Malatya Lider Gazetesi
HV
14 MAYIS Perşembe 18:41

HIRSLI İNSANLAR HİÇBİR ZAMAN MUTLU OLMAZLAR

BİLAL GÜRER
BİLAL GÜRER

“ Ruhun hastalığı hırstan gelir.” Hazret-i Ali

Hazret-i Mevlana, hırsı ateşe benzetir. Kömür yanarken ateşi göze güzel görünür. Ama sönünce gerçek rengi ortaya çıkar.

İnsanların hayatına yön ve şekil veren hırslarıdır. Hırs insanları hak, hukuk, adalet, edep ve mantık tanımadan, açgözlü insanlarda bulunan duygularla ve psikolojik zaaflardan kaynaklanan “bencil yapar”. Hırslı insanlar, kaybetmeyi sevmezler ve sürekli kazanmaya kul olurlar.

Hırslı insanlar, bir şeyi elde etmek için diğer duygulardan uzaklaşırlar ve olanca güçleriyle, haram, helal demeden haksızlık yaparlar. Sözüne güvenilmeyen, dönek ve yardakçı olan, paraya ok gibi saplanan bu tipler, mazlumları haksız yere ahlaksızca tekmelerler.

Gözünü hırs bürüyen, gerçekleri göremeyen insanlar, önce kendilerinin gelişimine sonra insani ilişkilerine, daha sonra da çevresindekilere zarar verirler. Hem hak yerler hem de hakkı kişiye geri vermezler, bunun için de hiçbir zaman mutlu ve tatmin olmazlar.

Hırslı insanlar, “akıllarını devre dışı bıraktıkları için, sağlıklı düşünemezler. Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya bağlanırlar, bunun için de devamlı ileriyi hesap ederek mal biriktirme derdine düşerler. En tepede oturmak için gözlerini ve yüzlerini karartarak hırsızlığa ve kötülüklere sürüklenirler.

Hırslı insanlar, paylaşmayı bilmezler, aza kanaat etmezler, kazandıklarına razı olmazlar, Çıkarlarına zarar vermeye kalkıldığında da dünyayı çekilmez hale getirirler, toplumsal hayata rahatsızlık verirler, insanları korkuya düşürürler ve korku içinde yaşamalarına sebep olurlar.

Hırslı insanlar hem insancıl olmazlar hem de içlerinde sevgi ve şefkat barındırmazlar. Başkalarının ne düşündüğünü dikkate almazlar ve “her ne pahasına olursa olsun” hedeflerinin peşinden koşarlar. Gerekirse yakarlar, yıkarlar, insanların üstüne basıp ezer ve geçerler.

Hırslı insanlar, gereksiz harcama, gereksiz tüketim ve savurganlık yaparlar, yapılması gerekli ve ihtiyacı olanı, değil, fazla olanı elde etmeye çalışırlar. İsteklerinin gerçekleşmesi için her türlü yasayı, töreyi ve ahlak kurallarını aykırı yollara başvurular.

Hırslı insanlar, istemekten utanmazlar, kendilerine bir kötülük, ekonomik sıkıntı dokunduğunda ümitsizliğe düşerler. Birlik bilinci, bütünün hayrına hizmet etme gibi yüksek değerler görmezden gelirler, bireysel egolarını tatmin etmenin peşinde koşarlar.

Hırslı insanlar, yardımlaşma duygularını yok etmiş, elindekilerini vermeyi bırakın, başkalarının elindekilere de göz diken kişilerdir. Çıkarlarına aşırı derecede düşkündürler hem şahsi, hem sosyal problemlerinin yıkıcı baskısı altında kaldıkları için insan ilişkilerinde sürekli problem yaşarlar.

Hırslı insanlar çok kazanmak için olur olmaz şeylere yatırım yaparlar ve bu uğurda gereğinden daha fazla harcarlar. Zevkleri için akla ve ahlaka uygun olmayan yerlere para harcama gereği duyarlar. Hedeflerine ulaşsalar da aynı anda bir yenisini, daha yüksek ve zor olan bir hedef belirirler.

Hırslı insanlar, egoları oldukça yüksek ve doyumsuz olduğu ve hırslarını kullanmayı bilmedikleri için, yanlış kararlar alırlar. Dünya ile alakalı, geçici olan mal, mülk, makam, mevki, şan ve şöhrete sahip olmak için iyiyi değil kötüyü seçerek dünyalarını cehenneme çevirirler.

Hırslı, insanlar cimri olurlar ve bu yüzden de kimseye yardım etmezler. Nefsinin aşırı isteklerini ve sadece dünyevi emellerini gerçekleştirme doğrultusunda kullandıkları için, maddi ve manevi birçok zararlara sebep olurlar.

Hırslı insanlar yanlış kararlar alırlar, üstün olma duygusuyla ruhlarını çürütürler, bir hırs uğruna sevdikleri insanlara bile üstün gelmek için gönüllerini kırarlar, hayatını onlara zindan etmekten geri durmazlar. Umursamazlar, yakarlar, yıkarlar.

Pas çürütür, insana da hırsları uğruna yalan söylerler, hile yaparlar, kendilerinden ve çevrelerinden çalmaya başlarlar, hırsları ve nefsleri uğruna beş duyu organları kaybederler ve hayatlarının “hırs”ızı olarak yaşarlar.

 

 

YORUMLAR