PKK terörü, Türkiye’de on binlerce insanın hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına neden olmuştur. Özellikle PKK’nın düzenlediği saldırılar, hem güvenlik güçlerini hem de sivilleri hedef almış, 1984’ten bu yana süren PKK terörü, başta Güneydoğu Anadolu Bölgesi olmak üzere çok sayıda ilde can kayıplarına ve yerinden edilmelere neden olmuştur. Bu süreçte yüz binlerce insan göç etmek zorunda kalmış, köyler boşaltılmış ve sosyal yapı büyük ölçüde zarar görmüştür.
Terör, Türkiye ekonomisine resmi rakamlara göre yaklaşık 2 trilyon dolar zarar vermiştir. Savunma ve güvenlik harcamalarının artması, ülkenin bütçesinde tamiri zor açıklar bırakmış, farklı alanlara ayrılabilecek kaynaklar (eğitim, sağlık, tarım gibi) terörle mücadeleye yönlendirilmiştir. Ayrıca, terörün yoğun olduğu bölgelerde üretim faaliyetleri, tarım ve hayvancılık gerilemiş, özel sektör yatırımları durma noktasına gelmiştir.
Terör, toplum içinde korku, güvensizlik ve kutuplaşma yaratmıştır. Terör olaylarının yoğun olduğu bölgelerde eğitim kurumları kapanmış, öğretmenler görev yapamaz hale gelmiştir. Toplumda sürekli bir tehdit ve kaygı duygusu oluşmuştur. Özellikle terör saldırılarının yoğunlaştığı dönemlerde, Doğu-Güneydoğu bölgelerinde yaşayan insanların kalabalık alanlardan uzak durma eğiliminde olduğu, gündelik hayatın olağan akışının bozulduğu görülmüştür. Bu durum, bireylerde uzun süreli psikolojik etkilerin görülmesine, çocuklar ve gençler arasında da korku, öfke ve güvensizlik duyguları yaygınlaşmasına neden olmuştur.
11.07.2025 tarihinde PKK’nın silah bırakması ile Türkiye de hem bir paradigma değişikliği yaşanacağını, hem de bölge açısından çok önemli ve çok yönlü etkileri olacağını söyleyebiliriz. Bu tür gelişmeler, güvenlikten ekonomiye, siyasetten toplumsal barışa kadar birçok alanda derin yansımalar yaratacaktır.
PKK'nın silah bırakması:
* Türkiye'de bölgesel kalkınmayı hızlandıracak, güvenliğin artmasıyla birlikte yerli ve yabancı yatırımlar da artacaktır.
*Tarım, turizm, enerji gibi sektörlerde gelişmeler yaşanacaktır.
*Büyükşehirlere göç eden insanlar, yeniden memleketlerine dönmeyi düşüneceklerdir.
*İşsizlik azalacak, ekonomik canlanma yeni istihdam alanları yaratacaktır.
Terörsüz Türkiye, toplumsal kutuplaşmayı azaltacak, Türk ve Kürt halkları arasındaki gerilimin yerini diyalog ve birlikte yaşama kültürüne bırakacaktır. Daha kapsayıcı ve daha empatik bir toplumsal yapı oluşturacaktır. Yıllardır süregelen çatışmaların yarattığı travmaların giderilmesi için bir "toplumsal birliktelik" süreci başlatılabilir.
Terörsüz bir Türkiye için birlikteyiz…























