Sözün Gücü Vebaldir, Delilsiz Yazma!

MUAMMER TETİK

30-03-2026 11:13

Bir ülkede iki şey ayakta kalıyorsa, o ülke nefes alır: hukuk ve gerçek gazetecilik. Biri adaleti sağlar, diğeri gerçeği görünür kılar. Ama bu ikisinden biri zayıfladığında, diğeri de anlamını yitirir.

Son günlerde Veysel Tay üzerinden yürütülen tartışmalar, aslında bir kişiden çok daha büyük bir meseleyi gözler önüne seriyor: Biz hâlâ hukuka mı inanıyoruz, yoksa hükmü kalemler mi veriyor?

Ortada bir iddia var. Ciddiye alınmalı mı? Elbette. Araştırılmalı mı? Kesinlikle. Ama en temel soru şu: Bu iddiaların karşısında kim karar verecek?

Hadi söyleyin kim karar verecek!! Sizleri duyar gibiyim doğru, hukuk.

Çünkü hukuk; duyumla değil, delille konuşur. Hukuk; ithamla değil, ispatla ilerler. Ve en önemlisi, hukuk herkese söz hakkı tanır. Savunma hakkı dediğimiz şey, bir formalite değil; adaletin bel kemiğidir.

Veysel Tay’ın “gereken cevabı hukuk önünde vereceğim” çıkışı, önemlidir. Bu cümle, sadece bir savunma değil; aynı zamanda bir çağrıdır: “Gel, hükmü biz değil, hukuk versin.”

Ama görüyoruz ki bazıları bu çağrıya kulak tıkıyor.

Çünkü hukuk delil ister, araştırma ister. Beklemeyi gerektirir. Oysa bazı kalemler önce yazıyorlar, sonra düşünüyorlar. Önce itham ediyorlar, sonra dayanak arıyorlar.

Ve en kıymetsizi, bu yöntemi gazetecilik gibi sunuyorlar.

Oysa hakikat; boşlukları iddialarla doldurmak değil, o boşlukları bilgiyle kapatmaktır. Gazetecilik; “duydum” demek değil, “doğruladım” diyebilmektir. Gazetecilik; birini hedef göstermek değil, gerçeği ortaya koymaktır.

Bugün bazı köşe yazılarına bakıyoruz… Somut veri yok, belge yok, ama ağır ithamlar var. Amaç okuyucuya yön çizmek, bir algı inşa etmek.

Bu, gazetecilik mi yani.

Bu, hukukun alanına müdahaledir.

Çünkü siz delilsiz (deliliniz varsa savcılığa verin) bir ithamı yaydığınızda, aslında yargının yerine geçmeye çalışırsınız. Siz bir insanı savunma hakkı doğmadan mahkûm ettiğinizde, sadece o kişiye değil; hukukun kendisine zarar verirsiniz.

Ve unutulmaması gereken bir nokta:

Hukukun zayıfladığı yerde, en çok gazetecilik zarar görür.

Çünkü gazeteci, tarafsız olmalı, -mış gibi yapmamalı.

Eğer gazetecilik bu zemini terk ederse, geriye sadece kuru gürültü kalır.

Bugün Veysel Tay üzerinden yürüyen tartışma, bize şunu hatırlatmalı:

Hiç kimse köşe yazılarıyla suçlu ilan edilemez, edilmemeli de Hiç kimse sosyal medya yargısıyla mahkûm edilemez. Ve hiç kimse savunma hakkı yok sayılarak “artık sus” denilemez.

Çünkü bu sadece bir kişiye yapılmış haksızlık olmaz.

Bu, doğrudan doğruya hukuka yapılmış bir müdahale olur.

Ez cümle

Gazetecilik gerçeği arar.

Hukuk gerçeği karara bağlar.

İkisi yer değiştirirse ne adalet kalır ne de güven.

Ve o zaman yazılan hiçbir şeyin anlamı olmaz.

DİĞER YAZILARI Çayı Soğutmakta Usta Bir Nesil 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Sessiz Çığlığı: İnsaf 01-01-1970 03:00 İNSAN SADECE YAŞADIĞI KADAR MI VARDIR, YOKSA HİSSETTİĞİ KADAR MI? 01-01-1970 03:00 Alıştık…Demek ki Her Şey Yolunda (!) 01-01-1970 03:00 Bir kopuş yaşıyoruz. Ama adını bir türlü koyamıyoruz 01-01-1970 03:00 Bir Kaldırımın Anlattığı Şehrin Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Değişim Kazandı; Anlam Sessizce Kayboldu 01-01-1970 03:00 Hürmüz Boğazı: Ekonomi ve Psikolojinin Kavşağı 01-01-1970 03:00 Manşetler Yargı Dağıtamaz 01-01-1970 03:00 Trumpizm ve Dünya Düzeni Krizi 01-01-1970 03:00 Kâbe’de hacılar hu der Allah: Bir Viral İlahinin Sosyolojisi 01-01-1970 03:00 Ramazan’da İrade, Modern İnsan ve Toplum 01-01-1970 03:00 Çay, TikTok ve Türkiye’nin Halleri 01-01-1970 03:00 Bir Cümle, İki Duygu 01-01-1970 03:00 Değişen Takvimler, Değişmeyen Şikâyetler 01-01-1970 03:00 SOKAK ÇAĞRISI VE EMEKLİNİN SINAVI 01-01-1970 03:00 Doğurganlık Neden Düştü? 01-01-1970 03:00 İnsanlığın En Büyük Yoksulluğu: Benzerlik  01-01-1970 03:00 Halk Mutfağında Sıkıştı, Raporlarda Her şey Yolunda! 01-01-1970 03:00 Koltuk Büyüdükçe... 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret Tartışmaları: Sonuçları Önceden Bilinen Bir Süreç 01-01-1970 03:00 30 Bin Liralık Seyyanen “Hayal” 01-01-1970 03:00 ŞEHRİN GÖLGELERİ: İBN HALDUN BUGÜN ARAMIZDA OLSA… 01-01-1970 03:00 Türk Toplumu ve Ruh Sağlığı: Sessiz Çığlık 01-01-1970 03:00  Yüzyılın Konut Projesine Neden Bu Kadar Başvuru Var? 01-01-1970 03:00 Emekli olmak ya da olmamak! 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Asgari Ücret Komisyonu ve Sendikaların Rolü  01-01-1970 03:00 Tüketim Kültürünün, Sürekli Olarak Bir şeyler Biriktirmesi 01-01-1970 03:00 Enflasyonu tek haneye indireceğiz söylemi ve toplumsal refleks 01-01-1970 03:00 Free Free Palestine 01-01-1970 03:00 KALABALIKTA BİREYLERİN KONTROLÜNÜ KAYBETMESİ VE SÜRÜ PSİKOLOJİSİ 01-01-1970 03:00 KAPİTALİZM, BOŞ ZAMANI BİLE TÜKETİM ODAKLI HALE GETİRİR 01-01-1970 03:00 YOKSULLUK VE YOKSUNLUK: KENTİN DEZAVANTAJLI VE AZINLIK GRUPLARI 01-01-1970 03:00 Popüler Kültürün Toplum ve Birey Yaşamına Etkileri 01-01-1970 03:00 Sanayileşme ve Toplumsal değişim 01-01-1970 03:00 SUÇ VE TOPLUM 01-01-1970 03:00 KAPİTALİZMİN MABETLERİ: AVM’LER 01-01-1970 03:00 Şehir ve İnsan 01-01-1970 03:00 Bir Paradigma Değişikliği ''Terörsüz Türkiye'' 01-01-1970 03:00 İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE TOPLUMSAL HASSASİYET 01-01-1970 03:00 SAVAŞ VE BARIŞ 01-01-1970 03:00 SAVAŞ SOSYOLOJİSİ VE TOPLUMSAL ETKİLERİ 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE’DE MODERNLEŞME SERÜVENİ: GECEKONDULAŞMADAN TOKİLEŞMEYE 2 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE’DE MODERNLEŞME SERÜVENİ 01-01-1970 03:00 MODERNLEŞME VE AİLE 01-01-1970 03:00