Yılın ilk yarısının geride kalması ve Temmuz ayına girilmesiyle birlikte Türkiye’deki milyonlarca emeklinin tek gündem maddesi maaş zamları oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanacak 6 aylık enflasyon oranları ve hükümet kanadından yapılması muhtemel refah payı düzenlemeleri, geçim mücadelesi veren emekliler için hayati bir önem taşıyor. Alım gücünün her geçen gün eridiği, çarşı pazardaki etiketlerin el yaktığı bu ekonomik iklimde, emekliler artık sadece hayatta kalabilmek için yetkililerden seslerini duymasını ve kalıcı bir çözüm üretmesini bekliyor.
Malatya’da ise bu bekleyişin en çarpıcı adresi kent merkezindeki Kapalı Çarşı civarı oluyor. Depremin izlerini henüz silememiş olan şehirde, bir çay ocağına oturup çay içecek bütçesi dahi olmayan yüzlerce emekli, çareyi Kapalı Çarşı üzerindeki parkta ve gölgede kalan banklarda oturarak günü tamamlamakta buluyor. Sabahın erken saatlerinde evden çıkıp akşama kadar bu banklarda sadece birbirleriyle dertleşen Malatyalı emekliler, yaşadıkları dramı ve Temmuz ayından beklentilerini gazetemiz muhabirlerine şu sözlerle aktardı:
"ESKİDEN HARÇLIK VERİRDİK, ŞİMDİ TORUNLARIN YÜZLERİNİ GÖRMEYE UTANIYORUZ"
Bağ-Kur emeklisi Ahmet Duran, "Evladım, ben 30 yıl bu devlete esnaf olarak prim ödedim, alın teri döktüm. Şimdi aldığım maaşla Malatya'da ev kirasını mı vereyim, mutfak masrafına mı yetiştireyim şaşırdım. Temmuz ayı geldi diyorlar, televizyonlarda yüzde 10, yüzde 15 zam oranları uçuşuyor. Yahu bizim maaş kök maaş mı neyse onun içinde eriyip gidiyor zaten. Biz buraya, Kapalı Çarşı’nın gölgesine niye geliyoruz biliyor musun? Evde otursan hanımla elektrik masrafı yüzünden, mutfak masrafı yüzünden yüz göz oluyorsun. Burası bedava. Bir çay olmuş 15 lira, onu bile kırk kere düşünüp içiyoruz. Eskiden emekli olduğunda insan bir rahat nefes alırdı, bayramda seyranda torunlar gelince ceplerine üç beş kuruş harçlık koyardı. Şimdi torun kapıdan girince yüzümüz kızarıyor, ceplerimizi saklıyoruz. Hükümetten ricamız, bizi yüzdelik komik zamlarla avutmasınlar. Seyyanen zam mı veriyorlar, ne yapıyorlarsa yapsınlar ama bizi bu banklarda ölüme terk etmesinler." dedi.
"PAZARA AKŞAMÜSTÜ, ETİKETLER UCUZLAYINCA ÇIKABİLİYORUZ"
Dul ve Yetim Aylığı alan Nuriye Yıldız ise akşam pazarlarını beklediğini ve bu sayede tasarruf yaptıklarını belirterek, "Eşimden kalan aylıkla geçinmeye çalışıyorum. Benim ne bir dikili ağacım var ne de arkamda bir desteğim. Depremden sonra zaten kiralık ev bulmak dert oldu, olan evlerin fiyatı da uçtu gitti. Temmuz zammı bizim için ölüm kalım meselesi. İnanın markete girmeye korkar olduk. Eskiden kiloyla aldığımız sebzeyi, meyveyi şimdi taneyle alıyoruz. Çarşıya, bu banklara geliyorum ki evdeki buhranı azıcık unutayım, benim gibi yaşlılarla iki kelam edeyim. Pazar alışverişini bile öğlen sıcağında değil, akşamüstü pazarcılar tezgahı toplarken, fiyatları düşürdüğünde yapabiliyoruz. Biz bu ülkeye yük değiliz, biz bu ülkenin geçmişiyiz. Hakkımız olan insanca yaşamı istiyoruz. Temmuz'da yapılacak zam, bizim mutfağımıza et girmesini sağlamayacaksa, sadece ekmeğin parasını ucu ucuna kurtaracaksa hiç yapmasınlar daha iyi." ifadelerini kullandı.
"MÜJDE DEĞİL, ADALET BEKLİYORUZ"
Bir başka emekli Mehmet Alaca ise, "Ben yıllarca bu devletin memurluğunu yaptım, dirsek çürüttüm. Bizim dönemimizde memur emeklisi dendi mi saygı duyulurdu, bir ağırlığı vardı. Şimdi işçi, memur, esnaf emeklisi ayrımı kalmadı. Her Temmuz ayı öncesi ekranlara çıkıp 'Emekliye müjde' diye manşet atıyorlar. Biz müjde istemiyoruz, biz adalet istiyoruz. Enflasyonun gerçek oranını çarşıda, pazarda biz yaşıyoruz ama TÜİK’in açıkladığı rakamlara göre zam alıyoruz. Bu banklarda akşama kadar oturup siyaset konuşuyoruz, ekonomi konuşuyoruz ama elimizden hiçbir şey gelmiyor. Tek umudumuz bu Temmuz ayında hükümetin sesimizi duyması.” şeklinde konuştu.>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM
EDİTÖR




















