Malatya'nın Kışla Caddesi'nde "Malatya'nın ayıbı" olarak her gün gözümüze çarpan bir heykel var. Heykel iki kişiye ait; biri Gazi Mustafa Kemal Atatürk, diğerinin kim olduğunu ben de bilmiyorum. Halit Ziya Uşaklıgil'in oğlu Vedat Uşaklıgil'e ait olduğunu söyleyenler var.
Bu bilinmeyen kişiyle ilgili kamuoyunda çok farklı, son derece tuhaf iddialar ve hikâyeler dolaşıyor.
Ve bu heykelin çıplaklığı zaman zaman gündeme geliyor. Konumuz Atatürk değil; Atatürk'ün yanında, af buyurun ama çırılçıplak vaziyette duran bir figür var. İşte Malatya'nın ayıbı olarak söylemek istediğimiz, Atatürk'ün yanına da hiç yakıştırmadığımız kişinin heykelidir.
O heykelin nasıl ve ne gibi bir anlam taşıdığını bilmiyorum. Galiba İsmet İnönü döneminin bir eseri. Halkın parası ile yapılmış bir eser ama vermek istediği mesajı anlayan tek bir insan dahi yok.
Dolayısıyla bu heykeli biz Malatya halkı olarak istemiyoruz.
Ara ara gündeme gelen bu heykeli ve bu ayıbı son günlerde tekrar dile getiren İrfan Yılmaz'ı tebrik ediyorum. Atatürk'e hakaret etmemiş, Atatürk'ün yanındaki çıplak heykeli gündeme getirmiş ve haklı olarak, "Bu çıplak figürün Gazi Paşa'nın yanında ne işi var?" diye sormuş.
Malatya'nın yarısının sorduğu soru tam olarak budur.
Bu soruya mantıklı bir cevap veremeyen Atatürkçü Düşünce Derneği gibi yapılar, İrfan Yılmaz hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunmuşlar. İrfan Yılmaz gitti, ifadesini verdi. Ortada hakaret veya küfür kesinlikle yoktu. Dolayısıyla o şikâyetlerden, o suç duyurularından bir sonuç çıkacağını sanmıyorum. Bu suç duyurularının diğer sahipleri ise Cumhuriyet Halk Partisi'nin eski il başkanı Enver Kiraz ve İYİ Parti'nin Malatya il başkanı.
Keşke İrfan Yılmaz'ın ne dediğini, ne demek istediğini anlayıp ona göre bir yaklaşım sergileselerdi.
Bu heykel Malatya'nın ayıbıdır.
Malatya'ya gelen misafirler, oradan geçen yüzlerce vatandaşımız bu heykele bir anlam veremiyor. İddiaya göre heykel ilk yapıldığında edep sınırlarını aşan bir durumdaymış. Yine iddiaya göre bir tepki neticesinde heykelin malum kısmı zarar görmüş ve bunun üzerine o kısmı bir yaprak figürüyle örtmüşler. Gerisi ise çırılçıplak duran bir adam heykeli...
Antik çağdan kalan tarihi heykellere kimsenin bir sözü yok; ancak modern çağda, 20. yüzyılda yapılmış böyle bir heykelin şehre ve topluma kattığı hiçbir anlam yoktur. Varsa buyurun, izah edin.
Bunu izah edemeyenler olayı farklı yönlere çekip İrfan Yılmaz hakkında suç duyurusunda bulunuyorlar. Kimsenin Atatürk'ün heykeline bir şey dediği yok; Atatürk'ün her okulun önünde bir büstü, heykeli var, bugüne kadar bunlarla ilgili olumsuz tek bir cümle kurmuşluğum da yoktur.
Lakin ne anlam içerdiği belli olmayan çıplak bir heykeli, ben bu ülkenin banisinin yanına asla yakıştırmıyorum. İnanıyorum ki Atatürk yaşasaydı böyle bir duruma kendisi de müsaade etmezdi.
Bu heykeli Malatya'mızda istemiyoruz. Bu heykeli Gazi Paşa'nın yanında istemiyoruz.
Saçma sapan gerekçelere sığınarak, konuyu saptırarak İrfan Yılmaz hakkında suç duyurusunda bulunan zihniyeti de kabul etmiyoruz. Bu basiretle, bu ferasetle mi memleketin yönetimine talip bu insanlar?
İrfan Yılmaz'ı fikirsel düzeyde eleştirebilirsiniz; haklı her eleştiri başımızın tacıdır. Ancak mesnetsiz iddialarla hedefe konulmasına tahammülümüz yoktur.
Selam ve dua ile Allah'a emanetsiniz.























