Malatya Lider Gazetesi
HV
31 TEMMUZ Cuma 14:29

DAYANIŞMA OLMADAN ÜMİT YAŞAR MI?

MUAMMER TETİK
MUAMMER TETİK

Son yıllarda ne zaman birinin hayatının kötüleştiğini görsem hep aynı cümleyi duyuyorum: “Üzülme, bunda da bir hayır vardır.” İşini kaybedene, geçinemeyene, haksızlığa uğrayana, geleceğinden ümidini kesen gence sabır tavsiye ediyoruz. Tavsiyemiz hazır, vicdanımız rahat. Sonra dönüp kendi hayatımıza devam ediyoruz.

İtirazım “Lâ tahzen” sözüne değil, onu kullanma biçimimizedir. Çünkü bu söz, acı çeken insanı susturmak için söylendiğinde ne anlamı olur? Kırık kalbin yanında bulunmak başka, kırılan kalbe uzaktan metanet öğütlemek başkadır. Birincisi merhamettir; ikincisi çoğu zaman toplumsal mesuliyetten kaçmanın zarif bir yoludur.

Bugün Türkiye’de milyonlarca insanın derdi sadece şahsi tercihlerinden doğmuyor. Hayat pahalılığı, işsizlik, barınma sıkıntısı ve gelecek kaygısı, ferdî görünen kederlerin arkasındaki içtimai zemini oluşturuyor. Genç bir insan kendisini yetersiz hissediyorsa belki mesele yalnız onun özgüveninde değildir; yıllarca çalışmasına rağmen önünde bir istikbal görememesindedir.

Fakat çağımızın popüler maneviyatı, toplumsal meseleleri paketlere koymayı seviyor. Birkaç teselli cümlesi, biraz “pozitif düşünce”, bir miktar tevekkül… Böylece adaletsizliği konuşmak yerine insanlara ona nasıl tahammül edeceklerini öğretiyoruz. Dini de toplumu dönüştüren, güzelleştiren, hayatı kolaylaştıran olmaktan çıkartıp ruhu sakinleştiren bir ilaca dönüştürüyoruz. Oysa din yalnız insanın içini teskin etmez; ona dışarıdaki haksızlığı görme mükellefiyeti de yükler.

Geçmişte mahalle, tekke, vakıf ve ahi teşkilatı yalnız dinî yahut iktisadi yapılar değildi. Bunlar aynı zamanda birer dayanışma, yardımlaşma ağıydı. Elbette eski cemiyet kusursuz değildi; yoksulluk da vardı, tahakküm de. Fakat insanın derdi bütünüyle kendi hanesine yazılmazdı. Bugün mahalle küçüldü, sosyal medya büyüdü. Binlerce takipçimiz var fakat kapısını çalabileceğimiz kaç insan var. Birinin kuyuda olduğunu görüyor, gönderisine beğeni atıyoruz, ardından ekranı kaydırıyoruz.

Modern insanın kuyusu bazen banka borcu, bazen iş başvurusuna gelmeyen cevap, bazen de kimseye anlatamadığı yalnızlıktır.

Bir de sabır var tabi, sabır da en fazla tahrif ettiğimiz kavramlardan biridir. Sabır, zulme rıza göstermek değildir. İnsanın yeise kapılmadan mücadeleyi sürdürmesidir. Açlığa sabretmenin adı oruç olabilir; fakat başkasının açlığını seyretmenin adı sabır değil, kayıtsızlıktır. Acıya dayanmak metanettir; acıyı meydana getiren adaletsizliğe susmak ise fazilet değildir.

İnsan, toplum ve din arasındaki bu münasebeti yeniden düşünmek zorundayız. İnsan yalnız bırakıldığında din teselliye, toplum kalabalığa dönüşüyor. Dini kendi çıkarlarımız için kullandığımızda din şekilden ibaret kalıyor; toplum yarayı paylaşmadığında fert kendi kuyusunda unutuluyor. Hâlbuki kırık kalplerde bulunmak, yalnız Allah’a atfedilen bir rahmet değil, insana verilmiş ahlaki bir vazifedir.

Bu nedenle birine “Lâ tahzen” demeden önce durup düşünelim: Onun derdini hafifletmek için ne yaptık? Kapının açılmasını bekleyen insana sabır tavsiye etmek elbette güzeldir. Ancak asıl mesele, o kapının neden kapalı olduğunu sormak ve gerekiyorsa beraberce vurmaktır. Çünkü bazen umut, güzel bir söz değil; insanın yanında gerçekten birinin bulunduğunu bilmesidir.

Kalın sağlıcakla.

 

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI TOPLUMSAL HAFIZA YENİLİĞE NEDEN SÜREKLİ DİRENİYOR? KAHKAHA UĞRUNA HARCANAN ORTAK DEĞERLER MESELESİ DUMAN, MEKÂNIN RUHUNU DA KİRLETİR MÜHENDİSLİK ÇAĞINDA KAYBOLAN CEMİYET TOPLUMSAL MESAFELERİ GÖRÜNÜR KILAN KELİMELER Dur Bir Dakika İnsan! Siyasetin Mukaddesatı Kendine Benzetme Çabası Modern Şehirlerin Gölgesinde Unutulan İnsanlık Borcu Çayı Soğutmakta Usta Bir Nesil Malatya’nın Sessiz Çığlığı: İnsaf İNSAN SADECE YAŞADIĞI KADAR MI VARDIR, YOKSA HİSSETTİĞİ KADAR MI? Alıştık…Demek ki Her Şey Yolunda (!) Bir kopuş yaşıyoruz. Ama adını bir türlü koyamıyoruz Bir Kaldırımın Anlattığı Şehrin Hikâyesi Değişim Kazandı; Anlam Sessizce Kayboldu Sözün Gücü Vebaldir, Delilsiz Yazma! Hürmüz Boğazı: Ekonomi ve Psikolojinin Kavşağı Manşetler Yargı Dağıtamaz Trumpizm ve Dünya Düzeni Krizi Kâbe’de hacılar hu der Allah: Bir Viral İlahinin Sosyolojisi Ramazan’da İrade, Modern İnsan ve Toplum Çay, TikTok ve Türkiye’nin Halleri Bir Cümle, İki Duygu Değişen Takvimler, Değişmeyen Şikâyetler SOKAK ÇAĞRISI VE EMEKLİNİN SINAVI Doğurganlık Neden Düştü? İnsanlığın En Büyük Yoksulluğu: Benzerlik  Halk Mutfağında Sıkıştı, Raporlarda Her şey Yolunda! Koltuk Büyüdükçe... Asgari Ücret Tartışmaları: Sonuçları Önceden Bilinen Bir Süreç 30 Bin Liralık Seyyanen “Hayal” ŞEHRİN GÖLGELERİ: İBN HALDUN BUGÜN ARAMIZDA OLSA… Türk Toplumu ve Ruh Sağlığı: Sessiz Çığlık  Yüzyılın Konut Projesine Neden Bu Kadar Başvuru Var? Emekli olmak ya da olmamak! Türkiye’de Asgari Ücret Komisyonu ve Sendikaların Rolü  Tüketim Kültürünün, Sürekli Olarak Bir şeyler Biriktirmesi Enflasyonu tek haneye indireceğiz söylemi ve toplumsal refleks Free Free Palestine KALABALIKTA BİREYLERİN KONTROLÜNÜ KAYBETMESİ VE SÜRÜ PSİKOLOJİSİ KAPİTALİZM, BOŞ ZAMANI BİLE TÜKETİM ODAKLI HALE GETİRİR YOKSULLUK VE YOKSUNLUK: KENTİN DEZAVANTAJLI VE AZINLIK GRUPLARI Popüler Kültürün Toplum ve Birey Yaşamına Etkileri Sanayileşme ve Toplumsal değişim SUÇ VE TOPLUM KAPİTALİZMİN MABETLERİ: AVM’LER Şehir ve İnsan Bir Paradigma Değişikliği ''Terörsüz Türkiye'' İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE TOPLUMSAL HASSASİYET SAVAŞ VE BARIŞ SAVAŞ SOSYOLOJİSİ VE TOPLUMSAL ETKİLERİ TÜRKİYE’DE MODERNLEŞME SERÜVENİ: GECEKONDULAŞMADAN TOKİLEŞMEYE 2 TÜRKİYE’DE MODERNLEŞME SERÜVENİ MODERNLEŞME VE AİLE