Halk Mutfağında Sıkıştı, Raporlarda Her şey Yolunda!

MUAMMER TETİK

05-01-2026 10:31

Siyaset bir oyundur. Ama oyun alanı halkın mutfak masasıdır. Bugün markete girdiğinizde fiyatların dünden farklı olduğunu görüp, gözleriniz yuvalarından fırlıyor. Faturayı açıyorsunuz, cebinizdeki para eksiliyor. Kira, elektrik, doğalgaz… Her şey bir bir yutuyor cebinizi. Ve soruyorsunuz: “Bu tablo Cumhurbaşkanı Erdoğan’a eksiksiz ulaşıyor mu?”

Cevap: Çoğu zaman hayır. Sahadaki gerçekler, araya giren milletvekilleri ve il başkanları tarafından filtreleniyor. Bazıları diyor ki: “Olumsuz haberleri iletmek zor. Hem bize de yararı yok.” Yani halk “Vay canına, geçim zorlaştı!” derken, raporlarda “Her şey yolunda” yazıyor. Kısa vadede konforlu olabilir ama uzun vadede, bakarsınız seçim günü kabak gibi patlar.

Bir de ekonomik gerekçe var: Enflasyon daha çok yükselir, bütçe daralır. “Düşük zam yapıyoruz, çünkü enflasyon yükselmesin” deniyor. Mantık burada bitmiyor. Strateji başka bir yerde başlıyor: Seçime iki yıl var, şimdilik düşük zam, seçim zamanı yüksek zam! Halk bugün sıkıntıda, mutfak dar, ama raporlarda hâlâ “kontrol altında” gözüküyor. 

Strateji belli: 

Sabır şimdi, ödül seçim zamanı. Yani bugün kemer sıkılıyor, seçim zamanı “Bakın, sizi düşündük, size iyi yaptık!” denilecek.

Ayrıca iktidar rahat. Kendi yaptırdığı anketlerde hâlâ önde olduklarını görüyor. Evet, sahada insanlar “Geçinemiyoruz” diyor; ama anketlerde hâlâ önde çıkıyorlar. Demek ki raporlar, halkın gerçek sesini değil, yönetim için güvenli sesleri yansıtıyor.

Ülkenin Cumhurbaşkanı sahadan gelen sesin doğru ve hızlı olmasını ister. Ama bugün gelinen noktada, filtrelenmiş bilgilerle alınan kararlar, toplumda biriken hoşnutsuzluğu görmezden gelmeye yol açıyor. Düşük zamlar, vatandaş için nefes alma imkânı sunmuyor; ama raporlarda “kontrol altında” gözüküyor. İşte burada yanlış okuma başlıyor.

Şimdi gelin seçim boyutuna bakalım: Sessizlik, rıza anlamına gelmez. Vatandaş sessiz kaldığı sürede öfkesi birikiyor. Sandık günü ise konuşuyor. Sessiz kalan vatandaş, çoğu zaman sandıkta konuşur ve kısa süreli sabrı, uzun süreli hoşnutsuzluğa dönüşebilir.

Milletvekilleri ve il başkanlarının asli görevi burada devreye giriyor: Olumlu haber taşımak kadar, kötü haberleri de cesurca aktarmak. Kötü haber saklanırsa, lider sahadaki gerçekleri göremez. Gerçekleri görmekse siyasetin sağlıklı işleyişinin şartı.

Düşük zamlar, ekonomik gerekçelerle açıklanabilir; seçim stratejisi gereği makul görülebilir. Ama sessiz kalan vatandaşın birikmiş hoşnutsuzluğu, zamanında iletilmezse sandıkta sert şekilde geri döner. Halk konuşur, sandık dinler… ve sandık, ertelenmiş zamları affetmez.

Ve unutmayın: Siyaset bir oyun. Ama eğer oyun alanı halkın mutfak masasıysa, halkın yüzündeki tebessüm ve mutfaktaki eksik, tek başına rakamlardan daha gerçek bir göstergedir.

DİĞER YAZILARI TOPLUMSAL MESAFELERİ GÖRÜNÜR KILAN KELİMELER 01-01-1970 03:00 Dur Bir Dakika İnsan! 01-01-1970 03:00 Siyasetin Mukaddesatı Kendine Benzetme Çabası 01-01-1970 03:00 Modern Şehirlerin Gölgesinde Unutulan İnsanlık Borcu 01-01-1970 03:00 Çayı Soğutmakta Usta Bir Nesil 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Sessiz Çığlığı: İnsaf 01-01-1970 03:00 İNSAN SADECE YAŞADIĞI KADAR MI VARDIR, YOKSA HİSSETTİĞİ KADAR MI? 01-01-1970 03:00 Alıştık…Demek ki Her Şey Yolunda (!) 01-01-1970 03:00 Bir kopuş yaşıyoruz. Ama adını bir türlü koyamıyoruz 01-01-1970 03:00 Bir Kaldırımın Anlattığı Şehrin Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Değişim Kazandı; Anlam Sessizce Kayboldu 01-01-1970 03:00 Sözün Gücü Vebaldir, Delilsiz Yazma! 01-01-1970 03:00 Hürmüz Boğazı: Ekonomi ve Psikolojinin Kavşağı 01-01-1970 03:00 Manşetler Yargı Dağıtamaz 01-01-1970 03:00 Trumpizm ve Dünya Düzeni Krizi 01-01-1970 03:00 Kâbe’de hacılar hu der Allah: Bir Viral İlahinin Sosyolojisi 01-01-1970 03:00 Ramazan’da İrade, Modern İnsan ve Toplum 01-01-1970 03:00 Çay, TikTok ve Türkiye’nin Halleri 01-01-1970 03:00 Bir Cümle, İki Duygu 01-01-1970 03:00 Değişen Takvimler, Değişmeyen Şikâyetler 01-01-1970 03:00 SOKAK ÇAĞRISI VE EMEKLİNİN SINAVI 01-01-1970 03:00 Doğurganlık Neden Düştü? 01-01-1970 03:00 İnsanlığın En Büyük Yoksulluğu: Benzerlik  01-01-1970 03:00 Koltuk Büyüdükçe... 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret Tartışmaları: Sonuçları Önceden Bilinen Bir Süreç 01-01-1970 03:00 30 Bin Liralık Seyyanen “Hayal” 01-01-1970 03:00 ŞEHRİN GÖLGELERİ: İBN HALDUN BUGÜN ARAMIZDA OLSA… 01-01-1970 03:00 Türk Toplumu ve Ruh Sağlığı: Sessiz Çığlık 01-01-1970 03:00  Yüzyılın Konut Projesine Neden Bu Kadar Başvuru Var? 01-01-1970 03:00 Emekli olmak ya da olmamak! 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Asgari Ücret Komisyonu ve Sendikaların Rolü  01-01-1970 03:00 Tüketim Kültürünün, Sürekli Olarak Bir şeyler Biriktirmesi 01-01-1970 03:00 Enflasyonu tek haneye indireceğiz söylemi ve toplumsal refleks 01-01-1970 03:00 Free Free Palestine 01-01-1970 03:00 KALABALIKTA BİREYLERİN KONTROLÜNÜ KAYBETMESİ VE SÜRÜ PSİKOLOJİSİ 01-01-1970 03:00 KAPİTALİZM, BOŞ ZAMANI BİLE TÜKETİM ODAKLI HALE GETİRİR 01-01-1970 03:00 YOKSULLUK VE YOKSUNLUK: KENTİN DEZAVANTAJLI VE AZINLIK GRUPLARI 01-01-1970 03:00 Popüler Kültürün Toplum ve Birey Yaşamına Etkileri 01-01-1970 03:00 Sanayileşme ve Toplumsal değişim 01-01-1970 03:00 SUÇ VE TOPLUM 01-01-1970 03:00 KAPİTALİZMİN MABETLERİ: AVM’LER 01-01-1970 03:00 Şehir ve İnsan 01-01-1970 03:00 Bir Paradigma Değişikliği ''Terörsüz Türkiye'' 01-01-1970 03:00 İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE TOPLUMSAL HASSASİYET 01-01-1970 03:00 SAVAŞ VE BARIŞ 01-01-1970 03:00 SAVAŞ SOSYOLOJİSİ VE TOPLUMSAL ETKİLERİ 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE’DE MODERNLEŞME SERÜVENİ: GECEKONDULAŞMADAN TOKİLEŞMEYE 2 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE’DE MODERNLEŞME SERÜVENİ 01-01-1970 03:00 MODERNLEŞME VE AİLE 01-01-1970 03:00