Malatya Lider Gazetesi
HV
16 HAZİRAN Salı 06:49

D VE B12 VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ

Doç.Dr.ONURAL ÖZHAN
Doç.Dr.ONURAL ÖZHAN

Son yıllarda polikliniklere en sık başvuru nedenleri unutkanlık, halsizlik, el ve ayaklarda uyuşma, denge bozukluğu ve kas güçsüzlüğüdür.

Çoğu zaman bu şikayetler yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak görülse de, altta yatan neden D vitamini veya B12 vitamini eksikliği gibi oldukça basit olabilir.

B12 vitamini, sinir hücrelerinin sağlıklı çalışması için oldukça önemlidir.

Eksikliğinde el ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma, denge kaybı, unutkanlık, dikkat dağınıklığı, depresif ruh hali, hatta ciddi eksikliğinde yürüme güçlüğü ortaya çıkabilir.

Bu belirtiler bazen nörolojik hastalıklarla karıştırılabilmektedir.

D vitamini ise yalnızca kemik sağlığı için değil, kas ve sinir sistemi için de önemlidir.

 Eksikliğinde yaygın vücut ağrıları, kas güçsüzlüğü, yorgunluk, halsizlik, denge problemleri ve ruh halinde değişiklikler görülebilir.

Özellikle ileri yaşta düşme riskinin artmasında D vitamini eksikliği önemli bir rol oynayabilir.

Bu iki vitamin arasındaki önemli farklardan biri, vücutta depolanma şeklidir.

 B12 vitamini başta karaciğer olmak üzere vücutta yıllarca depolanabilir.

 Bu nedenle B12 eksikliği geliştiğinde depoların yeniden doldurulması zaman alır ve tedavinin daha uzun süre sürdürülmesi gerekebilir.

D vitamini de yağ dokusunda depolanabilen bir vitamindir, ancak depolarının yenilenmesi ve korunması genellikle daha kolaydır.

Bu nedenle birçok hastada D vitamini düzeyleri normale ulaştıktan sonra idame dozlarıyla devam etmek mümkün olurken, B12 eksikliğinde uzun süreli takip ve gerektiğinde daha uzun tedavi süreçleri gerekebilmektedir.

Her halsizlik veya unutkanlık şikayeti vitamin eksikliğine bağlı değildir.

Bu nedenle doktora başvurmadan  vitamin kullanmak yerine, gerekli kan tetkikleri yapıldıktan sonra eksiklik bulunan hastalara uygun dozlarda tedavi başlanması en doğru yaklaşımdır.

 Gereksiz veya bilinçsiz şekilde kullanılan vitaminlerin sağlık açısından beklenen yararı sağlamayabileceği, hatta bazı durumlarda istenmeyen etkilere yol açabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

Doğru tanı, doğru doz ve düzenli takip, sağlıklı bir sinir sistemi için en önemli üç basamaktır.

 

YORUMLAR