Malatya Lider Gazetesi
HV
21 MAYIS Perşembe 14:34

Sözün Gücü Vebaldir, Delilsiz Yazma!

MUAMMER TETİK
MUAMMER TETİK

Bir ülkede iki şey ayakta kalıyorsa, o ülke nefes alır: hukuk ve gerçek gazetecilik. Biri adaleti sağlar, diğeri gerçeği görünür kılar. Ama bu ikisinden biri zayıfladığında, diğeri de anlamını yitirir.

Son günlerde Veysel Tay üzerinden yürütülen tartışmalar, aslında bir kişiden çok daha büyük bir meseleyi gözler önüne seriyor: Biz hâlâ hukuka mı inanıyoruz, yoksa hükmü kalemler mi veriyor?

Ortada bir iddia var. Ciddiye alınmalı mı? Elbette. Araştırılmalı mı? Kesinlikle. Ama en temel soru şu: Bu iddiaların karşısında kim karar verecek?

Hadi söyleyin kim karar verecek!! Sizleri duyar gibiyim doğru, hukuk.

Çünkü hukuk; duyumla değil, delille konuşur. Hukuk; ithamla değil, ispatla ilerler. Ve en önemlisi, hukuk herkese söz hakkı tanır. Savunma hakkı dediğimiz şey, bir formalite değil; adaletin bel kemiğidir.

Veysel Tay’ın “gereken cevabı hukuk önünde vereceğim” çıkışı, önemlidir. Bu cümle, sadece bir savunma değil; aynı zamanda bir çağrıdır: “Gel, hükmü biz değil, hukuk versin.”

Ama görüyoruz ki bazıları bu çağrıya kulak tıkıyor.

Çünkü hukuk delil ister, araştırma ister. Beklemeyi gerektirir. Oysa bazı kalemler önce yazıyorlar, sonra düşünüyorlar. Önce itham ediyorlar, sonra dayanak arıyorlar.

Ve en kıymetsizi, bu yöntemi gazetecilik gibi sunuyorlar.

Oysa hakikat; boşlukları iddialarla doldurmak değil, o boşlukları bilgiyle kapatmaktır. Gazetecilik; “duydum” demek değil, “doğruladım” diyebilmektir. Gazetecilik; birini hedef göstermek değil, gerçeği ortaya koymaktır.

Bugün bazı köşe yazılarına bakıyoruz… Somut veri yok, belge yok, ama ağır ithamlar var. Amaç okuyucuya yön çizmek, bir algı inşa etmek.

Bu, gazetecilik mi yani.

Bu, hukukun alanına müdahaledir.

Çünkü siz delilsiz (deliliniz varsa savcılığa verin) bir ithamı yaydığınızda, aslında yargının yerine geçmeye çalışırsınız. Siz bir insanı savunma hakkı doğmadan mahkûm ettiğinizde, sadece o kişiye değil; hukukun kendisine zarar verirsiniz.

Ve unutulmaması gereken bir nokta:

Hukukun zayıfladığı yerde, en çok gazetecilik zarar görür.

Çünkü gazeteci, tarafsız olmalı, -mış gibi yapmamalı.

Eğer gazetecilik bu zemini terk ederse, geriye sadece kuru gürültü kalır.

Bugün Veysel Tay üzerinden yürüyen tartışma, bize şunu hatırlatmalı:

Hiç kimse köşe yazılarıyla suçlu ilan edilemez, edilmemeli de Hiç kimse sosyal medya yargısıyla mahkûm edilemez. Ve hiç kimse savunma hakkı yok sayılarak “artık sus” denilemez.

Çünkü bu sadece bir kişiye yapılmış haksızlık olmaz.

Bu, doğrudan doğruya hukuka yapılmış bir müdahale olur.

Ez cümle

Gazetecilik gerçeği arar.

Hukuk gerçeği karara bağlar.

İkisi yer değiştirirse ne adalet kalır ne de güven.

Ve o zaman yazılan hiçbir şeyin anlamı olmaz.

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI Çayı Soğutmakta Usta Bir Nesil Malatya’nın Sessiz Çığlığı: İnsaf İNSAN SADECE YAŞADIĞI KADAR MI VARDIR, YOKSA HİSSETTİĞİ KADAR MI? Alıştık…Demek ki Her Şey Yolunda (!) Bir kopuş yaşıyoruz. Ama adını bir türlü koyamıyoruz Bir Kaldırımın Anlattığı Şehrin Hikâyesi Değişim Kazandı; Anlam Sessizce Kayboldu Hürmüz Boğazı: Ekonomi ve Psikolojinin Kavşağı Manşetler Yargı Dağıtamaz Trumpizm ve Dünya Düzeni Krizi Kâbe’de hacılar hu der Allah: Bir Viral İlahinin Sosyolojisi Ramazan’da İrade, Modern İnsan ve Toplum Çay, TikTok ve Türkiye’nin Halleri Bir Cümle, İki Duygu Değişen Takvimler, Değişmeyen Şikâyetler SOKAK ÇAĞRISI VE EMEKLİNİN SINAVI Doğurganlık Neden Düştü? İnsanlığın En Büyük Yoksulluğu: Benzerlik  Halk Mutfağında Sıkıştı, Raporlarda Her şey Yolunda! Koltuk Büyüdükçe... Asgari Ücret Tartışmaları: Sonuçları Önceden Bilinen Bir Süreç 30 Bin Liralık Seyyanen “Hayal” ŞEHRİN GÖLGELERİ: İBN HALDUN BUGÜN ARAMIZDA OLSA… Türk Toplumu ve Ruh Sağlığı: Sessiz Çığlık  Yüzyılın Konut Projesine Neden Bu Kadar Başvuru Var? Emekli olmak ya da olmamak! Türkiye’de Asgari Ücret Komisyonu ve Sendikaların Rolü  Tüketim Kültürünün, Sürekli Olarak Bir şeyler Biriktirmesi Enflasyonu tek haneye indireceğiz söylemi ve toplumsal refleks Free Free Palestine KALABALIKTA BİREYLERİN KONTROLÜNÜ KAYBETMESİ VE SÜRÜ PSİKOLOJİSİ KAPİTALİZM, BOŞ ZAMANI BİLE TÜKETİM ODAKLI HALE GETİRİR YOKSULLUK VE YOKSUNLUK: KENTİN DEZAVANTAJLI VE AZINLIK GRUPLARI Popüler Kültürün Toplum ve Birey Yaşamına Etkileri Sanayileşme ve Toplumsal değişim SUÇ VE TOPLUM KAPİTALİZMİN MABETLERİ: AVM’LER Şehir ve İnsan Bir Paradigma Değişikliği ''Terörsüz Türkiye'' İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE TOPLUMSAL HASSASİYET SAVAŞ VE BARIŞ SAVAŞ SOSYOLOJİSİ VE TOPLUMSAL ETKİLERİ TÜRKİYE’DE MODERNLEŞME SERÜVENİ: GECEKONDULAŞMADAN TOKİLEŞMEYE 2 TÜRKİYE’DE MODERNLEŞME SERÜVENİ MODERNLEŞME VE AİLE