Malatya Lider Gazetesi
HV
14 MAYIS Perşembe 18:38

Malatya’nın Sessiz Çığlığı: İnsaf

MUAMMER TETİK
MUAMMER TETİK

Malatya depremde çok şey kaybetti.

Evini kaybeden oldu, dükkânını kaybeden oldu, mahallesini kaybeden oldu, çocukluğunun geçtiği sokağı bir daha bulamayan oldu.

Ama galiba en acısı şu:

Bazıları enkazdan çıkarken insanlığını geride bıraktı.

Bunu söylemek ağır mı?

Ağır.

Ama Malatya’nın bugün sokakta, çarşıda, sanayide, kiralık ev arayanın yüzünde dolaşan hakikat de bu.

Depremden sonra herkesin biraz daha yumuşaması, biraz daha merhamete yaklaşması, biraz daha “biz bize yeteriz” demesi beklenirdi. Çünkü musibet dediğin şey sadece bina yıkmaz; insana faniliği hatırlatır, nefsin kabarmış tarafını törpüler, kalbi rikkate davet eder.

Fakat ne oldu?

Kimi ev sahibi çıktı, daha dün aynı enkazın tozunu yuttuğu hemşehrisine fahiş kira istedi.

Kimi esnaf çıktı, “nasıl olsa mecbur” diyerek fiyatı vicdanın değil fırsatın terazisine koydu.

Kimi sanayici çıktı, arabanın vidasını sıkmadan önce müşterinin çaresizliğini ölçtü.

Kimi de bütün bunları görüp “piyasa böyle” diyerek işin içinden sıyrıldı.

Hayır efendim.

Piyasa böyle değil.

Piyasa dediğin şey insanın icat ettiği bir nizamdır; insanı ezen, çaresizi öğüten, kul hakkını sıradanlaştıran her nizam çürümüştür.

Malatya’nın bugünkü meselesi sadece konut, yol, çarşı, trafik meselesi değildir.

Malatya’nın meselesi, ahlaki sermayesini kaybetme meselesidir.

Bir şehir sadece binalarla ayakta durmaz. Güvenle durur. Komşulukla durur. İnsafla durur. “Ben kazanayım ama karşımdaki de ezilmesin” diyen o eski mahalle terazisiyle durur.

O terazi bozulunca ne olur?

İnsanlar birbirine müşteri gibi bakmaya başlar.

Hemşehri hemşehriye sığınak olmaz, pazar olur.

Ev barınak olmaz, rant kapısı olur.

 

Dükkân ekmek teknesi olmaktan çıkar, mecburiyet sömürüsünün tezgâhına döner.

İşte asıl yıkım budur.

Deprem fiziki mekânı dağıttı; ama bazı yerlerde toplumsal bağları da gevşetti. Aynı acıyı yaşamış insanların birbirine daha fazla yaklaşması gerekirken, bazıları acıyı bile fırsata çevirdi. Bu, sıradan bir pahalılaşma meselesi değildir. Bu, utanma duygusunun aşınmasıdır. Bu, ayıp eşiğinin düşmesidir. Bu, “beni ilgilendirmez” cümlesinin cemiyet hayatına hâkim olmasıdır.

Daha kötüsü var.

Bu şehirde herkes her şeyi biliyor ama çoğu kişi susuyor.

Kim kime ne yaptı, kim hangi kirayı istedi, kim hangi parçaya hangi fiyatı çekti, kim çaresiz vatandaşı nasıl sıkıştırdı; bunların hepsi kahvede, pazarda, konteyner önünde konuşuluyor.

Fakat yüz yüze gelince herkes birbirine selam veriyor.

İşte bu da başka bir maraz.

Çünkü haksızlık yalnızca yapanla büyümez; ona alışanla, onu normal görenle, “aman bana dokunmasın” diyenle de büyür.

Malatya’nın kendine gelmesi lazım.

Ama bu kendine geliş sadece yeni binalarla olmaz.

Önce vicdanın imarı lazım.

Önce insafın ihyası lazım.

Önce “kul hakkı” denilen o büyük kelimenin yeniden hatırlanması lazım.

Deprem bu şehre büyük bir imtihan getirdi.

Kimi sabırla verdi imtihanını.

Kimi dayanışmayla verdi.

Kimi ekmeğini bölerek verdi.

Ama kimi de fırsatçılıkla kaybetti.

Bugün Malatya’nın en büyük sorusu şudur:

Biz bu enkazdan şehir olarak mı çıkacağız, yoksa herkesin kendi menfaatinin başına geçtiği dağınık bir kalabalık olarak mı kalacağız.

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI İNSAN SADECE YAŞADIĞI KADAR MI VARDIR, YOKSA HİSSETTİĞİ KADAR MI? Alıştık…Demek ki Her Şey Yolunda (!) Bir kopuş yaşıyoruz. Ama adını bir türlü koyamıyoruz Bir Kaldırımın Anlattığı Şehrin Hikâyesi Değişim Kazandı; Anlam Sessizce Kayboldu Sözün Gücü Vebaldir, Delilsiz Yazma! Hürmüz Boğazı: Ekonomi ve Psikolojinin Kavşağı Manşetler Yargı Dağıtamaz Trumpizm ve Dünya Düzeni Krizi Kâbe’de hacılar hu der Allah: Bir Viral İlahinin Sosyolojisi Ramazan’da İrade, Modern İnsan ve Toplum Çay, TikTok ve Türkiye’nin Halleri Bir Cümle, İki Duygu Değişen Takvimler, Değişmeyen Şikâyetler SOKAK ÇAĞRISI VE EMEKLİNİN SINAVI Doğurganlık Neden Düştü? İnsanlığın En Büyük Yoksulluğu: Benzerlik  Halk Mutfağında Sıkıştı, Raporlarda Her şey Yolunda! Koltuk Büyüdükçe... Asgari Ücret Tartışmaları: Sonuçları Önceden Bilinen Bir Süreç 30 Bin Liralık Seyyanen “Hayal” ŞEHRİN GÖLGELERİ: İBN HALDUN BUGÜN ARAMIZDA OLSA… Türk Toplumu ve Ruh Sağlığı: Sessiz Çığlık  Yüzyılın Konut Projesine Neden Bu Kadar Başvuru Var? Emekli olmak ya da olmamak! Türkiye’de Asgari Ücret Komisyonu ve Sendikaların Rolü  Tüketim Kültürünün, Sürekli Olarak Bir şeyler Biriktirmesi Enflasyonu tek haneye indireceğiz söylemi ve toplumsal refleks Free Free Palestine KALABALIKTA BİREYLERİN KONTROLÜNÜ KAYBETMESİ VE SÜRÜ PSİKOLOJİSİ KAPİTALİZM, BOŞ ZAMANI BİLE TÜKETİM ODAKLI HALE GETİRİR YOKSULLUK VE YOKSUNLUK: KENTİN DEZAVANTAJLI VE AZINLIK GRUPLARI Popüler Kültürün Toplum ve Birey Yaşamına Etkileri Sanayileşme ve Toplumsal değişim SUÇ VE TOPLUM KAPİTALİZMİN MABETLERİ: AVM’LER Şehir ve İnsan Bir Paradigma Değişikliği ''Terörsüz Türkiye'' İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE TOPLUMSAL HASSASİYET SAVAŞ VE BARIŞ SAVAŞ SOSYOLOJİSİ VE TOPLUMSAL ETKİLERİ TÜRKİYE’DE MODERNLEŞME SERÜVENİ: GECEKONDULAŞMADAN TOKİLEŞMEYE 2 TÜRKİYE’DE MODERNLEŞME SERÜVENİ MODERNLEŞME VE AİLE