Bir Kaldırımın Anlattığı Şehrin Hikâyesi

MUAMMER TETİK

13-04-2026 11:01

Şehir dediğimiz şey, ilk bakışta insanı etkileyen binalar, ihtişamlı cepheler ve geniş meydanlarla anlatılmaya çalışılır. Oysa bunlar, bir şehrin sadece görünen yüzüdür. Ancak şehri hakikaten anlamak isteyen kişi, başını kaldırıp binalara bakmak yerine, bakışını yere indirmelidir. Çünkü şehrin ruhu, en çok ayağının altındaki detaylarda saklıdır. İşte bu noktada karşımıza çıkan en mühim unsur: kaldırımlar.

Kaldırım, basit bir altyapı unsuru gibi görünse de aslında şehir sosyolojisinin en görünür kısmıdır. Zira kaldırımın bir kamusal niteliği vardır. Bir şehirde kaldırımın kalitesi, o şehirde yaşayan bireyin ne kadar dikkate alındığının açık bir göstergesidir. Bu durum, aynı zamanda yöneticilerin zihniyet dünyasını ve şehre bakışını da ifşa eder.

Şimdi bu çerçevede, Malatya’ya ve bilhassa Kışla Caddesi’ne bakalım. Bu cadde, teorik olarak şehrin kalbi gibidir. İnsanların yürürken huzur bulduğu, esnafın nefes aldığı, sosyal etkileşimin yoğunlaştığı bir mekân olması beklenir. Fakat bugün geldiğimiz noktada, bu cadde farklı bir meseleyle gündeme gelmektedir: yapılan yeni kaldırımlar.

Yeni yapılmış olmasına rağmen bu kaldırımlar ne estetik açıdan ne de işçilik bakımından tatmin edici görünmektedir. Taşların döşenme biçimi yanlış, hizalama noksan, bütünlük zayıf, intizam ise neredeyse yok hükmündedir. Bu durum, kent estetiği ve mekânsallık açısından ciddi bir problem teşkil eder.

Oysa çağdaş şehircilik anlayışı, “yaya dostu kent” paradigması üzerine inşa edilmektedir. Kaldırımlar sadece fiziksel bir zemin değil; aynı zamanda sosyal ilişkilerin üretildiği bir sahadır. İnsanlar burada yürür, durur, karşılaşır, sosyalleşir. Yani kaldırım, toplumsal hayatın mikro düzeydeki en canlı mekânlarından biridir.

Şehir planlamasında insan odaklılıktan ziyade araç odaklı bir zihniyet hâkim olursa o şehirde yaşam kalitesi düşer. Bu, sosyolojik olarak da kentteki aidiyet duygusunu zayıflatır.

Malatya gibi deprem sonrası yeniden inşa sürecinde olan bir şehirde ise bu mesele daha da ehemmiyet arz eder. Çünkü her yapılan müdahale, şehrin geleceğini şekillendiren bir yapı taşıdır.

Kışla Caddesi’ndeki durum bize şunu açıkça söylüyor: Plan mevcut olabilir, ama vizyon eksik. Vatandaşın tepkisi, yalnızca estetik bir beğenmezlik değildir. Bu, aynı zamanda bir saygı talebidir. İnsanlar, yaşadıkları şehrin kendilerine yakışır bir biçimde düzenlenmesini istemektedir. Bu talep ne abartılıdır ne de imkânsızdır.

İyi bir kaldırım; yalnızca düzgün döşenmiş taşlardan ibaret değildir. Engelli bireylerin erişimine uygun olmalı, yağmur suyunu tahliye edebilmeli, yürüyen kişiyi yormamalı ve estetik açıdan göze hitap etmelidir. Yani hem fonksiyonel hem de estetik olmalıdır. Bu bir lüks değil, bilakis zaruriyettir.

Bu noktada yapılması gereken şey gayet net: “Yaptık, oldu” anlayışını terk edip, “Hakikaten olmuş mu?” sualini sormak. Eğer cevap menfi ise, tereddüt etmeden yeniden yapmak. Zira hatalı bir işi müdafaa etmek, o hatayı derinleştirmekten başka bir netice vermez.

Malatya buna layıktır. Kışla Caddesi buna layıktır. Ve en mühimi, bu şehirde yaşayan insanlar buna layıktır.

Unutulmamalıdır ki şehirler, büyük projelerle değil; küçük detaylarla kazanır ya da kaybeder. Bazen bir kaldırım, bir şehrin bütün vizyonunun özeti olur. Malatya’da bugün görülen bu manzara ise henüz arzu edilen seviyede olmadığını göstermektedir.

 

DİĞER YAZILARI TOPLUMSAL MESAFELERİ GÖRÜNÜR KILAN KELİMELER 01-01-1970 03:00 Dur Bir Dakika İnsan! 01-01-1970 03:00 Siyasetin Mukaddesatı Kendine Benzetme Çabası 01-01-1970 03:00 Modern Şehirlerin Gölgesinde Unutulan İnsanlık Borcu 01-01-1970 03:00 Çayı Soğutmakta Usta Bir Nesil 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Sessiz Çığlığı: İnsaf 01-01-1970 03:00 İNSAN SADECE YAŞADIĞI KADAR MI VARDIR, YOKSA HİSSETTİĞİ KADAR MI? 01-01-1970 03:00 Alıştık…Demek ki Her Şey Yolunda (!) 01-01-1970 03:00 Bir kopuş yaşıyoruz. Ama adını bir türlü koyamıyoruz 01-01-1970 03:00 Değişim Kazandı; Anlam Sessizce Kayboldu 01-01-1970 03:00 Sözün Gücü Vebaldir, Delilsiz Yazma! 01-01-1970 03:00 Hürmüz Boğazı: Ekonomi ve Psikolojinin Kavşağı 01-01-1970 03:00 Manşetler Yargı Dağıtamaz 01-01-1970 03:00 Trumpizm ve Dünya Düzeni Krizi 01-01-1970 03:00 Kâbe’de hacılar hu der Allah: Bir Viral İlahinin Sosyolojisi 01-01-1970 03:00 Ramazan’da İrade, Modern İnsan ve Toplum 01-01-1970 03:00 Çay, TikTok ve Türkiye’nin Halleri 01-01-1970 03:00 Bir Cümle, İki Duygu 01-01-1970 03:00 Değişen Takvimler, Değişmeyen Şikâyetler 01-01-1970 03:00 SOKAK ÇAĞRISI VE EMEKLİNİN SINAVI 01-01-1970 03:00 Doğurganlık Neden Düştü? 01-01-1970 03:00 İnsanlığın En Büyük Yoksulluğu: Benzerlik  01-01-1970 03:00 Halk Mutfağında Sıkıştı, Raporlarda Her şey Yolunda! 01-01-1970 03:00 Koltuk Büyüdükçe... 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret Tartışmaları: Sonuçları Önceden Bilinen Bir Süreç 01-01-1970 03:00 30 Bin Liralık Seyyanen “Hayal” 01-01-1970 03:00 ŞEHRİN GÖLGELERİ: İBN HALDUN BUGÜN ARAMIZDA OLSA… 01-01-1970 03:00 Türk Toplumu ve Ruh Sağlığı: Sessiz Çığlık 01-01-1970 03:00  Yüzyılın Konut Projesine Neden Bu Kadar Başvuru Var? 01-01-1970 03:00 Emekli olmak ya da olmamak! 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Asgari Ücret Komisyonu ve Sendikaların Rolü  01-01-1970 03:00 Tüketim Kültürünün, Sürekli Olarak Bir şeyler Biriktirmesi 01-01-1970 03:00 Enflasyonu tek haneye indireceğiz söylemi ve toplumsal refleks 01-01-1970 03:00 Free Free Palestine 01-01-1970 03:00 KALABALIKTA BİREYLERİN KONTROLÜNÜ KAYBETMESİ VE SÜRÜ PSİKOLOJİSİ 01-01-1970 03:00 KAPİTALİZM, BOŞ ZAMANI BİLE TÜKETİM ODAKLI HALE GETİRİR 01-01-1970 03:00 YOKSULLUK VE YOKSUNLUK: KENTİN DEZAVANTAJLI VE AZINLIK GRUPLARI 01-01-1970 03:00 Popüler Kültürün Toplum ve Birey Yaşamına Etkileri 01-01-1970 03:00 Sanayileşme ve Toplumsal değişim 01-01-1970 03:00 SUÇ VE TOPLUM 01-01-1970 03:00 KAPİTALİZMİN MABETLERİ: AVM’LER 01-01-1970 03:00 Şehir ve İnsan 01-01-1970 03:00 Bir Paradigma Değişikliği ''Terörsüz Türkiye'' 01-01-1970 03:00 İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE TOPLUMSAL HASSASİYET 01-01-1970 03:00 SAVAŞ VE BARIŞ 01-01-1970 03:00 SAVAŞ SOSYOLOJİSİ VE TOPLUMSAL ETKİLERİ 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE’DE MODERNLEŞME SERÜVENİ: GECEKONDULAŞMADAN TOKİLEŞMEYE 2 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE’DE MODERNLEŞME SERÜVENİ 01-01-1970 03:00 MODERNLEŞME VE AİLE 01-01-1970 03:00