Ülkemizde hepimizi derinden sarsan bir deprem yaşadık. Memleketin neredeyse tamamı tövbekâr oldu. Geçmişte yaptığımız bütün hatalar için Allah’tan af diledik.
Bize bir şans daha verdiği için O’na şükrettik.
“Şu musibeti atlatalım, şöyle oluruz, böyle oluruz.” diye Rabbimize söz verdik.
Tabii verdiğimiz sözleri unuttuk. Başımıza gelen musibetleri hatırlamaz olduk. Maalesef eskisinden beter, eskisinden kötü bir hâl aldık.
Hani En’am Suresi’nde âlemlerin Rabbi olan Allah şöyle buyuruyor:
“De ki: ‘Karada ve denizde karanlıklar içinde sizi kim kurtarır? O’na gizlice ve yalvara yalvara dua edersiniz. Eğer bizi bundan kurtarırsan mutlaka şükredenlerden olacağız, dersiniz.’
De ki: ‘Sizi bundan ve her sıkıntıdan Allah kurtarır. Sonra siz yine ortak koşarsınız.’”
Bu ve benzer ayetlerden insanın, âlemlerin Rabbine karşı ve tabii birbirine karşı da nankör olduğu anlaşılıyor.
Allah’a nankör olan kullarına olmaz mı?
Malatya olarak insanlığın, vicdanların enkazlar altında kaldığına şahitlik ediyoruz. Üzülerek söylüyorum ki deprem ve musibetlerden hiçbir şekilde ders almıyoruz. Bunu niye söylediğimi birçok insan iyi bilir. Bunun onlarca, hatta yüzlerce örneği var.
Dürüst değiliz, yalan söylüyoruz. Birbirimizi aldatmayı marifet görüyoruz. Hatta birini aldatınca bunu ballandıra ballandıra sağda solda dillendiriyoruz. Allah’tan korkmadığımız gibi kulundan da utanmıyoruz.
3 liralık şeye 10 lira, 10 liralık bir şeye 50 lira demeye devam ediyoruz.
Sanayiye gidiyoruz, aldatılıyoruz.
Malzemeciye gidiyoruz, kazıklanıyoruz.
Evimize usta çağırıyoruz, dolandırılıyoruz.
Herkes birbirinin kuyusunu kazıyor. Akşama kadar haset edip dedikodu yapıyoruz. Ne ahlaken ne de vicdanen düzelmiyoruz.
Geçen gün benzer bir hadise yaşayan Malatyalı biri, isyanını sosyal medyadan dile getirmiş. Buyurun okuyun:
“Malatyalı esnafın insafı...
Ben deprem nedeniyle Ankara’ya yerleştim ve artık memleketime dönme vakti geldi dedim ve Malatya’ya dönme kararı aldım.
Evimi taşımak için Malatyalı firmalar kazansın diye Malatya’daki tüm nakliye firmalarını arayıp fiyat aldım. Bir Malatya nakliyat firması ile 50.000 TL’ye anlaştım. Taşınmamıza 3 gün kaldı. Firma ne arıyor ne de soruyor. Ben aradım, telefonumu açmıyor. Defalarca arayınca telefonunu kapattı. Sabah yine aradım, açtı ve ‘65.000 TL vermen lazım.’ dedi.
Ben de Ankaralı firmalardan biri ile 45.000 TL’ye anlaştım. Malatyalı hemşerimden bize yardımcı olmasını beklerken, 50.000 TL’ye anlaştığım fiyatı 2 gün kala ‘65.000 TL vermezsen olmaz.’ dedi..
Malatya’ya geliyorum memleketim diye ama Malatyalı esnaftan mümkün oldukça alışveriş yapmamaya çalışacağım. İnternet alışverişi ile ihtiyaçlarımı karşılamaya çalışacağım. Ne diyeyim yazıklar olsun...”
Rabbim sonumuzu hayretsin. Bu vaziyetle düzelme imkânımız yok.
Selam, dua ve hürmetle...























