İNSAN SADECE YAŞADIĞI KADAR MI VARDIR, YOKSA HİSSETTİĞİ KADAR MI?

MUAMMER TETİK

04-05-2026 11:02

İnsan, hayatın ne kadarını kendisi yaşar?

Sabah kalktığında zaman kimin?

Akşam yorgun düştüğünde geriye kalan ne?

İnsan kendi hayatının sahibi mi, yoksa onu parça parça devreden bir kiracı mı?

İşte, bizim hikâyemiz birazda burada başlıyor.

Sosyoloji buna emek-sermaye ilişkisi diyor ya da çatışması…

Bu, yalnızca bir ekonomi sorunu değil.

Bu, insanın kendisiyle/toplumla kurduğu ilişkinin hikâyesi.

Marx buna “yabancılaşma” diyordu.

İnsan ürettiği şeye yabancılaşır, sonra yaptığı işe, sonra kendine…

Bugün sanki bu zincir biraz daha uzamış gibi.

Artık sadece yaptığımız işe değil, yaşadığımız zamana da yabancıyız.

Eskiden hikâye daha sadeydi.

Bir fabrika vardı.

İçeride çalışanlar, dışarıda bizi bekleyen bir hayat…

Kim neyi satıyor, kim neyi alıyor belliydi.

Şimdi öyle mi?

Masada oturuyorsun, bilgisayar açık.

Evdesin ama iştesin.

İştesin ama aslında hiç çıkamıyorsun.

Çalışma ile hayat arasındaki çizgi silinmiş gibi.

Garip hem de çok garip,

Herkes çalışıyor.

Herkes emek veriyor.

Ama kimse kendine ben işçiyim demiyor.

Antonio Gramsci bunu rıza üzerinden anlatır.

“İnsan çoğu zaman zorla değil, inanarak bağlanır bir düzene” der.

Hatta en güçlü bağ da budur.

Kendini o düzenin dışında değil, içinde hayal eder.

Belki bir gün öteki tarafta olma hayaliyle yaşar insan.

Bu da insanın kendi durumunu görmesini zorlaştırır.

Tabi bir de yalnızlık meselesi var.

Eskiden insanlar yan yanaydı.

Aynı yerde çalışır, aynı dertleri konuşurdu.

Şimdi öyle mi herkes tek başına.

Kimi ekran başında.

Kimi kendi dertleriyle baş başa…

Eskiden sendikalar

Birlik içindeydiler.

Şimdi o birlik neredeyse kayboldu.

İnsanlar daha bireysel, daha dağınık.

Şunu çoğu zaman unutuyoruz kıymetli okurlarım.

Birlik olmadan değişim olmaz.

Bu işin doğasında şu var.

Emek ile sermaye birbirine muhtaç.

Ama aynı zamanda birbirine karşı.

Bu bir çelişki değil.

Hayatın kendi gerilimi.

Peki bugün ne durumdayız?

Bazı şeyleri kazanmış olabiliriz.

Ama bir yandan da başka şeyleri kaybettik.

Neyi mi?

Güvence azaldı.

Belirsizlik arttı.

Esneklik dediler, sınırlar kayboldu.

Özgürlük dediler, sorumluluk büyüdü.

Girişimcilik dediler, risk bireyin sırtına kaldı.

Ayrıca bugünün gerçeği daha da düşündürücü,

Hayat pahalı.

Geçinmek zor.

Gelecek belirsiz.

Buna rağmen insanlar kendini hep başka bir yerde hayal etmek istiyor.

Belki kırılmada burada başlıyor.

Sınıf dediğimiz şey sadece cüzdanda değil ki.

Zihinde.

Hayalde.

Kendini nereye ait hissettiğinde.

O yüzden durup düşünmek lazım.

Ben ne yapıyorum?

Zamanım kime ait?

Hayatımın ne kadarı benim?

Tabi ki sorulması gereken çok soru var.

Ama biz burada bırakalım.

Gerisini siz tamamlayın.

DİĞER YAZILARI Malatya’nın Sessiz Çığlığı: İnsaf 01-01-1970 03:00 Alıştık…Demek ki Her Şey Yolunda (!) 01-01-1970 03:00 Bir kopuş yaşıyoruz. Ama adını bir türlü koyamıyoruz 01-01-1970 03:00 Bir Kaldırımın Anlattığı Şehrin Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Değişim Kazandı; Anlam Sessizce Kayboldu 01-01-1970 03:00 Sözün Gücü Vebaldir, Delilsiz Yazma! 01-01-1970 03:00 Hürmüz Boğazı: Ekonomi ve Psikolojinin Kavşağı 01-01-1970 03:00 Manşetler Yargı Dağıtamaz 01-01-1970 03:00 Trumpizm ve Dünya Düzeni Krizi 01-01-1970 03:00 Kâbe’de hacılar hu der Allah: Bir Viral İlahinin Sosyolojisi 01-01-1970 03:00 Ramazan’da İrade, Modern İnsan ve Toplum 01-01-1970 03:00 Çay, TikTok ve Türkiye’nin Halleri 01-01-1970 03:00 Bir Cümle, İki Duygu 01-01-1970 03:00 Değişen Takvimler, Değişmeyen Şikâyetler 01-01-1970 03:00 SOKAK ÇAĞRISI VE EMEKLİNİN SINAVI 01-01-1970 03:00 Doğurganlık Neden Düştü? 01-01-1970 03:00 İnsanlığın En Büyük Yoksulluğu: Benzerlik  01-01-1970 03:00 Halk Mutfağında Sıkıştı, Raporlarda Her şey Yolunda! 01-01-1970 03:00 Koltuk Büyüdükçe... 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret Tartışmaları: Sonuçları Önceden Bilinen Bir Süreç 01-01-1970 03:00 30 Bin Liralık Seyyanen “Hayal” 01-01-1970 03:00 ŞEHRİN GÖLGELERİ: İBN HALDUN BUGÜN ARAMIZDA OLSA… 01-01-1970 03:00 Türk Toplumu ve Ruh Sağlığı: Sessiz Çığlık 01-01-1970 03:00  Yüzyılın Konut Projesine Neden Bu Kadar Başvuru Var? 01-01-1970 03:00 Emekli olmak ya da olmamak! 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Asgari Ücret Komisyonu ve Sendikaların Rolü  01-01-1970 03:00 Tüketim Kültürünün, Sürekli Olarak Bir şeyler Biriktirmesi 01-01-1970 03:00 Enflasyonu tek haneye indireceğiz söylemi ve toplumsal refleks 01-01-1970 03:00 Free Free Palestine 01-01-1970 03:00 KALABALIKTA BİREYLERİN KONTROLÜNÜ KAYBETMESİ VE SÜRÜ PSİKOLOJİSİ 01-01-1970 03:00 KAPİTALİZM, BOŞ ZAMANI BİLE TÜKETİM ODAKLI HALE GETİRİR 01-01-1970 03:00 YOKSULLUK VE YOKSUNLUK: KENTİN DEZAVANTAJLI VE AZINLIK GRUPLARI 01-01-1970 03:00 Popüler Kültürün Toplum ve Birey Yaşamına Etkileri 01-01-1970 03:00 Sanayileşme ve Toplumsal değişim 01-01-1970 03:00 SUÇ VE TOPLUM 01-01-1970 03:00 KAPİTALİZMİN MABETLERİ: AVM’LER 01-01-1970 03:00 Şehir ve İnsan 01-01-1970 03:00 Bir Paradigma Değişikliği ''Terörsüz Türkiye'' 01-01-1970 03:00 İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE TOPLUMSAL HASSASİYET 01-01-1970 03:00 SAVAŞ VE BARIŞ 01-01-1970 03:00 SAVAŞ SOSYOLOJİSİ VE TOPLUMSAL ETKİLERİ 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE’DE MODERNLEŞME SERÜVENİ: GECEKONDULAŞMADAN TOKİLEŞMEYE 2 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE’DE MODERNLEŞME SERÜVENİ 01-01-1970 03:00 MODERNLEŞME VE AİLE 01-01-1970 03:00