışlara bağlı meyve dökülmeleri TARSİM kapsamına alınmalı. Malatya kayısısı, fındık gibi stratejik ürün grubuna dahil edilmeli, devlet destekli alternatif tarım, arıcılık, seracılık, küçük ve büyükbaş hayvancılık gibi alanlara yönlendirme yapılmalı ve bu alanlar desteklenmeli.” açıklaması yaptı.

“EKONOMİK DEPREM”

Üreticilerin desteklenmemesi durumunda çiftçilerin borç ödemek için sektörü bırakıp fabrikalarda işçi olarak çalışacağını ve bu durumun ülkedeki gıda üretimini riske atacağını vurgulayan Yıldız, “Bu talepler karşılanmazsa, kayısıya sahip çıkılmazsa, depremde küçülmeyen şehrimiz bu kez küçülecek. Tek umudunu kayısıya bağlayan Malatyalılar, gelirlerini bu üründen elde ettiği için deprem sonrası umutlarını kayısıya bağlamıştı. Evini yeniden yapmak isteyenlerin Malatya’yı terk edeceğinden endişe ediyoruz. Köyden kente ve başka şehirlere göçle birlikte işsizlik artacak, üretim düşecek. Çiftçiler, borçlarını ödeyebilmek için arazilerini ve tarım makinelerini satmak zorunda kalabilir. İnternet sitelerinde arazi satışlarının başladığını görmekten büyük üzüntü duyuyoruz. Geçimini sağlamak için yüksek faizli kredi kullanan çiftçiler, bu yükün altında ezilebilir. Tarım talebi iyice azalacak, Bağ-Kur borçlarını ödeyemeyen çiftçiler fabrikalarda çalışarak tarımı bırakmak zorunda kalacak. Şimdiden birçok düğünün iptal edildiğini, ev yapım planlarının durdurulduğunu, kayısı gelirine bağlı olarak yerinde dönüşüm veya TOKİ taksitlerini ödeyemeyecek vatandaşların olduğunu duyuyoruz. Sadece düğün sektöründe iptal edilen yüzlerce etkinlik, Malatya’da 200’den fazla sektörü etkiliyor. Malatya ekonomisinin can suyuna ihtiyacı var. Bir ağacın ilk suyunun önemi neyse, Malatya’yı ayağa kaldırmak için çiftçiye ve kayısıya sahip çıkmak da o kadar kritik. Ekonomik deprem uyarısı yapıyoruz: Kış, ekonomik anlamda daha sert geçecek. Kış gelmeden tüm kamuoyunu bir kez daha uyarıyor, ekonomik tedbirlerin alınmasını rica ediyoruz. Son olarak, bu raporun hazırlanmasında ve günlerce sahada çalışan Tarım Komisyonumuzdaki tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu.

>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM

EDİTÖREDİTÖR

YORUMLAR