CEBİN DEĞİL, RUHUN DARLIĞI

SEVİM MORDOĞAN GÖĞER

31-12-2025 18:13

Hayat, kimi zaman bir piyango, kimi zaman adil bir alışveriştir. Ancak bu alışverişte her koşulda kazanmaya çalışan, vermekten imtina eden ve sürekli bir eksiklik bilinciyle hareket eden tek bir insan tipi vardır ki; onlardan uzak durmak, insanın kendine yapacağı en büyük iyiliklerden biridir: Cimriler.

Cömertlik evrensel bir yasadır. Burada kastedilen yalnızca maddi cömertlik değildir. Zamanın cömertliği, ilginin cömertliği, bilginin ve şefkatin cömertliği de en az para kadar belirleyicidir. Hani bazı insanlar vardır; ne olursa olsun güzel görünürler… Sempatik, güler yüzlü, sıcakkanlıdırlar. İşte onların güzelliği, dış görünüşlerinden değil, ruhlarının cömertliğinden gelir.

İnsanların maddi durumu değişebilir; eli dar olabilir, bu bir kusur değildir. Ancak sözünü ettiğimiz cimrilik, cebin darlığı değil, ruhun darlığıdır. Asıl sorun, imkânı olduğu hâlde vermeyen, paylaşmayan, eksiltmekten korkan zihniyettir. Cimrilik yalnızca parayı tutmakla kalmaz; bir virüs gibi insanın tüm yaşam felsefesine sızar.

Kısır Bir Döngü: Duygusal ve Maddi Yoksunluk

Cimri insan, parayı tuttuğu gibi sevgisini de kısar; güvenini kısar, zamanını kısar, emeğini kısar. Onlarla kurulan her ilişki, bir tarafın sürekli veren, diğer tarafın ise sürekli hesap yapan olduğu bozuk bir dengeye dayanır. Bu ilişkilerde insan, farkında olmadan değersiz hissettirilmeye başlar. Çünkü cimrinin dünyasında hiçbir şeyin, hatta insan ilişkilerinin bile gerçek bir kıymeti yoktur.

Dahası, bu insanlar sürekli yakınır; ağlar, sızlanır, şikâyet eder. En küçük harcamayı büyük bir fedakârlık gibi anlatır, en basit paylaşımı bir lütuf sayar. Derinlerde yatan şey ise sürekli alma ihtiyacıdır. Onlar, saklanması gereken değerleri —sevgi, güven, vefa— hoyratça tüketir; harcanması gerekeni —para, zaman, çaba— ise titizlikle saklar. Bu ironik çelişki, kişiliği aşındırır. Cebinden harcamamak için karakterinden harcar.

İkili İlişkinin Gizli Zehri: Çıkarcılık ve Kıskançlık

Cimriliğin en zehirli hâli, ikili ilişkilerde ortaya çıkar. Bu kişiler için her adım bir yatırımdır, her paylaşım bir maliyet kalemidir. Felsefeleri nettir: “Bin almayacaksam, bir vermem.” Sevgi de bu hesaba dâhildir, destek de, takdir de… Duygusal bir kazanç sağlamayacaksa, yanınızda durmazlar.

Bu bakış açısı, onların başkalarının mutluluğuyla kurduğu ilişkiyi de açıklar. Cimri insan, başkasının başarısını, güzelliğini, huzurunu tehdit olarak algılar. Kendinden fazla olana tahammül edemez; kıskanır, hatta düşmanlaşır. Çünkü başkasının sahip olduğu her şey, onun gözünde kendi kaybıdır.

Bu korkak ve sinsi yaşam biçimi, insanı sözünün eri olmaktan da alıkoyar. Dürüstlük ve vefa, bedel gerektirir. O bedel ise cimrinin en çok kaçtığı şeydir. Bu yüzden namertlik, çoğu zaman cimriliğin doğal sonucudur.

Kendinize Bir İyilik Yapın

Unutmayın, cimrilik bir karakter kusurudur.

Eğer etrafınızda sürekli hesap yapan, ruhu dar, size değer değil eksiklik hissi veren insanlar varsa, kendinize büyük bir iyilik yapın: Onları hayatınızdan çıkarın. İlişkinizdeki zehirli bağı kesin.

Cebiniz dar olabilir; bu önemli değil. Yürek genişliği, cüzdan kalınlığından çok daha kıymetlidir. Sahip olduğunuz sevgiyi, zamanı ve takdiri cömertçe paylaşabiliyorsanız, zaten zenginsinizdir. Çünkü hayatın gerçek bereketi, verenin elinde saklıdır.

Yüreği geniş, cömert insanları seçin.

Zira cimriler, hayatınızdaki neşeyi de bereketi de sessizce kuruturlar.

 

DİĞER YAZILARI ÖZGÜRLÜĞÜN GERÇEK SINIRI: VİCDAN VE TAHAMMÜL 01-01-1970 03:00 ZİNCİRLER KIRILDI, YA DUVARLAR? 01-01-1970 03:00 Beklentinin Yorgunluğu 01-01-1970 03:00 Hayal Satanlar ve Gerçekler 01-01-1970 03:00 VİTRİNİN ARKASINDA ÇÜRÜYEN MAHREMİYET 01-01-1970 03:00 ÇAĞIN EŞİĞİNDE KADİM BİR BAHAR 01-01-1970 03:00 RUHUN GURULTUSU 01-01-1970 03:00 EGOSU ŞİŞMİŞ, VİCDANI SÖNMÜŞ BİR NESİL 01-01-1970 03:00 Bir Veda, Bir Yeniden Doğuş 01-01-1970 03:00 HAYAL KIRIKLIĞININ GÜNLÜK KARNESİ 01-01-1970 03:00 ZARAFETİN SESSİZ GÜCÜ 01-01-1970 03:00 Yalnızlığın Evrimsel Biyoalarmı: Ruhun Değil, Hücrenin Çığlığı 01-01-1970 03:00 Eti Senin, Kemiği Benim: Çelikleşen Ruhlardan Kırılgan Nesillere 01-01-1970 03:00 Onurla Kalabilmek 01-01-1970 03:00 Karanlığın Senfonisi: Neden Hep “Yanlış” Kişiye Çekiliyoruz? 01-01-1970 03:00 HAYATI KAİZEN İLE HAFİFLETMEK 01-01-1970 03:00 Geleceğin Cenaze Töreninde Bir Bardak Latte 01-01-1970 03:00 KIRMIZI BİR SAHTE VE BİR DİLİM TOST 01-01-1970 03:00 Bilgi Obezitesi Çağında Hakikat Nerede? 01-01-1970 03:00 Bir Penguen Gitti, Kalabalıklar Kendini Sorguladı. 01-01-1970 03:00 ÇÜRÜYEN RUHLAR VE ÇÜRÜYEN YARINLAR 01-01-1970 03:00 Kendini Tanımanın Stratejisi 01-01-1970 03:00 GÖRÜNMEYENİN PEŞİNDE BİR YAŞAM 01-01-1970 03:00 Zihnin Tarlası: Neden Başarıdan Çok Felakete Tıklıyoruz? 01-01-1970 03:00 Bedel Ödemeden Sahip Olduğumuz En Büyük Zenginlik 01-01-1970 03:00 Gardıroplarımız Neden Dolu, Ruhumuz Neden Boş? 01-01-1970 03:00 EBEVEYNLİK EHLİYETİ 01-01-1970 03:00 Kadınlar, Erkeğin Yok Oluşunda Kendi Rolünüzü Görüyor musunuz? 01-01-1970 03:00 Büyüdük Ama Zorbalık Bitmedi: Yetişkinlerin Acımasızlığı 01-01-1970 03:00 Akran Zorbalığı 01-01-1970 03:00 Olmadığın O Kişi Olmak ve Kaderin Sınavı 01-01-1970 03:00 ZEHİRLİ MERAK VE KAYBOLAN ÇOCUKLUKLAR 01-01-1970 03:00 Oyuncakların Tasarladığı Gelecek...Oyun Kutusu mu,Hayaller mi? 01-01-1970 03:00