Malatya Lider Gazetesi
HV
16 HAZİRAN Salı 08:19

Bir Kaldırımın Anlattığı Şehrin Hikâyesi

MUAMMER TETİK
MUAMMER TETİK

Şehir dediğimiz şey, ilk bakışta insanı etkileyen binalar, ihtişamlı cepheler ve geniş meydanlarla anlatılmaya çalışılır. Oysa bunlar, bir şehrin sadece görünen yüzüdür. Ancak şehri hakikaten anlamak isteyen kişi, başını kaldırıp binalara bakmak yerine, bakışını yere indirmelidir. Çünkü şehrin ruhu, en çok ayağının altındaki detaylarda saklıdır. İşte bu noktada karşımıza çıkan en mühim unsur: kaldırımlar.

Kaldırım, basit bir altyapı unsuru gibi görünse de aslında şehir sosyolojisinin en görünür kısmıdır. Zira kaldırımın bir kamusal niteliği vardır. Bir şehirde kaldırımın kalitesi, o şehirde yaşayan bireyin ne kadar dikkate alındığının açık bir göstergesidir. Bu durum, aynı zamanda yöneticilerin zihniyet dünyasını ve şehre bakışını da ifşa eder.

Şimdi bu çerçevede, Malatya’ya ve bilhassa Kışla Caddesi’ne bakalım. Bu cadde, teorik olarak şehrin kalbi gibidir. İnsanların yürürken huzur bulduğu, esnafın nefes aldığı, sosyal etkileşimin yoğunlaştığı bir mekân olması beklenir. Fakat bugün geldiğimiz noktada, bu cadde farklı bir meseleyle gündeme gelmektedir: yapılan yeni kaldırımlar.

Yeni yapılmış olmasına rağmen bu kaldırımlar ne estetik açıdan ne de işçilik bakımından tatmin edici görünmektedir. Taşların döşenme biçimi yanlış, hizalama noksan, bütünlük zayıf, intizam ise neredeyse yok hükmündedir. Bu durum, kent estetiği ve mekânsallık açısından ciddi bir problem teşkil eder.

Oysa çağdaş şehircilik anlayışı, “yaya dostu kent” paradigması üzerine inşa edilmektedir. Kaldırımlar sadece fiziksel bir zemin değil; aynı zamanda sosyal ilişkilerin üretildiği bir sahadır. İnsanlar burada yürür, durur, karşılaşır, sosyalleşir. Yani kaldırım, toplumsal hayatın mikro düzeydeki en canlı mekânlarından biridir.

Şehir planlamasında insan odaklılıktan ziyade araç odaklı bir zihniyet hâkim olursa o şehirde yaşam kalitesi düşer. Bu, sosyolojik olarak da kentteki aidiyet duygusunu zayıflatır.

Malatya gibi deprem sonrası yeniden inşa sürecinde olan bir şehirde ise bu mesele daha da ehemmiyet arz eder. Çünkü her yapılan müdahale, şehrin geleceğini şekillendiren bir yapı taşıdır.

Kışla Caddesi’ndeki durum bize şunu açıkça söylüyor: Plan mevcut olabilir, ama vizyon eksik. Vatandaşın tepkisi, yalnızca estetik bir beğenmezlik değildir. Bu, aynı zamanda bir saygı talebidir. İnsanlar, yaşadıkları şehrin kendilerine yakışır bir biçimde düzenlenmesini istemektedir. Bu talep ne abartılıdır ne de imkânsızdır.

İyi bir kaldırım; yalnızca düzgün döşenmiş taşlardan ibaret değildir. Engelli bireylerin erişimine uygun olmalı, yağmur suyunu tahliye edebilmeli, yürüyen kişiyi yormamalı ve estetik açıdan göze hitap etmelidir. Yani hem fonksiyonel hem de estetik olmalıdır. Bu bir lüks değil, bilakis zaruriyettir.

Bu noktada yapılması gereken şey gayet net: “Yaptık, oldu” anlayışını terk edip, “Hakikaten olmuş mu?” sualini sormak. Eğer cevap menfi ise, tereddüt etmeden yeniden yapmak. Zira hatalı bir işi müdafaa etmek, o hatayı derinleştirmekten başka bir netice vermez.

Malatya buna layıktır. Kışla Caddesi buna layıktır. Ve en mühimi, bu şehirde yaşayan insanlar buna layıktır.

Unutulmamalıdır ki şehirler, büyük projelerle değil; küçük detaylarla kazanır ya da kaybeder. Bazen bir kaldırım, bir şehrin bütün vizyonunun özeti olur. Malatya’da bugün görülen bu manzara ise henüz arzu edilen seviyede olmadığını göstermektedir.

 

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI TOPLUMSAL MESAFELERİ GÖRÜNÜR KILAN KELİMELER Dur Bir Dakika İnsan! Siyasetin Mukaddesatı Kendine Benzetme Çabası Modern Şehirlerin Gölgesinde Unutulan İnsanlık Borcu Çayı Soğutmakta Usta Bir Nesil Malatya’nın Sessiz Çığlığı: İnsaf İNSAN SADECE YAŞADIĞI KADAR MI VARDIR, YOKSA HİSSETTİĞİ KADAR MI? Alıştık…Demek ki Her Şey Yolunda (!) Bir kopuş yaşıyoruz. Ama adını bir türlü koyamıyoruz Değişim Kazandı; Anlam Sessizce Kayboldu Sözün Gücü Vebaldir, Delilsiz Yazma! Hürmüz Boğazı: Ekonomi ve Psikolojinin Kavşağı Manşetler Yargı Dağıtamaz Trumpizm ve Dünya Düzeni Krizi Kâbe’de hacılar hu der Allah: Bir Viral İlahinin Sosyolojisi Ramazan’da İrade, Modern İnsan ve Toplum Çay, TikTok ve Türkiye’nin Halleri Bir Cümle, İki Duygu Değişen Takvimler, Değişmeyen Şikâyetler SOKAK ÇAĞRISI VE EMEKLİNİN SINAVI Doğurganlık Neden Düştü? İnsanlığın En Büyük Yoksulluğu: Benzerlik  Halk Mutfağında Sıkıştı, Raporlarda Her şey Yolunda! Koltuk Büyüdükçe... Asgari Ücret Tartışmaları: Sonuçları Önceden Bilinen Bir Süreç 30 Bin Liralık Seyyanen “Hayal” ŞEHRİN GÖLGELERİ: İBN HALDUN BUGÜN ARAMIZDA OLSA… Türk Toplumu ve Ruh Sağlığı: Sessiz Çığlık  Yüzyılın Konut Projesine Neden Bu Kadar Başvuru Var? Emekli olmak ya da olmamak! Türkiye’de Asgari Ücret Komisyonu ve Sendikaların Rolü  Tüketim Kültürünün, Sürekli Olarak Bir şeyler Biriktirmesi Enflasyonu tek haneye indireceğiz söylemi ve toplumsal refleks Free Free Palestine KALABALIKTA BİREYLERİN KONTROLÜNÜ KAYBETMESİ VE SÜRÜ PSİKOLOJİSİ KAPİTALİZM, BOŞ ZAMANI BİLE TÜKETİM ODAKLI HALE GETİRİR YOKSULLUK VE YOKSUNLUK: KENTİN DEZAVANTAJLI VE AZINLIK GRUPLARI Popüler Kültürün Toplum ve Birey Yaşamına Etkileri Sanayileşme ve Toplumsal değişim SUÇ VE TOPLUM KAPİTALİZMİN MABETLERİ: AVM’LER Şehir ve İnsan Bir Paradigma Değişikliği ''Terörsüz Türkiye'' İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE TOPLUMSAL HASSASİYET SAVAŞ VE BARIŞ SAVAŞ SOSYOLOJİSİ VE TOPLUMSAL ETKİLERİ TÜRKİYE’DE MODERNLEŞME SERÜVENİ: GECEKONDULAŞMADAN TOKİLEŞMEYE 2 TÜRKİYE’DE MODERNLEŞME SERÜVENİ MODERNLEŞME VE AİLE