KAHKAHA UĞRUNA HARCANAN ORTAK DEĞERLER MESELESİ

MUAMMER TETİK

06-07-2026 11:29

Deniz Göktaş’ın stand-up gösterisiyle başlayan tartışma, aslında bir komedyenin sahnede söylediği birkaç cümleden ibaret değil. Mesele çok daha derinde. Mesele, bu toplumun kutsallarıyla, sınırlarıyla, hürmet duygusuyla ve en önemlisi de “özgürlük” kelimesine yüklediği keyfî manalarla ilgilidir.

Şunu en baştan söyleyelim: İnsanların mukaddesatı, dini değerleri, Kur’an-ı Kerim’i, inancı, ibadeti, mezhebi, kimliği; hiç kimsenin sahne malzemesi, kahkaha aparatı, alay konusu olamayacak kadar mühimdir. Buna “cesur mizah” denmez. Buna “tabu yıkmak” denmez. Buna “özgürlük” hiç denmez. Çünkü özgürlük, başkasının kalbine basarak kendine alkış devşirmek değildir.

Sosyoloji bize şunu öğretti: Her toplumun sembolik sınırları vardır. Bu sınırlar bazen kanunla çizilmez; örfle, vicdanla, edep duygusuyla, müşterek hafızayla çizilir. Durkheim’ın “kolektif bilinç” dediği şey biraz da budur. Toplumu toplum yapan yalnızca kurumlar, yollar, binalar, seçimler değildir. Toplumu toplum yapan, insanların ortak değerleridir. O değerler hoyratça çiğnendiğinde, yalnızca bir fikir tartışması çıkmaz; cemiyetin sinir uçlarına dokunulur.

Bugün bazıları çıkıp “Mizahın görevi dokunulmazlara dokunmaktır” diyor. Güzel cümle. Kulağa entelektüel de geliyor. Fakat mesele şu: Bu cümle herkes için aynı cesaretle kuruluyor mu? Atatürk söz konusu olduğunda da mı böyle? Başka kimlikler, inançlar söz konusu olduğunda da mı “mizah dokunulmaza dokunur” deniliyor? Yoksa iş müslümanların mukaddesatına gelince mi birdenbire özgürlük havariliği başlıyor?

Ahmet Hakan bu haftaki yazısında işaret ettiği esas mesele de tam burada duruyor: Bizde özgürlük çoğu zaman ilke değil, mahalle refleksidir. Kendi kutsalına gelince kıyameti koparanlar, başkasının kutsalına gelince “canım mizah bu” rahatlığına sığınıyor. Kendi mahrem alanına dokunulunca “nefret söylemi” diyenler, başkasının inancı incitilince “ifade hürriyeti” nutku atıyor. İşte bunun adı özgürlük değil, çifte standarttır. Daha eski tabirle riyakârlıktır.

Burada şu ayrımı da unutmamak gerekir: Mizah elbette toplumu eleştirebilir. İktidarı, kibri, yozlaşmayı, sahtekârlığı, istismarı hedef alabilir. Hatta almalıdır. Fakat bir dinin kutsal kitabını, insanların ibadetini, inançla kurduğu mahrem bağı alay konusu yapmak başka bir şeydir. Bu, mizahın zekâsı değil; edebin iflasıdır.

Modern toplumlarda buna “sembolik şiddet” denir. Yani bir grubun en derin değerlerini aşağılayarak, onun kamusal alandaki haysiyetini zedelemek. İnsanlar yalnızca ekmekle yaşamaz. İnsanlar haysiyetle, aidiyetle, inançla, hafızayla da yaşar. Siz o hafızayı sahnede kahkaha uğruna örselerseniz, sonra da “ama ben özgürüm” diyerek işin içinden çıkamazsınız.

Evet, bir toplumda mizah olmalı, eleştiri olmalı, söz de olmalı, itiraz da olmalı. Ama her şeyden önce bir ölçü olmalı. O ölçünün adı bazen edep, bazen izan, bazen saygıdır. Bu kelimeler eski görünebilir; fakat cemiyet hayatını ayakta tutan asıl sütunlar biraz da bunlardır.

Bize bugün lazım olan şey, sınırsız mizah masalı değil; başkasının mukaddesatına da kendi mukaddesatımız kadar saygı gösterecek bir ahlâktır.

Çünkü kutsalına göre özgürlükçü olanın özgürlük dersi vermeye hakkı yoktur.

Ve hiç kimse kusura bakmasın: İnanca hakareti, Kur’an’la alayı, dini değerleri sahne şakasına çevirmeyi “mizah özgürlüğü” diye pazarlamak, bu toplumun vicdanında karşılık bulmaz.

 

DİĞER YAZILARI TOPLUMSAL HAFIZA YENİLİĞE NEDEN SÜREKLİ DİRENİYOR? 01-01-1970 03:00 DUMAN, MEKÂNIN RUHUNU DA KİRLETİR 01-01-1970 03:00 MÜHENDİSLİK ÇAĞINDA KAYBOLAN CEMİYET 01-01-1970 03:00 TOPLUMSAL MESAFELERİ GÖRÜNÜR KILAN KELİMELER 01-01-1970 03:00 Dur Bir Dakika İnsan! 01-01-1970 03:00 Siyasetin Mukaddesatı Kendine Benzetme Çabası 01-01-1970 03:00 Modern Şehirlerin Gölgesinde Unutulan İnsanlık Borcu 01-01-1970 03:00 Çayı Soğutmakta Usta Bir Nesil 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Sessiz Çığlığı: İnsaf 01-01-1970 03:00 İNSAN SADECE YAŞADIĞI KADAR MI VARDIR, YOKSA HİSSETTİĞİ KADAR MI? 01-01-1970 03:00 Alıştık…Demek ki Her Şey Yolunda (!) 01-01-1970 03:00 Bir kopuş yaşıyoruz. Ama adını bir türlü koyamıyoruz 01-01-1970 03:00 Bir Kaldırımın Anlattığı Şehrin Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Değişim Kazandı; Anlam Sessizce Kayboldu 01-01-1970 03:00 Sözün Gücü Vebaldir, Delilsiz Yazma! 01-01-1970 03:00 Hürmüz Boğazı: Ekonomi ve Psikolojinin Kavşağı 01-01-1970 03:00 Manşetler Yargı Dağıtamaz 01-01-1970 03:00 Trumpizm ve Dünya Düzeni Krizi 01-01-1970 03:00 Kâbe’de hacılar hu der Allah: Bir Viral İlahinin Sosyolojisi 01-01-1970 03:00 Ramazan’da İrade, Modern İnsan ve Toplum 01-01-1970 03:00 Çay, TikTok ve Türkiye’nin Halleri 01-01-1970 03:00 Bir Cümle, İki Duygu 01-01-1970 03:00 Değişen Takvimler, Değişmeyen Şikâyetler 01-01-1970 03:00 SOKAK ÇAĞRISI VE EMEKLİNİN SINAVI 01-01-1970 03:00 Doğurganlık Neden Düştü? 01-01-1970 03:00 İnsanlığın En Büyük Yoksulluğu: Benzerlik  01-01-1970 03:00 Halk Mutfağında Sıkıştı, Raporlarda Her şey Yolunda! 01-01-1970 03:00 Koltuk Büyüdükçe... 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret Tartışmaları: Sonuçları Önceden Bilinen Bir Süreç 01-01-1970 03:00 30 Bin Liralık Seyyanen “Hayal” 01-01-1970 03:00 ŞEHRİN GÖLGELERİ: İBN HALDUN BUGÜN ARAMIZDA OLSA… 01-01-1970 03:00 Türk Toplumu ve Ruh Sağlığı: Sessiz Çığlık 01-01-1970 03:00  Yüzyılın Konut Projesine Neden Bu Kadar Başvuru Var? 01-01-1970 03:00 Emekli olmak ya da olmamak! 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Asgari Ücret Komisyonu ve Sendikaların Rolü  01-01-1970 03:00 Tüketim Kültürünün, Sürekli Olarak Bir şeyler Biriktirmesi 01-01-1970 03:00 Enflasyonu tek haneye indireceğiz söylemi ve toplumsal refleks 01-01-1970 03:00 Free Free Palestine 01-01-1970 03:00 KALABALIKTA BİREYLERİN KONTROLÜNÜ KAYBETMESİ VE SÜRÜ PSİKOLOJİSİ 01-01-1970 03:00 KAPİTALİZM, BOŞ ZAMANI BİLE TÜKETİM ODAKLI HALE GETİRİR 01-01-1970 03:00 YOKSULLUK VE YOKSUNLUK: KENTİN DEZAVANTAJLI VE AZINLIK GRUPLARI 01-01-1970 03:00 Popüler Kültürün Toplum ve Birey Yaşamına Etkileri 01-01-1970 03:00 Sanayileşme ve Toplumsal değişim 01-01-1970 03:00 SUÇ VE TOPLUM 01-01-1970 03:00 KAPİTALİZMİN MABETLERİ: AVM’LER 01-01-1970 03:00 Şehir ve İnsan 01-01-1970 03:00 Bir Paradigma Değişikliği ''Terörsüz Türkiye'' 01-01-1970 03:00 İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE TOPLUMSAL HASSASİYET 01-01-1970 03:00 SAVAŞ VE BARIŞ 01-01-1970 03:00 SAVAŞ SOSYOLOJİSİ VE TOPLUMSAL ETKİLERİ 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE’DE MODERNLEŞME SERÜVENİ: GECEKONDULAŞMADAN TOKİLEŞMEYE 2 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE’DE MODERNLEŞME SERÜVENİ 01-01-1970 03:00 MODERNLEŞME VE AİLE 01-01-1970 03:00