Manşetler Yargı Dağıtamaz

MUAMMER TETİK

16-03-2026 11:10

Malatya’da bir okulda yaşandığı iddia edilen bir olay günlerdir konuşuluyor.

Bir haber yayımlandı, ardından birkaç yerel gazete aynı başlıkları büyüttü. Sosyal medya devreye girdi. Ve bir anda kamuoyunun önüne tek bir fotoğraf konuldu: Suçlu belli, karar verilmiş.

Ama gerçekten öyle mi?

Olayın merkezinde olan isimlerden biri, Malatya Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Esenlik A.Ş.’nin Genel Müdürü Veysel Tay.

Son günlerde bazı yerel yayınlarda neredeyse “kesinleşmiş bir suçun faili” gibi gösterildi. Oysa ortada henüz tamamlanmış bir soruşturma yok, mahkeme kararı yok. Sadece iddialar var.

İşte tam da burada durup düşünmek gerekiyor.

Çünkü gerçek, çoğu zaman ilk anlatılan hikâye değildir.

Gazeteciliğin en temel kuralı şudur:

Bir olayın iki tarafı var..

Ama ne yazık ki bazı yerel gazetelerde bu kural unutulmuş gibi görünüyor. Haberin yalnızca bir tarafı anlatılıyor, diğer tarafın sözünü duymadan hüküm vermek, hele ki bir insanı kamuoyu önünde suçlu ilan etmek.

Bu gazetecilikten çok, yargısız infaza benziyor.

Oysa olayın perde arkasında farklı iddialar da var. Aile cephesi, tartışmanın kendi çocuklarının okulda şiddete maruz kaldığı iddiasıyla başladığını söylüyor. Konunun yargıya taşındığını, hukuki sürecin devam ettiğini ifade ediyor.

Yani ortada tek bir hikâye yok.

Peki o zaman neden bazı manşetler bu kadar kesin konuşuyor?

Cevap aslında çok uzak değil.

Son dönemde Malatya’da bazı yerel yayın organlarının belediye yönetimini hedef alan bir yayın çizgisi izlediği biliniyor. Ve görünen o ki bu olay da bazı çevreler için yeni bir fırsata dönüşmüş durumda.

Çünkü hedef sadece bir kurum yöneticisi değil gibi görünüyor.

Manşetlerin satır aralarını okuduğunuzda, asıl hedefin Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er olduğu yorumlarını yapanların sayısı da az değil. Bir kurum yöneticisi üzerinden belediye yönetimini yıpratma çabası olduğu iddiaları da şehirde açıkça konuşuluyor.

Bu noktada şu soruyu sormak gerekiyor:

Bu olay gerçekten adalet arayışı için mi büyütülüyor, yoksa siyasi hesaplaşmalar için mi kullanılıyor?

Elbette kadına yönelik şiddet asla kabul edilemez. Bu konuda toplumun hassasiyeti tartışılmaz. Ancak aynı şekilde bir insanın savunması dinlenmeden kamuoyu önünde suçlu ilan edilmesi de doğru değildir.

Gazetecilik, taraf tutmak değildir.

Gazetecilik, gerçeği aramaktır.

Bugün bazı yerel gazetelerin yaptığı şey ise gerçeği aramaktan çok, hazır bir algıyı büyütmek gibi görünüyor.

Malatya’da yerelde atılan her manşetin mutlaka bir karşılığı oluyor. Bir insanın itibarı, bir kurumun güveni, hatta bir şehrin huzuru bu manşetlerden etkileniyor.

İşte bu yüzden basının sorumluluğu büyüktür.

Eğer gerçekten gazetecilik yapılacaksa, bütün taraflar konuşmalı, soruşturmanın sonucu beklenmeli, yargının vereceği karar görülmelidir.

Manşetler mahkeme değildir.

Ve gerçek, çoğu zaman ilk manşetten çok daha karmaşıktır.

Bugün yapılması gereken şey bağırmak değil, gerçeği aramaktır.

Çünkü günün sonunda kazananın algı değil, hakikat olması gerekir.

 

 

DİĞER YAZILARI TOPLUMSAL MESAFELERİ GÖRÜNÜR KILAN KELİMELER 01-01-1970 03:00 Dur Bir Dakika İnsan! 01-01-1970 03:00 Siyasetin Mukaddesatı Kendine Benzetme Çabası 01-01-1970 03:00 Modern Şehirlerin Gölgesinde Unutulan İnsanlık Borcu 01-01-1970 03:00 Çayı Soğutmakta Usta Bir Nesil 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Sessiz Çığlığı: İnsaf 01-01-1970 03:00 İNSAN SADECE YAŞADIĞI KADAR MI VARDIR, YOKSA HİSSETTİĞİ KADAR MI? 01-01-1970 03:00 Alıştık…Demek ki Her Şey Yolunda (!) 01-01-1970 03:00 Bir kopuş yaşıyoruz. Ama adını bir türlü koyamıyoruz 01-01-1970 03:00 Bir Kaldırımın Anlattığı Şehrin Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Değişim Kazandı; Anlam Sessizce Kayboldu 01-01-1970 03:00 Sözün Gücü Vebaldir, Delilsiz Yazma! 01-01-1970 03:00 Hürmüz Boğazı: Ekonomi ve Psikolojinin Kavşağı 01-01-1970 03:00 Trumpizm ve Dünya Düzeni Krizi 01-01-1970 03:00 Kâbe’de hacılar hu der Allah: Bir Viral İlahinin Sosyolojisi 01-01-1970 03:00 Ramazan’da İrade, Modern İnsan ve Toplum 01-01-1970 03:00 Çay, TikTok ve Türkiye’nin Halleri 01-01-1970 03:00 Bir Cümle, İki Duygu 01-01-1970 03:00 Değişen Takvimler, Değişmeyen Şikâyetler 01-01-1970 03:00 SOKAK ÇAĞRISI VE EMEKLİNİN SINAVI 01-01-1970 03:00 Doğurganlık Neden Düştü? 01-01-1970 03:00 İnsanlığın En Büyük Yoksulluğu: Benzerlik  01-01-1970 03:00 Halk Mutfağında Sıkıştı, Raporlarda Her şey Yolunda! 01-01-1970 03:00 Koltuk Büyüdükçe... 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret Tartışmaları: Sonuçları Önceden Bilinen Bir Süreç 01-01-1970 03:00 30 Bin Liralık Seyyanen “Hayal” 01-01-1970 03:00 ŞEHRİN GÖLGELERİ: İBN HALDUN BUGÜN ARAMIZDA OLSA… 01-01-1970 03:00 Türk Toplumu ve Ruh Sağlığı: Sessiz Çığlık 01-01-1970 03:00  Yüzyılın Konut Projesine Neden Bu Kadar Başvuru Var? 01-01-1970 03:00 Emekli olmak ya da olmamak! 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Asgari Ücret Komisyonu ve Sendikaların Rolü  01-01-1970 03:00 Tüketim Kültürünün, Sürekli Olarak Bir şeyler Biriktirmesi 01-01-1970 03:00 Enflasyonu tek haneye indireceğiz söylemi ve toplumsal refleks 01-01-1970 03:00 Free Free Palestine 01-01-1970 03:00 KALABALIKTA BİREYLERİN KONTROLÜNÜ KAYBETMESİ VE SÜRÜ PSİKOLOJİSİ 01-01-1970 03:00 KAPİTALİZM, BOŞ ZAMANI BİLE TÜKETİM ODAKLI HALE GETİRİR 01-01-1970 03:00 YOKSULLUK VE YOKSUNLUK: KENTİN DEZAVANTAJLI VE AZINLIK GRUPLARI 01-01-1970 03:00 Popüler Kültürün Toplum ve Birey Yaşamına Etkileri 01-01-1970 03:00 Sanayileşme ve Toplumsal değişim 01-01-1970 03:00 SUÇ VE TOPLUM 01-01-1970 03:00 KAPİTALİZMİN MABETLERİ: AVM’LER 01-01-1970 03:00 Şehir ve İnsan 01-01-1970 03:00 Bir Paradigma Değişikliği ''Terörsüz Türkiye'' 01-01-1970 03:00 İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE TOPLUMSAL HASSASİYET 01-01-1970 03:00 SAVAŞ VE BARIŞ 01-01-1970 03:00 SAVAŞ SOSYOLOJİSİ VE TOPLUMSAL ETKİLERİ 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE’DE MODERNLEŞME SERÜVENİ: GECEKONDULAŞMADAN TOKİLEŞMEYE 2 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE’DE MODERNLEŞME SERÜVENİ 01-01-1970 03:00 MODERNLEŞME VE AİLE 01-01-1970 03:00