AĞAÇ SUSUZ YÖNETİM İLGİSİZ VATANDAŞ ÖFKELİ

MUAMMER TETİK

17-08-2026 11:36

Malatya’da TOKİ konutlarına gidince insanın aklına iki ayrı cümle geliyor.

Birincisi şu: Allah var, bu kadar konutu yapmak kolay iş değil.

İkincisi de şu: Madem bu kadar emek verdik, bari sonrasını da heba etmeyelim. Eyvallah.

Ama mesele anahtarı verip kapıyı kapatınca bitiyor mu? Bitmiyor. Asıl hayat ondan sonra başlıyor.

Bugün bazı TOKİ sitelerinde vatandaşın önüne aylık 1.500 liralık aidat geliyor. İnsanlar da doğal olarak şunu soruyor:

“Bu parayı veriyoruz, karşılığında ne alıyoruz?” Sorunun cevabı bazı yerlerde pek iç açıcı değil. Daha yeni dikilmiş ağaçlar kuruyor. Temizlik görevlilerinden şikâyet var. Ortak alanların bakımı aksıyor. Güvenlik konusunda soru işaretleri var. İdari amir deseniz, bazı vatandaşın anlattığına göre ortada pek görünmüyor. İyi de arkadaş… Aidat tahsil edilirken sistem gayet güzel çalışıyor da hizmet tarafına gelince sistem niye birden yoruluyor? Asıl konuşmamız gereken mesele bu.

Çünkü 1.500 lira bugün dar gelirli bir aile için küçümsenecek para değil. Hele emeklinin, asgari ücretlinin, depremden çıkmış ve hâlâ ekonomik olarak toparlanmaya çalışan insanların yaşadığı yerlerde hiç değil.

Bir haneden 1.500 lira… Yan daireden 1.500… Üst kattan 1.500… Yüzlerce konut olduğunda ortaya ciddi bir meblağ çıkıyor. O hâlde vatandaşın sorması kadar tabiî bir şey yok: Bu para nerede? Kaç personel çalışıyor? Bahçe bakımına ne kadar harcanıyor? Temizlik hangi sıklıkta yapılıyor? Yönetim kimi denetliyor? Peki yönetimi kim denetliyor? Biz hep vatandaşa “ortak alanı koru, çevrene sahip çık, aidatını zamanında öde” diyoruz. Doğru.

Peki hizmeti vermeyen görevliye kim “Sen de işini doğru yap” diyecek? Vatandaşın mesuliyeti varsa idarenin de mesuliyeti var. Devlet dediğimiz şey sadece bina yapan kudret değildir. Yaptığı binadaki düzenin bozulmasına göz yummayan iradedir aynı zamanda.

Bir ağaç kuruyorsa “yenisini dikeriz” kolaycılığına kaçılmamalı. Niye kuruduğu sorulmalı. Sulama mı yapılmadı? Bakım mı yapılmadı? Personel mi görevini ihmal etti? Kim sorumluysa ortaya çıkarılmalı. Çünkü mesele aslında üç beş ağaç değil. Mesele kamu malına nasıl baktığımız. Mesele emanet duygusu. Mesele “nasıl olsa devlet yaptı” deyip devletin yaptığını sahipsiz bırakmamak. Temizlikte ihmal varsa denetim yapılmalı. Güvenlikte zafiyet varsa gereken tedbir alınmalı. Görevini yapmayan personel varsa tutanak tutulmalı. İdari amir vatandaşı dinlemiyor, sahaya çıkmıyor, sorunların üzerine gitmiyorsa onun da sırtı sıvazlanmamalı. Devlet şefkatlidir. Ama devlet aynı zamanda ciddiyettir. Garibana karşı şefkatini, vazifesini savsaklayana karşı da otoritesini göstermelidir.

Tabiri biraz sert olacak ama bazen devletin şamarı tam da burada lazım. Vatandaşa değil. Görevini yapmayana. Ağacı sulamayana. Temizliği savsaklayana. Makamında oturup vatandaşın derdini görmezden gelene. Yetkililerin masa başında hazırlanmış raporlarla yetinmemesi lazım. Habersiz saha denetimleri yapılsın. Sabah gidilsin. Akşam gidilsin.

Apartmanın merdivenine bakılsın. Bahçeye bakılsın. Vatandaş çağrılmadan vatandaşla konuşulsun. Çünkü idarecinin önceden geleceği bilinen denetimde her yer zaten pırıl pırıl olur. Asıl marifet, normal bir günde orayı görmek. Bir de şu gariban insanların sesini duymak lazım. Depremde evini kaybetmiş. Yıllarca konteynerde beklemiş. Sonra yeni evine geçmiş. Şimdi de “Ağaç kurudu, merdiven temizlenmiyor” diye kapı kapı dolaşmasın. Bu insanların devletle kavga etmeye niyeti yok. Dertleri hizmet. Zaten çoğu devlete güvenmiş, beklemiş ve evine kavuşmuş. Şimdi bekledikleri şey çok basit: Yapılan güzel işin güzel idare edilmesi. Biz de buradan yazmış olalım. Sonra yazdığımız yazıyla kalmayalım. İlgili kurumlar çıksın, bu sitelere bir baksın. Kuruyan ağaca can versin. Vatandaşın ödediği her kuruşun hesabını sorsun. İşini yapan görevlinin hakkını teslim etsin. İşini yapmayana da gerekeni yapsın. Çünkü Malatya’nın yeni konutlara ihtiyacı vardı. Yapıldı.

Şimdi yeni konutlardan daha az önemli olmayan bir şeye ihtiyaç var: İyi yönetime. Ve bunun yolu da tabeladan değil, sahadan geçiyor.

 

DİĞER YAZILARI VATANDAŞIN CEBİNDEN BİR ONLUK DAHA GİTTİ 01-01-1970 03:00 ÇARŞI SUSARSA MEMLEKET DARALIR 01-01-1970 03:00 DAYANIŞMA OLMADAN ÜMİT YAŞAR MI? 01-01-1970 03:00 TOPLUMSAL HAFIZA YENİLİĞE NEDEN SÜREKLİ DİRENİYOR? 01-01-1970 03:00 KAHKAHA UĞRUNA HARCANAN ORTAK DEĞERLER MESELESİ 01-01-1970 03:00 DUMAN, MEKÂNIN RUHUNU DA KİRLETİR 01-01-1970 03:00 MÜHENDİSLİK ÇAĞINDA KAYBOLAN CEMİYET 01-01-1970 03:00 TOPLUMSAL MESAFELERİ GÖRÜNÜR KILAN KELİMELER 01-01-1970 03:00 Dur Bir Dakika İnsan! 01-01-1970 03:00 Siyasetin Mukaddesatı Kendine Benzetme Çabası 01-01-1970 03:00 Modern Şehirlerin Gölgesinde Unutulan İnsanlık Borcu 01-01-1970 03:00 Çayı Soğutmakta Usta Bir Nesil 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Sessiz Çığlığı: İnsaf 01-01-1970 03:00 İNSAN SADECE YAŞADIĞI KADAR MI VARDIR, YOKSA HİSSETTİĞİ KADAR MI? 01-01-1970 03:00 Alıştık…Demek ki Her Şey Yolunda (!) 01-01-1970 03:00 Bir kopuş yaşıyoruz. Ama adını bir türlü koyamıyoruz 01-01-1970 03:00 Bir Kaldırımın Anlattığı Şehrin Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Değişim Kazandı; Anlam Sessizce Kayboldu 01-01-1970 03:00 Sözün Gücü Vebaldir, Delilsiz Yazma! 01-01-1970 03:00 Hürmüz Boğazı: Ekonomi ve Psikolojinin Kavşağı 01-01-1970 03:00 Manşetler Yargı Dağıtamaz 01-01-1970 03:00 Trumpizm ve Dünya Düzeni Krizi 01-01-1970 03:00 Kâbe’de hacılar hu der Allah: Bir Viral İlahinin Sosyolojisi 01-01-1970 03:00 Ramazan’da İrade, Modern İnsan ve Toplum 01-01-1970 03:00 Çay, TikTok ve Türkiye’nin Halleri 01-01-1970 03:00 Bir Cümle, İki Duygu 01-01-1970 03:00 Değişen Takvimler, Değişmeyen Şikâyetler 01-01-1970 03:00 SOKAK ÇAĞRISI VE EMEKLİNİN SINAVI 01-01-1970 03:00 Doğurganlık Neden Düştü? 01-01-1970 03:00 İnsanlığın En Büyük Yoksulluğu: Benzerlik  01-01-1970 03:00 Halk Mutfağında Sıkıştı, Raporlarda Her şey Yolunda! 01-01-1970 03:00 Koltuk Büyüdükçe... 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret Tartışmaları: Sonuçları Önceden Bilinen Bir Süreç 01-01-1970 03:00 30 Bin Liralık Seyyanen “Hayal” 01-01-1970 03:00 ŞEHRİN GÖLGELERİ: İBN HALDUN BUGÜN ARAMIZDA OLSA… 01-01-1970 03:00 Türk Toplumu ve Ruh Sağlığı: Sessiz Çığlık 01-01-1970 03:00  Yüzyılın Konut Projesine Neden Bu Kadar Başvuru Var? 01-01-1970 03:00 Emekli olmak ya da olmamak! 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Asgari Ücret Komisyonu ve Sendikaların Rolü  01-01-1970 03:00 Tüketim Kültürünün, Sürekli Olarak Bir şeyler Biriktirmesi 01-01-1970 03:00 Enflasyonu tek haneye indireceğiz söylemi ve toplumsal refleks 01-01-1970 03:00 Free Free Palestine 01-01-1970 03:00 KALABALIKTA BİREYLERİN KONTROLÜNÜ KAYBETMESİ VE SÜRÜ PSİKOLOJİSİ 01-01-1970 03:00 KAPİTALİZM, BOŞ ZAMANI BİLE TÜKETİM ODAKLI HALE GETİRİR 01-01-1970 03:00 YOKSULLUK VE YOKSUNLUK: KENTİN DEZAVANTAJLI VE AZINLIK GRUPLARI 01-01-1970 03:00 Popüler Kültürün Toplum ve Birey Yaşamına Etkileri 01-01-1970 03:00 Sanayileşme ve Toplumsal değişim 01-01-1970 03:00 SUÇ VE TOPLUM 01-01-1970 03:00 KAPİTALİZMİN MABETLERİ: AVM’LER 01-01-1970 03:00 Şehir ve İnsan 01-01-1970 03:00 Bir Paradigma Değişikliği ''Terörsüz Türkiye'' 01-01-1970 03:00 İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE TOPLUMSAL HASSASİYET 01-01-1970 03:00 SAVAŞ VE BARIŞ 01-01-1970 03:00 SAVAŞ SOSYOLOJİSİ VE TOPLUMSAL ETKİLERİ 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE’DE MODERNLEŞME SERÜVENİ: GECEKONDULAŞMADAN TOKİLEŞMEYE 2 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE’DE MODERNLEŞME SERÜVENİ 01-01-1970 03:00 MODERNLEŞME VE AİLE 01-01-1970 03:00