TOPLUMSAL HAFIZA YENİLİĞE NEDEN SÜREKLİ DİRENİYOR?

MUAMMER TETİK

13-07-2026 12:07

Sadece gelenekçilerle modernler birbirine mesafeli olduğu için değil. Asıl mesele, insanların aynı memlekette yaşayıp bambaşka hayat tecrübelerine sahip olması.

Birinin en büyük korkusu, ailesinin dağılmasıdır. Diğerinin en büyük korkusu, ailesinin hayatına fazla karışmasıdır. Biri mahalleyi güvenli bir sığınak sayar, öteki mahalle baskısından ürker. Biri “Bizi biz yapan değerler kayboluyor” der, diğeri “Ben kendi hayatımı ne zaman yaşayacağım?” diye sorar.

İşte ayrışma burada başlar.

Çünkü insanlar çoğu zaman karşısındakinin fikrine değil, o fikrin arkasındaki hayata tepki verir. Başörtüsünü yalnızca bir kıyafet, kısa eteği yalnızca bir tercih, lüks semti yalnızca bir adres, kenar mahalleyi yalnızca bir yoksulluk alanı sanırsak meseleyi ıskalarız. Bunların her biri aidiyet, itibar, mahcubiyet ve emniyet hissi taşır.

Bir esnaf için dükkân yalnızca geçim kapısı değildir; haysiyetidir. Bir beyaz yakalı için unvan yalnızca maaş değildir; yıllarca verdiği mücadelenin tasdikidir. Bir genç için başka şehre gitmek özgürlük olabilir; ailesi için evladın uzaklaşmasıdır. Aynı hadise, farklı hayatlarda bambaşka mânalar kazanır.

Sosyolojinin “habitus” dediği şey tam da budur. İnsan, dünyaya yalnızca aklıyla bakmaz. Çocukluğuyla, ailesiyle, mahallesiyle, gördüğü hürmetle ve yaşadığı tahkirle bakar.

Bu yüzden bir sofrada rahat konuşan insan, başka bir sofrada susar. Bir genç, üniversite kapısından kendinden emin girer; diğeri aynı zekâya sahip olduğu hâlde yanlış kelime kullanmaktan çekinir. Bourdieu’nün “kültürel sermaye” dediği fark budur. Para kadar dil, çevre, özgüven ve görgü de hayatın kapılarını açar.

Modern–gelenek gerilimi de bu tablonun içindedir ama tamamı değildir. Gelenekten yana olan kişi her zaman değişim düşmanı değildir; bazen kaybetmekten korkuyordur. Modern hayat isteyen kişi de her zaman köklerinden nefret etmiyordur; bazen müdahaleden kaçıyordur. Biri nizam arar, diğeri serbestiyet. Biri belirsizlikten, diğeri tahakkümden çekinir.

Ne var ki siyaset bu inceliklerle pek ilgilenmez.

İktidarlar, toplumun çekincelerini anlamaktan çok onları yönetmeyi sever. Bir kesime “Sizi yıllarca hor gördüler” der. Başka bir kesime “Hayat tarzınız tehdit altında” mesajı verir. Böylece yurttaş, hakkını talep eden fert olmaktan çıkar; korunmak isteyen bir kümeye dönüşür.

Burada patronaj, kutuplaşma ve hegemonya devreye girer. İktidar yalnızca oy istemez; kimin makbul, kimin şüpheli sayılacağını da tayin etmek ister. Devletin imkânları bazen hakka göre değil sadakate göre dağıtılır. Kültür savaşları, geçim derdinin önüne geçirilir. İnsanlar kirayı, eğitimi ve adaleti konuşmak yerine birbirinin hayat tarzını tartışır.

Yapay zekâ çağında bilgiye erişim arttı. Fakat eşitsizlik niçin bitmedi?

Çünkü bilgiye ulaşmakla onu kullanabilmek aynı şey değildir. Birinin sessiz odası, iyi interneti, boş vakti ve rehberlik edecek çevresi vardır. Diğeri on saat çalıştıktan sonra ekrana bakacak hâl bulamaz. Biri yapay zekâyı yabancı dil öğrenmek ve işini büyütmek için kullanır. Diğeri teknolojinin mesleğini elinden alacağından endişe eder.

Üstelik statü yalnızca bilgiyle kurulmaz. İnsanlar hangi okuldan mezun olduğunuza, nasıl konuştuğunuza, nerede oturduğunuza ve kimi tanıdığınıza da bakar. Bilgi demokratikleşse bile itibarın kapıları aynı hızla açılmaz.

Demek ki mesele yalnızca cehalet değildir. Mesele imkân, statü, aidiyet ve haysiyettir.

Toplum, farklı olduğu için değil; farklılığı tehdit saydığı için ayrışır. Çıkış yolu herkesi birbirine benzetmek değildir. Farklı hayatların korkularını küçümsemeden, beklentilerini şeytanlaştırmadan aynı hukuk içinde yaşayabilmektir.

Asıl terakki budur.

Yoksa herkesin cebinde dünya olur, fakat zihni yine kendi mahallesinden dışarı çıkamaz.

 

DİĞER YAZILARI KAHKAHA UĞRUNA HARCANAN ORTAK DEĞERLER MESELESİ 01-01-1970 03:00 DUMAN, MEKÂNIN RUHUNU DA KİRLETİR 01-01-1970 03:00 MÜHENDİSLİK ÇAĞINDA KAYBOLAN CEMİYET 01-01-1970 03:00 TOPLUMSAL MESAFELERİ GÖRÜNÜR KILAN KELİMELER 01-01-1970 03:00 Dur Bir Dakika İnsan! 01-01-1970 03:00 Siyasetin Mukaddesatı Kendine Benzetme Çabası 01-01-1970 03:00 Modern Şehirlerin Gölgesinde Unutulan İnsanlık Borcu 01-01-1970 03:00 Çayı Soğutmakta Usta Bir Nesil 01-01-1970 03:00 Malatya’nın Sessiz Çığlığı: İnsaf 01-01-1970 03:00 İNSAN SADECE YAŞADIĞI KADAR MI VARDIR, YOKSA HİSSETTİĞİ KADAR MI? 01-01-1970 03:00 Alıştık…Demek ki Her Şey Yolunda (!) 01-01-1970 03:00 Bir kopuş yaşıyoruz. Ama adını bir türlü koyamıyoruz 01-01-1970 03:00 Bir Kaldırımın Anlattığı Şehrin Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Değişim Kazandı; Anlam Sessizce Kayboldu 01-01-1970 03:00 Sözün Gücü Vebaldir, Delilsiz Yazma! 01-01-1970 03:00 Hürmüz Boğazı: Ekonomi ve Psikolojinin Kavşağı 01-01-1970 03:00 Manşetler Yargı Dağıtamaz 01-01-1970 03:00 Trumpizm ve Dünya Düzeni Krizi 01-01-1970 03:00 Kâbe’de hacılar hu der Allah: Bir Viral İlahinin Sosyolojisi 01-01-1970 03:00 Ramazan’da İrade, Modern İnsan ve Toplum 01-01-1970 03:00 Çay, TikTok ve Türkiye’nin Halleri 01-01-1970 03:00 Bir Cümle, İki Duygu 01-01-1970 03:00 Değişen Takvimler, Değişmeyen Şikâyetler 01-01-1970 03:00 SOKAK ÇAĞRISI VE EMEKLİNİN SINAVI 01-01-1970 03:00 Doğurganlık Neden Düştü? 01-01-1970 03:00 İnsanlığın En Büyük Yoksulluğu: Benzerlik  01-01-1970 03:00 Halk Mutfağında Sıkıştı, Raporlarda Her şey Yolunda! 01-01-1970 03:00 Koltuk Büyüdükçe... 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret Tartışmaları: Sonuçları Önceden Bilinen Bir Süreç 01-01-1970 03:00 30 Bin Liralık Seyyanen “Hayal” 01-01-1970 03:00 ŞEHRİN GÖLGELERİ: İBN HALDUN BUGÜN ARAMIZDA OLSA… 01-01-1970 03:00 Türk Toplumu ve Ruh Sağlığı: Sessiz Çığlık 01-01-1970 03:00  Yüzyılın Konut Projesine Neden Bu Kadar Başvuru Var? 01-01-1970 03:00 Emekli olmak ya da olmamak! 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Asgari Ücret Komisyonu ve Sendikaların Rolü  01-01-1970 03:00 Tüketim Kültürünün, Sürekli Olarak Bir şeyler Biriktirmesi 01-01-1970 03:00 Enflasyonu tek haneye indireceğiz söylemi ve toplumsal refleks 01-01-1970 03:00 Free Free Palestine 01-01-1970 03:00 KALABALIKTA BİREYLERİN KONTROLÜNÜ KAYBETMESİ VE SÜRÜ PSİKOLOJİSİ 01-01-1970 03:00 KAPİTALİZM, BOŞ ZAMANI BİLE TÜKETİM ODAKLI HALE GETİRİR 01-01-1970 03:00 YOKSULLUK VE YOKSUNLUK: KENTİN DEZAVANTAJLI VE AZINLIK GRUPLARI 01-01-1970 03:00 Popüler Kültürün Toplum ve Birey Yaşamına Etkileri 01-01-1970 03:00 Sanayileşme ve Toplumsal değişim 01-01-1970 03:00 SUÇ VE TOPLUM 01-01-1970 03:00 KAPİTALİZMİN MABETLERİ: AVM’LER 01-01-1970 03:00 Şehir ve İnsan 01-01-1970 03:00 Bir Paradigma Değişikliği ''Terörsüz Türkiye'' 01-01-1970 03:00 İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE TOPLUMSAL HASSASİYET 01-01-1970 03:00 SAVAŞ VE BARIŞ 01-01-1970 03:00 SAVAŞ SOSYOLOJİSİ VE TOPLUMSAL ETKİLERİ 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE’DE MODERNLEŞME SERÜVENİ: GECEKONDULAŞMADAN TOKİLEŞMEYE 2 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE’DE MODERNLEŞME SERÜVENİ 01-01-1970 03:00 MODERNLEŞME VE AİLE 01-01-1970 03:00