Malatya’nın dağlık yapısıyla bilinen Pütürge ilçesinde yaz mevsiminin sona ermesiyle kış hazırlıkları hız kazandı. Binlerce yıllık geleneği sürdüren kırsal mahalle sakinleri, yüksek kesimlerdeki meşe ağaçlarının dallarını özenle keserek yapraklarını hayvanlarına yem, kuru dallarını ise zorlu kış şartlarında ısınma ve ekmek pişirme amacıyla depoluyor.
Zorlu coğrafi koşullara ve ekonomik sıkıntılara karşı doğanın sunduğu imkânlara sığınan bölge halkı, asırlardır süregelen geleneksel yöntemlerle hem hayvancılığı ayakta tutuyor hem de evlerinin yakacak ihtiyacını karşılıyor. Dik yamaçlarda ve meşe ormanlarında gün boyu süren hummalı çalışma, Malatya kırsalındaki dayanışmanın ve doğayla uyumlu yaşamın en somut örneğini gözler önüne seriyor.
ORMAN GENÇLEŞİYOR, KÖYLÜNÜN BÜTÇESİ KORUNUYOR
Meşe ağaçlarının dallarının planlı bir şekilde budanması esasına dayanan bu geleneksel yöntem, ekolojik ve ekonomik açıdan çift yönlü bir fayda sağlıyor. Bir yandan meşe ağaçlarının budanarak gençleşmesine ve bir sonraki sezona daha güçlü girmesine katkı sunulurken, diğer yandan girdi maliyetleri altında ezilen besicilere alternatif bir yem ve yakacak kaynağı oluşturuluyor.
Yapılan hesaplamalara göre, yetişkin bir meşe ağacından ortalama 100 kilogram besleyici yaprak ile 50 kilogram kuru dal elde ediliyor. Pütürge genelinde binlerce hektarlık alana yayılan meşe ormanları, dondurucu kış aylarında binlerce hanenin adeta can simidi oluyor. Ağaçlardan özenle kesilen yapraklı dallar ilk olarak güneşte kurutuluyor, ardından kışın küçükbaş ve büyükbaş hayvanlara verilmek üzere depolanıyor. Kuru dallar ise odun sobalarında ısınmak ve geleneksel tandırlarda ekmek pişirmek üzere istifleniyor.
YEM VE SAMAN FİYATLARI EL YAKIYOR
Artan yem ve saman fiyatları karşısında meşe yapraklarının hayati bir rol oynadığını belirten ilçe sakinleri, doğadan elde ettikleri bu imkân olmaması halinde hayvancılığı sürdürmelerinin imkânsız olduğunu ifade ediyor. Depremde ahırları yıkılan ve geçici olarak konteynerlerde yaşamını sürdüren köylüler, yem maliyetlerinin bütçelerini zorladığını dile getiriyor.
Köylülerden Fatma Çelik, dedelerinden devraldıkları bu geleneğin bugün bir zorunluluğa dönüştüğünü vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
"Dedelerimizden öğrendik, her sonbaharda meşe dallarını keseriz. Yaprakları keçilerimize yem, dalları sobaya odun oluyor. Depremde ahırımız yıkıldı, konteynerde yaşıyoruz. Meşe ağaçları olmasa, hayvanlarımız aç kalır, evimiz soğuk olur. Yem fiyatları uçtu, 10 torba yem alsak 10 bin TL. Samanın tonu 5 bin, yonca 12 bin TL. Doğaya sığınıyoruz, ama devlet de yem desteği versin, kış zor geçecek."
TANDIRDA MISIR EMEĞİ, SOBADA MEŞE ÇIRPISI
Pütürge’nin yüksek rakımlı mahallelerinde kış mevsiminin oldukça uzun ve sert geçtiğini belirten bölge halkı, meşe odununun ısı kalitesinin yüksek olması sebebiyle evlerini ısıtmada ilk tercih olduğunu belirtiyor.
Meşe ağaçlarının kendileri için vazgeçilmez bir hazine olduğunu belirten Ahmet Doğan ise, "Meşe ağaçları bizim her şeyimiz. Kışın tandırda ekmek yaparız, dallarını yakarız. Meşe dalları evimizi ısıtıyor. Yağışın bol olduğu senelerde yaprak miktarı daha fazla oluyor" şeklinde konuştu.
Sert kış günlerinde çocukları için meşe çırpısıyla tandırı yakıp geleneksel lezzetleri pişirdiğini anlatan Zeynep Kaya ise "Köyde kış uzun, soğuk. Meşe yapraklarını kurutup hayvanlara yediriyoruz, dallarıyla evi ısıtıyoruz. Çocuklarım mısır ekmeğine bayılır, onlara ekmek yapıyoruz" ifadeleriyle günlük yaşamdaki mücadeleyi özetledi.
DEPREM GÖLGESİNDE ÜRETİM MÜCADELESİ
Pütürge’de binlerce hanenin temel geçim kaynağını oluşturan hayvancılık sektörü; depremin getirdiği fiziki yıkım, dönemsel kuraklık ve yükselen maliyetler nedeniyle zorlu bir sınavdan geçiyor. Kendi imkânlarıyla doğadan çözüm üreten ve meşe ormanlarını kışlık depoya dönüştüren Pütürge halkı, yaklaşan dondurucu soğuklar öncesinde yetkililerden yem ve tarımsal desteklemelerin artırılmasını talep ederken kırsal deprem konutlarının da artık tamamlanmasını istiyor.
>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM
EDİTÖR



















