Bildiğiniz gibi akademik yükseltmeler için çok sayıda bilimsel çalışma yapılmaktadır.
Bilimsel çalışmaların çoğu bu amaçla yani akademik yükseltme kriterlerini karşılamak için yürütülmektedir.
Daha az oranda da bilimsel tatmin için yapılmaktadır.
Bilimsel çalışmalar TÜBİTAK, BAP gibi kurumlara sunulan projelerle maddi olarak desteklenmektedir.
Bu projelere hatırı sayılır miktarda ödemeler yapılmaktadır.
Son günlerde Stanford Üniversitesi dünyada yayın etkinliği açısından yüzde ikiye giren bilim adamlarını ve ülkeleri yayımladı.
Ülkeler arasında ABD, Çin vb. ilk sıralarda yer aldılar.
Acaba Stanford Üniversitesinin bu araştırmasına imrenmemiz mi gerekiyor?
Başka bir deyişle bu hedefe ulaşmak için gayret mi göstermeliyiz?
Yoksa ülkemizde yapılacak bilimsel çalışmalar ülkemizin sorunlarına çözümler getirecek şekilde mi organize edilmelidir?
Elbette ki bu bilimsel çalışmaların en az yüzde yetmişi ülkemizdeki bir soruna merhem olmalıdır.
Hatta BAP ve TÜBİTAK projelerinde bu konunun yani yapılacak olan bilimsel çalışmanın ülkenin hangi genel veya yerel sorununa çözüm getireceği açıkça anlatılmalıdır.
Genel anlamda bilimsel çalışmaların yüzde yetmişinden kalan yüzde otuzu ise genel bilimsel çözümler alanında olmalıdır.
Örneğin Malatya’da ilkbahar döneminde soğuktan kayısı çiçekleri yanmakta ve ciddi bir üretim kaybına neden olmaktadır.
Bu sorunun çözümü için ne gibi bilimsel çalışmalar yapılmaktadır?
Üreticiye somut olarak ne gibi önlemler önermeliyiz?
Başka bir örnek de; ülkemizde yapılan araştırmaya göre diyabet hastalığı en fazla Denizli ve Malatya’da görülmektedir.
Neden Malatya’da diyabet hastalığı sık olarak görülmektedir?
Bu sorunun cevabı nedir?
Bu sorunun cevabını bilmek bize yeni çözümler üretebilir.
Kısacası bilimsel çalışmaların yüzde yetmişi ülke sorunlarına yönelik yüzde otuzu ise genel bilimsel sorunlara yönelik olmalıdır.