Malatya Lider Gazetesi
HV
26 TEMMUZ Pazar 20:19

BİR ZAMANLAR YAZ GECELERİ DAMLARDA BAŞLARDI

MERVE HİLAL ŞİRECİ
MERVE HİLAL ŞİRECİ

Yaz mevsimi geldiğinde Malatya’da evlerin düzeni değişirdi. Gündüz sıcağından bunalan insanlar, akşam serinliği çökmeye başlayınca gözünü gökyüzüne çevirirdi. Çünkü o yıllarda yaz gecelerinin en güzel adresi evlerin damlarıydı.

Bugün birçok çocuğa anlatsanız belki şaşırır. Ama bir zamanlar sıcak yaz gecelerinde yatağını dama sermek, hayatın en doğal parçasıydı. Güneş battıktan sonra damlar süpürülür, serinlesin diye su serpilir, yataklar, yorganlar, ince çarşaflar tek tek yukarı taşınırdı. Kimsenin bundan yorulduğunu hatırlamıyorum. Çünkü herkes biliyordu ki o gece damda uyumanın huzuru, bütün yorgunluğa değecekti.

Çocuklar için damlar adeta küçük bir oyun alanıydı. Büyükler hazırlık yaparken onlar koşar, güler, yıldızları saymaya çalışırdı. Bir süre sonra herkes yerini alır, sohbetler başlardı. Gün içinde yaşananlar anlatılır, eski hikâyeler konuşulur, bazen kahkahalar yükselir, bazen de derin bir sessizlik çökerdi. O sessizlik bile huzur verirdi.

En güzel anlardan biri de gökyüzünü seyretmekti. Şehrin ışıkları bugünkü kadar yoğun olmadığı için yıldızlar daha parlak görünürdü. Samanyolu’nu seçmeye çalışan çocuklar, kayan yıldız görünce hemen dilek tutardı. Belki de hayal kurmayı en çok o gecelerde öğrendik.

Sabaha karşı esen hafif rüzgârın serinliği hâlâ birçok insanın hafızasında yerini koruyor. Güneş doğmadan önce uyananlar, sessizce gökyüzünün renk değiştirişini izlerdi. Kuş sesleriyle başlayan sabahlar, yazın en güzel hediyesiydi.

Damlar sadece uyumak için kullanılmazdı. Komşular birbirine seslenir, karşı damlardan sohbet eder, bazen bir tabak meyve, bazen bir bardak çay komşuya uzatılırdı. Aynı mahallede yaşayan insanlar birbirlerinin hayatına uzaktan değil, gerçekten dokunurdu. O samimiyet, damların serinliğinde daha da büyürdü.

Bugün yüksek apartmanlarda yaşıyoruz. Klimalar sayesinde evler serinliyor, pencereler çoğu zaman kapalı kalıyor. Elbette hayat değişiyor, şehirler büyüyor, alışkanlıklarımız da dönüşüyor. Ama bütün bu değişimin içinde, damda geçirilen yaz gecelerinin yerini doldurabilen başka bir güzellik var mı, doğrusu emin değilim.

Çünkü o geceler bize sadece serinlik sunmuyordu. Sabretmeyi, paylaşmayı, aile olmayı ve aynı gökyüzünün altında birlikte huzur bulmayı öğretiyordu. Teknolojinin olmadığı saatlerde en büyük eğlence, yıldızları seyretmek ve sevdiklerimizle konuşmaktı.

Bugün geçmişe dönüp baktığımızda, özlediğimiz şey belki de sadece damda uyumak değil. Özlediğimiz; acele etmeyen hayatlar, birbirine vakit ayıran insanlar ve gökyüzünü fark edecek kadar yavaş yaşanan günlerdir.

Belki bu yaz bir akşam balkonumuza çıkıp gökyüzüne biraz daha uzun bakarız. Belki çocuklarımıza, “Biz bir zamanlar damlarda uyurduk.” diye anlatırız. Çünkü bazı hatıralar sadece geçmişte kalmaz; anlatıldıkça yaşamaya devam eder.

Ve kim bilir… Belki de Malatya’nın en güzel yaz geceleri, hâlâ birilerinin hafızasında yıldızların altında usulca uyumayı bekliyordur.

YORUMLAR