Enflasyonu tek haneye indireceğiz söylemi ve toplumsal refleks

MUAMMER TETİK

13-10-2025 08:17

Enflasyonu tek haneye indireceğiz” ifadesi teknik olarak orta vadeli bir hedef,
ama siyasi olarak zam dönemlerine ait beklentileri yumuşatma işlevine yöneliktir.

Ocak ayında memur, emekli ve asgari ücret gibi geniş kitlelerin maaşlarına zam yapılacaktır. Dolayısıyla hükümetin enflasyon mesajları, beklentileri yönlendirme amacı taşır: “Yakında rahatlama olacak, enflasyon kontrol altına alınacak” diyerek zam talepleri sınırlı tutmak istenmektedir.

Tek haneli enflasyon hedefi, mevcut gidişatla kısa vadede (örneğin 2025/2026 yıllarında) oldukça zor görünüyor. Enflasyon hâlen çok yüksek, tek hane için 2027 yılı dördüncü çeyrek daha gerçekçi olabilir.

Ancak tüm olumsuzluklara rağmen bu söylem, ekonomik güveni yeniden tesis etme amacı da taşır.
Yani hükümet veya ekonomi yönetimi şunu demek istiyor:

Enflasyon kontrol altına alınacak, fiyat istikrarı sağlanacak, ekonomi normale dönülecek.

Bu şekilde:

Yatırımcıya “ekonomi planlı ilerliyor” mesajı verilir.

Vatandaşın “fiyatlar daha da artacak” endişesi azaltılmaya çalışılır.

Piyasalarda enflasyon beklentileri düşürülmeye çalışılır.

Ekonominin kötü olduğu durumlarda halkın morali düşük olur, güven kaybı hızla yayılır.
“Enflasyonu tek haneye indireceğiz” ifadesi:

Umudu diri tutar,

“Bir hedef var” duygusu oluşturur,

Toplumun “bekleme ve sabretme” refleksini güçlendirir.

Yani bu, aynı zamanda bir kolektif psikolojik yönetim aracıdır.

“Tek hane” ifadesi, sembolik olarak normalliğe dönüş ve rahatlama anlamı da taşır.
Bu yüzden söylem, halkta şu duyguları uyandırmayı hedefler:

“Bir hedef var, sistem plansız değil,”

“Yakında düzelme olacak,”

“Biraz daha dayanırsak geçecek.”

Ekonomik kriz dönemlerinde hükümetlerin en güçlü aracı çoğu zaman umut yönetimidir.
Bu ifade, tıpkı “istikrar”, “mücadele”, “kararlılık” gibi kavramlarla birlikte kullanılarak psikolojik bir istikrar duygusu üretir.

Bu durum toplumda bir süreliğine iyimser tutum geliştirir; ancak gerçekleşmeyen vaatler bu moralleri tamamen tüketebilir.

Ekonomik krizler çoğu zaman sadece maddi değil, manevi açıklamalarla da yorumlanır.
Siyaset dili bu eğilimi iyi kullanır.
“Enflasyonu tek haneye indireceğiz” gibi vaatler, çoğu zaman şu duygusal çerçeveyle de sunulur:

“Bu bir imtihan.”

“Birlik olursak başarırız.”

“Geçmişte de zorluklar yaşadık, şimdi de aşacağız.”

Yani ekonomik söylem, bir tür toplumsal kader anlatısına dönüştürülür.
Bu da vatandaşın ekonomik krizi ahlaki ya da milli bir mücadele olarak görmesine yol açar.

Sonuç olarak bu tarz söylemlerde, bir kesim yatışırken, diğer kesim ise daha da tepkili hale gelebilir.

 

 

 

 

 

 

DİĞER YAZILARI TOPLUMSAL MESAFELERİ GÖRÜNÜR KILAN KELİMELER 01-01-1970 03:00 Dur Bir Dakika İnsan! 01-01-1970 03:00 Siyasetin Mukaddesatı Kendine Benzetme Çabası 01-01-1970 03:00 Modern Şehirlerin Gölgesinde Unutulan İnsanlık Borcu 01-01-1970 03:00 Çayı Soğutmakta Usta Bir Nesil 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Sessiz Çığlığı: İnsaf 01-01-1970 03:00 İNSAN SADECE YAŞADIĞI KADAR MI VARDIR, YOKSA HİSSETTİĞİ KADAR MI? 01-01-1970 03:00 Alıştık…Demek ki Her Şey Yolunda (!) 01-01-1970 03:00 Bir kopuş yaşıyoruz. Ama adını bir türlü koyamıyoruz 01-01-1970 03:00 Bir Kaldırımın Anlattığı Şehrin Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Değişim Kazandı; Anlam Sessizce Kayboldu 01-01-1970 03:00 Sözün Gücü Vebaldir, Delilsiz Yazma! 01-01-1970 03:00 Hürmüz Boğazı: Ekonomi ve Psikolojinin Kavşağı 01-01-1970 03:00 Manşetler Yargı Dağıtamaz 01-01-1970 03:00 Trumpizm ve Dünya Düzeni Krizi 01-01-1970 03:00 Kâbe’de hacılar hu der Allah: Bir Viral İlahinin Sosyolojisi 01-01-1970 03:00 Ramazan’da İrade, Modern İnsan ve Toplum 01-01-1970 03:00 Çay, TikTok ve Türkiye’nin Halleri 01-01-1970 03:00 Bir Cümle, İki Duygu 01-01-1970 03:00 Değişen Takvimler, Değişmeyen Şikâyetler 01-01-1970 03:00 SOKAK ÇAĞRISI VE EMEKLİNİN SINAVI 01-01-1970 03:00 Doğurganlık Neden Düştü? 01-01-1970 03:00 İnsanlığın En Büyük Yoksulluğu: Benzerlik  01-01-1970 03:00 Halk Mutfağında Sıkıştı, Raporlarda Her şey Yolunda! 01-01-1970 03:00 Koltuk Büyüdükçe... 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret Tartışmaları: Sonuçları Önceden Bilinen Bir Süreç 01-01-1970 03:00 30 Bin Liralık Seyyanen “Hayal” 01-01-1970 03:00 ŞEHRİN GÖLGELERİ: İBN HALDUN BUGÜN ARAMIZDA OLSA… 01-01-1970 03:00 Türk Toplumu ve Ruh Sağlığı: Sessiz Çığlık 01-01-1970 03:00  Yüzyılın Konut Projesine Neden Bu Kadar Başvuru Var? 01-01-1970 03:00 Emekli olmak ya da olmamak! 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Asgari Ücret Komisyonu ve Sendikaların Rolü  01-01-1970 03:00 Tüketim Kültürünün, Sürekli Olarak Bir şeyler Biriktirmesi 01-01-1970 03:00 Free Free Palestine 01-01-1970 03:00 KALABALIKTA BİREYLERİN KONTROLÜNÜ KAYBETMESİ VE SÜRÜ PSİKOLOJİSİ 01-01-1970 03:00 KAPİTALİZM, BOŞ ZAMANI BİLE TÜKETİM ODAKLI HALE GETİRİR 01-01-1970 03:00 YOKSULLUK VE YOKSUNLUK: KENTİN DEZAVANTAJLI VE AZINLIK GRUPLARI 01-01-1970 03:00 Popüler Kültürün Toplum ve Birey Yaşamına Etkileri 01-01-1970 03:00 Sanayileşme ve Toplumsal değişim 01-01-1970 03:00 SUÇ VE TOPLUM 01-01-1970 03:00 KAPİTALİZMİN MABETLERİ: AVM’LER 01-01-1970 03:00 Şehir ve İnsan 01-01-1970 03:00 Bir Paradigma Değişikliği ''Terörsüz Türkiye'' 01-01-1970 03:00 İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE TOPLUMSAL HASSASİYET 01-01-1970 03:00 SAVAŞ VE BARIŞ 01-01-1970 03:00 SAVAŞ SOSYOLOJİSİ VE TOPLUMSAL ETKİLERİ 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE’DE MODERNLEŞME SERÜVENİ: GECEKONDULAŞMADAN TOKİLEŞMEYE 2 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE’DE MODERNLEŞME SERÜVENİ 01-01-1970 03:00 MODERNLEŞME VE AİLE 01-01-1970 03:00