Bugün kalemimi elime alırken, boğazımda düğümlenen acı bir gerçeğin ağırlığını hissediyorum:
Malatya’da uyuşturucu kullanım yaşının 12’ye kadar düşmüş olması beni ve eminim ki birçoğunuzu, derinden sarsıyor.
Bu maalesef yalnızca istatistiki bir veri değil; her biri parçalanmış bir aileyi, çalınmış bir geleceği ve yitip giden bir çocukluğu temsil ediyor. Bu tablo, hepimizin bir şekilde sırtını döndüğü toplumsal bir çöküşün yol levhaları gibi önümüzde duruyor.
Bu satırları, belki biraz da vicdanlarımızı konuşturmak için kaleme almak istedim.
Sebep Zincirinin Her Halkası Bizimle İlgili
Uyuşturucu kullanım yaşının bu denli erken yaşlara inmesinin tek bir nedeni yok.
Bu, bir sebepler zinciri… Ve her halkası, toplumsal yapımızdaki bir çatlağa işaret ediyor.
Hayata yeni adım atan, sosyal çevreyi yeni tanımaya çalışan çocuklar; merak duyguları, kabul görme isteği, arkadaş baskısı, okul başarısızlığı ve düşük özgüven gibi faktörlerin etkisi altına giriyor.
Bu döneme ait en belirgin nedenlerden biri de “zehirli merak”.
Bir diğer halkaysa ekonomik yokluk…
Ailelerin temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaması, çocukların erken yaşta okulu bırakıp suça veya kolay para kazanma yollarına yönelmesine zemin hazırlıyor.
Ne yazık ki sosyal medya, “kolay para”yı parlatan içeriklerle bu gidişi körüklüyor.
Çocuklar da aileleri de çoğu zaman ödenen bedelin farkına varamıyor.
Farkına varsalar bile, aileler bu durumla tek başına mücadele etmekte yetersiz kalıyor.
Bu kolay erişim, uyuşturucuyu çocuklar için bir “merak” konusu haline getiriyor.
Gelecek kaygısı, işsizlik korkusu ve sistemin gençlere çıkış yolu sunmaması da özellikle dezavantajlı bölgelerde yetişen çocuklarda bir kaçış ve duygusal uyuşma ihtiyacı doğuruyor.
Peki Ne Yapmalıyız? – Eyleme Geçme Zamanı
Bu utanç verici tablo karşısında sadece yakınmak yetmez; derhal ve köklü çözümler üretmek zorundayız.
Devlet, yerel yönetimler ve sivil toplum, her kurumu ile alarma geçmelidir.
Aile, okul ve güvenlik kurumları birlikte hareket etmeli; çocuklar spor, sanat ve meslek edindirme kurslarına ücretsiz olarak yönlendirilmelidir.
Uyuşturucuya alternatif olabilecek, çocukların enerjilerini ve yeteneklerini doğru yönlendirecek ortamlar oluşturulmalıdır.
Çocuklar meşgul ve değerli hissetmelidir.
Ancak sadece çocuklar değil, aileler de bu iyileşme sürecine dahil edilmelidir.
“İyileşen Aile” Programları adıyla, hem çocuklara hem ebeveynlere yönelik bağımlılık farkındalığı ve destek süreçleri oluşturulmalıdır. Çünkü bağımlılık sadece bireyi değil, tüm aileyi etkileyen bir yaradır.
Sıfır tolerans anlayışıyla, aynı zamanda iyileşme ve rehabilitasyon politikaları birlikte yürütülmelidir.
Bu Mesele Siyaset Üstüdür.
Unutmayalım; bu mesele siyaset üstüdür.
Malatya’nın geleceği, omuzlarımızda taşıdığımız bir emanettir: 12 yaşındaki bir çocuğun masumiyeti.
Bugün harekete geçmezsek, yarın kaybedecek çocuklarımız bile kalmayacak.
Sessizliğimiz, çocuklarımızın kayboluşuna ortaklığımız olur.























