Paha Biçilemez Boşluk
İnsanoğlunun ekonomiye dayalı düşünce sisteminde tuhaf, hatta trajikomik bir körlük yatar:
Bedelini ödemediğimiz hiçbir şeyi önemsemeyiz. Sanki bir şeyin değeri, cüzdanımızdan çıkan banknot miktarıyla doğru orantılıdır. Finansal bir işlemle mühürlenmeyen her şey, zihnimizin derinliklerinde sessizce “değersiz” damgası yer.
Uğruna kan, ter ve gözyaşı dökülen; üzerine yüksek bir fiyat etiketi yapıştırılmış olan her ne varsa, zihnimizde anında “değerli” kategorisine yerleşir. Oysa hayatın en büyük, en temel ve en yaşamsal hazineleri bu kuralın istisnasıdır. İronik olan şudur ki, tam da bu yüzden göz ardı edilirler.
