MALATYA’DA İŞÇİNİN ALIN TERİ NEDEN HÂLÂ RİSK ALTINDA?

MERVE HİLAL ŞİRECİ

06-08-2026 17:42

Malatya, 6 Şubat depremlerinin ardından adeta dev bir şantiyeye dönüştü.

Bir yanda yükselen binalar, diğer yanda şehri yeniden ayağa kaldırmak için gece gündüz çalışan emekçiler…

Ancak son dönemde yaşanan iş kazaları, hepimize aynı soruyu yeniden sorduruyor:

Bu yeniden inşa sürecinde işçinin can güvenliği gerçekten yeterince korunuyor mu?

İnşaat sektörü, doğası gereği riskler barındırır. Ancak risk ile ihmal aynı şey değildir.

Alınabilecek tedbirlerin alınmaması, yapılabilecek denetimlerin eksik bırakılması ya da güvenlik kültürünün ikinci plana atılması, kazaları “kaçınılmaz” olmaktan çıkarır.

Malatya’da yaşanan her iş kazası yalnızca bir istatistik değildir.

 Her olayın arkasında bir aile, bir umut ve eve sağ salim dönmeyi bekleyen insanlar vardır.

Emekçinin en büyük beklentisi sadece çalışmak değil; mesaisini tamamladıktan sonra sevdiklerine güven içinde kavuşabilmektir.

Şehrimizi yeniden inşa eden işçiler, aslında Malatya’nın geleceğini de inşa ediyor.

Bu nedenle iş sağlığı ve güvenliği, yalnızca yasal bir zorunluluk değil, aynı zamanda vicdani ve toplumsal bir sorumluluktur.

Koruyucu ekipmanların eksiksiz kullanılması, düzenli denetimlerin yapılması, eğitimlerin aksatılmaması ve güvenli çalışma kültürünün yerleşmesi, ertelenemeyecek kadar önemlidir.

Yaşanan her üzücü olaydan sonra birkaç gün konuşup ardından unutmak yerine, kalıcı çözümler üretmek zorundayız.

Çünkü hiçbir bina, hiçbir proje ve hiçbir teslim tarihi bir insan hayatından daha değerli değildir.

Malatya yeniden ayağa kalkacak. Buna hiç şüphe yok.

Ancak bu süreçte en büyük dileğimiz, şehrimizi ayağa kaldıran emekçilerin de her akşam evlerine sağlıkla dönebilmeleridir.

Gerçek başarı, yalnızca yükselen binalarla değil; korunan insan hayatıyla ölçülür.

DİĞER YAZILARI MALATYA’NIN GÖLGESİNDE KALAN KÖYLER 01-01-1970 03:00 KOVA DOLUNAYI KAPIDA… 01-01-1970 03:00 BİR ZAMANLAR YAZ GECELERİ DAMLARDA BAŞLARDI 01-01-1970 03:00 ESKİ MALATYA ÇARŞISINDA BİR GÜN 01-01-1970 03:00 BİR ZAMANLAR MALATYA’DA KAPILAR KİLİTLENMEZDİ 01-01-1970 03:00 MALATYA’NIN UNUTULAN LEZZETLERİ 01-01-1970 03:00 KAPISI AÇIK EVLERİN ŞEHRİ 01-01-1970 03:00 ESKİDEN KOMŞULUK VARDI...ŞİMDİ BİLDİRİMLER VAR 01-01-1970 03:00 MALATYA NEDEN BU KADAR PAHALI? 01-01-1970 03:00 TOPRAĞIN ALTINDAKİ SESSİZ TEHLİKE 01-01-1970 03:00 BİR GÜNDE TAHTA ÇIKARIP BİR GÜNDE İNDİRİYORUZ 01-01-1970 03:00 YENİ BİR YAŞAMIN GELİŞEN RİTMİ 01-01-1970 03:00 OKULLARDA EKSİK OLAN ŞEY GÜVENLİK Mİ GERÇEKTEN 01-01-1970 03:00 GÖRMEYE ALIŞIYOR MUYUZ? 01-01-1970 03:00 SINIRSIZLIK MI, SAHİPSİZLİK Mİ? 01-01-1970 03:00 MALATYA İNSANININ KARAKTERİ NEDEN BU KADAR GÜÇLÜ 01-01-1970 03:00 TAHAMMÜL ÇAĞI KAPANDI MI? 01-01-1970 03:00 DEPREM BİTİYOR AMA KORKU BİTMİYOR 01-01-1970 03:00 DEPREM BİTİYOR AMA KORKU BİTMİYOR 01-01-1970 03:00 MALATYA NEDEN BU KADAR SİNİRLİ? 01-01-1970 03:00 KALBİMİZİN AYARI RAMAZAN 01-01-1970 03:00 GİDENLERİ GERİ ÇAĞIRMAK 01-01-1970 03:00 SUSARAK YORULDUK 01-01-1970 03:00