Malatya Lider Gazetesi
HV
18 HAZİRAN Perşembe 13:28

CEBİN DEĞİL, RUHUN DARLIĞI

SEVİM MORDOĞAN GÖĞER
SEVİM MORDOĞAN GÖĞER

Hayat, kimi zaman bir piyango, kimi zaman adil bir alışveriştir. Ancak bu alışverişte her koşulda kazanmaya çalışan, vermekten imtina eden ve sürekli bir eksiklik bilinciyle hareket eden tek bir insan tipi vardır ki; onlardan uzak durmak, insanın kendine yapacağı en büyük iyiliklerden biridir: Cimriler.

Cömertlik evrensel bir yasadır. Burada kastedilen yalnızca maddi cömertlik değildir. Zamanın cömertliği, ilginin cömertliği, bilginin ve şefkatin cömertliği de en az para kadar belirleyicidir. Hani bazı insanlar vardır; ne olursa olsun güzel görünürler… Sempatik, güler yüzlü, sıcakkanlıdırlar. İşte onların güzelliği, dış görünüşlerinden değil, ruhlarının cömertliğinden gelir.

İnsanların maddi durumu değişebilir; eli dar olabilir, bu bir kusur değildir. Ancak sözünü ettiğimiz cimrilik, cebin darlığı değil, ruhun darlığıdır. Asıl sorun, imkânı olduğu hâlde vermeyen, paylaşmayan, eksiltmekten korkan zihniyettir. Cimrilik yalnızca parayı tutmakla kalmaz; bir virüs gibi insanın tüm yaşam felsefesine sızar.

Kısır Bir Döngü: Duygusal ve Maddi Yoksunluk

Cimri insan, parayı tuttuğu gibi sevgisini de kısar; güvenini kısar, zamanını kısar, emeğini kısar. Onlarla kurulan her ilişki, bir tarafın sürekli veren, diğer tarafın ise sürekli hesap yapan olduğu bozuk bir dengeye dayanır. Bu ilişkilerde insan, farkında olmadan değersiz hissettirilmeye başlar. Çünkü cimrinin dünyasında hiçbir şeyin, hatta insan ilişkilerinin bile gerçek bir kıymeti yoktur.

Dahası, bu insanlar sürekli yakınır; ağlar, sızlanır, şikâyet eder. En küçük harcamayı büyük bir fedakârlık gibi anlatır, en basit paylaşımı bir lütuf sayar. Derinlerde yatan şey ise sürekli alma ihtiyacıdır. Onlar, saklanması gereken değerleri —sevgi, güven, vefa— hoyratça tüketir; harcanması gerekeni —para, zaman, çaba— ise titizlikle saklar. Bu ironik çelişki, kişiliği aşındırır. Cebinden harcamamak için karakterinden harcar.

İkili İlişkinin Gizli Zehri: Çıkarcılık ve Kıskançlık

Cimriliğin en zehirli hâli, ikili ilişkilerde ortaya çıkar. Bu kişiler için her adım bir yatırımdır, her paylaşım bir maliyet kalemidir. Felsefeleri nettir: “Bin almayacaksam, bir vermem.” Sevgi de bu hesaba dâhildir, destek de, takdir de… Duygusal bir kazanç sağlamayacaksa, yanınızda durmazlar.

Bu bakış açısı, onların başkalarının mutluluğuyla kurduğu ilişkiyi de açıklar. Cimri insan, başkasının başarısını, güzelliğini, huzurunu tehdit olarak algılar. Kendinden fazla olana tahammül edemez; kıskanır, hatta düşmanlaşır. Çünkü başkasının sahip olduğu her şey, onun gözünde kendi kaybıdır.

Bu korkak ve sinsi yaşam biçimi, insanı sözünün eri olmaktan da alıkoyar. Dürüstlük ve vefa, bedel gerektirir. O bedel ise cimrinin en çok kaçtığı şeydir. Bu yüzden namertlik, çoğu zaman cimriliğin doğal sonucudur.

Kendinize Bir İyilik Yapın

Unutmayın, cimrilik bir karakter kusurudur.

Eğer etrafınızda sürekli hesap yapan, ruhu dar, size değer değil eksiklik hissi veren insanlar varsa, kendinize büyük bir iyilik yapın: Onları hayatınızdan çıkarın. İlişkinizdeki zehirli bağı kesin.

Cebiniz dar olabilir; bu önemli değil. Yürek genişliği, cüzdan kalınlığından çok daha kıymetlidir. Sahip olduğunuz sevgiyi, zamanı ve takdiri cömertçe paylaşabiliyorsanız, zaten zenginsinizdir. Çünkü hayatın gerçek bereketi, verenin elinde saklıdır.

Yüreği geniş, cömert insanları seçin.

Zira cimriler, hayatınızdaki neşeyi de bereketi de sessizce kuruturlar.

 

YORUMLAR