İNSAN İHMAL EDİLEREK MEDENİYET İNŞA EDİLMEZ

EMRAH FIRAT EĞİTİM UZMANI

28-09-2026 14:42

​Tüketici olmaktan üretici olmaya, bağımlı konumdan bağlayıcı konuma ve caydırılmaktan caydırıcılığa ulaşmış bir ülke konumundayız.

Maddi ve teknolojik alanda elde ettiğimiz bu ivme, şüphesiz hepimiz adına gurur vericidir.

​Ancak tam da bu noktada, inşa edilen tüm bu yapıyı ayakta tutacak olan temel kaideyi unutmamak gerekir.

​Nedir o temel kaide?

​İnsanın kendisi…

​İnsanı ve onun manevi, ahlaki inşasını ihmal etmek; yapılan tüm barajları, üretilen tüm teknolojileri, kurulan tüm devasa sistemleri nihayetinde anlamsız kılacaktır.

Eğitim sisteminden bürokratik yapılanmaya, siyasetten teknokrasiye kadar her alanda artık kaçınılmaz bir hakikat olarak karşımızda duran gerçek budur:

Sistemi kusursuz kursanız dahi, o sistemi işletecek insanı sağlam tutmazsanız sistem çöker.

​Şair-i azam İsmet Özel’in dediği gibi:

​"Dilce susup / bedence konuşulan bir çağda / biliyorum kolay anlaşılmayacak sözlerim"

​Evet; söz medeniyetinden göz medeniyetine, yani mananın yerini imajın, derinliğin yerini yüzeyselliğin aldığı bir görsel çağda bunu anlatmak da yaşamak da elbette kolay değil.

Ancak daha da zor olanı, bu gerçeklikle yüzleşmediğimiz takdirde yeis ve ümitsizlik mikrobunun toplum bünyesini sararak kalıcı hâle gelmesidir.

​Oysa bizlere rehber olan kadim gelenek, önceliğin ne olması gerektiğini net bir şekilde gösterir. Kur'an-ı Kerim’de Yusuf Aleyhisselam göreve talip olurken mülk sahibine kurduğu ilk cümle şu olmuştu:

"Ben hafîzım ve alîmim" (Güvenilir ve bilgi sahibiyim).

​Dikkat ediniz; "Çok bilgiliyim, o yüzden bana güvenin" demedi.

Önce eminlik, sonra bilgi...

Çünkü ahlak ve sadakatle harmanlanmamış bir bilgi, adalete değil ancak nitelikli bir zulme hizmet eder.

Önce insanı "emin" kılacağız ki, o insanın elindeki bilgi topluma Adalet ve bereket dağıtsın.

​Özetle; önce insanı inşa edeceğiz ki, insandan neşet eden sistemler hayırlı, sürdürülebilir ve verimli olabilsin.

​İnanıyorum ki, tarihin ve zamanın bize daha ağır, acı faturayı kesmesini beklemeden bu şuurlu uyanışı başlatmak zorundayız.

Zira taş üstüne taş koymak kolaydır; asıl mesele, o taşların gölgesinde adaletle duracak insanı yetiştirebilmektir.

Selam ve dua ile Allah'a emanet olun...

DİĞER YAZILARI İÇERİYE ANARŞİYİ KOYUP, DIŞARIYA POLİSİ DİKMEK! 01-01-1970 03:00 İKİ DEVLET, TEK MİLLET SINAVI, AYNI KÂBUS AYNI UYANIŞ! 01-01-1970 03:00 BUZDAĞINI GEMİ SANMAK! 01-01-1970 03:00 ŞARKI MI YAZALIM, TARİH Mİ? 01-01-1970 03:00 HANGİ SUYUN SAKASIYIZ? 01-01-1970 03:00 TARİH PİKSELLERİ DEĞİL,ŞAHSİYETLERİ YAZAR 01-01-1970 03:00