Malatya Lider Gazetesi
HV
14 MAYIS Perşembe 18:39

AĞAÇLAR, SICAKLAR VE YAZ

TAHİR SAĞIR
TAHİR SAĞIR

Malatya tarihinin en sıcak günlerini yaşıyor. Geçen sene Temmuz’un son günlerinde gün içi sıcaklık en yüksek 35 dereceyi bulurken bu sene bu rakam 44’e dayandı. Hissedilen sıcaklık ise kim bilir kaç. Belki de son asrın en sıcak yazını yaşadığımız bu günlerde Malatya’nın açık bir şantiye olması sıcaklığın toz içinde daha korkunç bir hal almasına sebep oluyor.Litrelerce su içmek kafi gelmiyor.Sadece Malatya değil ülkemiz bütünüyle bu sene sıcaklığın rekor seviyelere ulaştığı günler yaşıyor. Buna bir de orman yangınları eklendi. Ülkemizin güzide ormanları cayır cayır yanıyor. Ağaçlar, hayvanlar bu korkunç afetten kaçamadı. Pek çok orman işçisi şehid oldu. Bir ferahlığa ihtiyacımız var. Yağmur duaları yapılıyor. Allah’ın yarattığı muhteşem doğaya verilen zararın bedeli korkunç oluyor. Bu zararın faturasını sadece insanlar değil tüm canlılar ödüyor. Yanan ormandaki hayvanların çığlık sesleri yüreğimizi hüzne gark etti. Köylülerin eldeki imkanlarla verdiği mücadele, yardım kuruluşlarının fedakarca çalışması takdire şayandı. Daha fazla ağaç dikilmeli, sadece çam ağacı ile göstermelik bir yeşillik değil bitki çeşitliliği arttırılmalıdır. Bizim inancımız ‘Elindeki fidanı kıyametin kopacağını bilsen de dikmeyi’ öğütlemektedir. Bizim inancımızda çevreyi korumak esastır. Doğaya zarar verenler en ağır şekilde cezalandırılmalı, verilecek cezalar ile bir daha yapmaya yeltenenlere de engel olunmalıdır. Sıcaklığın arttığı bu vakitlerde ağaçların önemini daha iyi kavrıyoruz. Malatya’nın merkezinde de ağaç sayısı arttırılmalıdır. Özellikle yeni yapılan çarşı merkezinde yeşil alana ihtiyacımız var. Şehrin sokaklarını adımlarken bir ağacın altından geçerken bile ferahlığı hissediyoruz. Beton yığınları arasında kalan insanların hayatı böylesi sıcaklarda adeta felç oluyor. Sıcaklık insanın tavırlarından, ruh haline, yaşam kalitesinden, sosyal hayatına dek her şeyi etkiliyor. Malatya’nın yazları da artık bambaşka. Eskiden yaz sıcaklarında kapısının önünde oturup kayısı ayıklıyordu insanlar. Havalar belki sıcaktı ama ikindi sonrasında hareketlilik vardı. Şimdi akşam 7’de bile sıcaklık neredeyse 40 derece. İklim değişikliği diyorlar ya hani! Acaba  iklim değişikliği mi bu  yaşananlar  yoksa küresel çetelerin yaptığı tahribatların doğaya verdiği zarar mı? 2020’de yaşanan küresel pandemiden sonra hayatlarımız neredeyse bütünüyle değişti. Gittikçe de menfiye doğru gitmekte. Elbetteki kıyamete doğru gelen hergün geçenden daha zor olacak. Bunu biliyoruz. Bize düşen bu ahir zamanda hakikatin tarafında yer alabilmek. Küresel çetelerin doğa ve insan üzerindeki tahribatına elimizden geldiğince mani olabilmek! Bizden sonraki nesilleri daha zor günler bekliyor olabilir bize düşen elimizden gelen ne ise onu yapmak. ‘Kıyamet kopacağını bilsen de elindeki fidanı dik’ diyen Nebevi öğüt bize kendi kıyametimiz yani ölümümüzü bilsekte sonrakileri düşünmeyi işaret ediyor. Kişinin ölümü kendi kıyametidir. Fidan dikmesi ise çevreyi,fıtratı korumasıdır. Yani bir günlük ömürden daha az süremiz kalsa da fidanı dikeceğiz, küresel çetelere karşı mücadele edeceğiz. İnsanın, doğanın fıtratını savunacağız. Yapaylaşan, tek tipleşen, betonlaşan dünyada sesimizi yükselteceğiz. Yanan her ağacın yerine daha fazla fidan dikip elimizde kalan yeşilliğin betonlaşmasına  mani olacağız Türkiyede yaşayan ailelerin  tamamı müstakil bir evde otursa sadece İstanbul kadar yer kaplıyormuş. Bu şu demek : İnsan sayısı artıyor, daha fazla betonlaşmaya ihtiyacımız var söylemi tamamen asılsızdır. Toprağımız çok,alanımız geniştir. Yeşili korumak, ağacı savunmak zorundayız.

Yazımın başında Malatya’nın sıcaklığında bir senedeki 7-8 derecelik artışa değinmiştim. Bu şiddetli sıcakları nasıl savuşturuyoruz. Bir serinlik bularak değil mi? Bizden sonrakileri belki daha sıcak günler bekliyor. Öyleyse daha fazla ağaç ile yemyeşil günlere diyelim. Ve tüm ağaçlandırma çalışmalarına destek olalım.

Elimizden geldiği kadar…

YORUMLAR