ÖZGÜRLÜĞÜN GERÇEK SINIRI: VİCDAN VE TAHAMMÜL

SEVİM MORDOĞAN GÖĞER

17-06-2026 16:56

Geçen hafta bu köşede, modern insanın dışsal zincirlerden kurtulmuş görünmesine rağmen kendi içsel korkularına ve toplumsal onay mekanizmalarına nasıl tutsak düştüğünü konuşmuştuk. Bugün ise madalyonun diğer yüzüne bakalım ve şu can alıcı soruyu soralım:

Bireysel olarak sandığımız kadar özgür değilken, nasıl oluyor da toplumsal alanda özgürlük adına birbirimizin nefes alanını daraltabiliyoruz?

Günümüzde özgürlük tartışmaları ne yazık ki çoğunlukla bireysel haklar, kişisel tercihler ve daha fazla görünürlük üzerinden yürütülüyor. Ancak bu süreçte gözden kaçırdığımız önemli bir gerçek var: Toplumları bir arada tutan görünmez çimento; saygı, empati, nezaket ve ahlaki sorumluluk gibi değerlerdir. Ne var ki bu değerler hızla aşınıyor.

Özgürlüğü yalnızca kendi istediğini yapabilmek olarak tanımlayan bir anlayışın hâkim olduğu bir dönemde yaşıyoruz.

Bugün bir kesim bedenini dilediği gibi sergilemeyi özgürlüğünün en doğal ifadesi olarak görürken, başka bir kesim örtünmeyi ya da daha görünmez bir yaşam sürmeyi kendi özgürlüğünün gereği olarak kabul ediyor. Aslına bakılırsa bu tercihlerin hiçbirinde başlı başına bir sorun yoktur.

Asıl kriz, insanların kendi doğrularını evrensel bir mutlaklık seviyesine yükseltip, kendileri gibi yaşamayanların tercihlerini küçümsemelerinde, değersizleştirmelerinde ve hatta düşmanlaştırmalarında başlıyor.

İşte tam da bu noktada özgürlük kavramı, farklı hayatların bir arada yaşayabilmesini sağlayan bir köprü olmaktan çıkıp kutuplaşmanın, öfkenin ve karşılıklı tahammülsüzlüğün merkezine yerleşiyor. Herkes kendi özgürlük alanını genişletmeye çalışırken, farkında olmadan başkasının alanını daraltıyor.

Kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor:

Özgürlük, yalnızca canının istediğini yapmak mıdır; yoksa senden tamamen farklı olanın varlığına, seçimine ve yaşam biçimine tahammül edebilmek midir?

Hukuk kuralları elbette sınırları çizer, hakları tanımlar ve ihlallere yaptırım uygular. Ancak toplumsal huzuru sağlayan şey yalnızca yasalar değildir. Birlikte yaşayabilme kültürü; vicdan, saygı ve karşılıklı anlayış üzerine inşa edilir.

Gerçek özgürlük, sadece kendi yürüdüğün yolla gurur duymak değil, sana hiç hitap etmeyen başka yolların da var olma hakkını kabul edebilmektir.

Belki de bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, daha fazla özgürlük talep etmek değil; özgürlüğün ne anlama geldiğini yeniden hatırlamaktır. Çünkü insan, yalnızca kendi sesini duyurabildiğinde değil, kendisinden farklı seslerin de var olmasına tahammül edebildiğinde özgürdür. Aksi hâlde özgürlük adına çıktığımız yol, farkına varmadan birbirimizi susturmaya çalıştığımız yeni bir tutsaklığa dönüşür.

Sözü daha fazla uzatıp meselenin özünü gölgelemek istemem.

Modern dünyanın içine düştüğü bu karmaşayı ve insanlığın yüzyıllardır sürdürdüğü özgürlük arayışını tek bir cümleyle özetlemek gerekirse:

Özgürlük, herkesin kendine benzemesi değil; birbirine benzemeyen insanların birbirini yok etmeye çalışmadan yaşayabilmesidir.

 

DİĞER YAZILARI HAYATIN KAÇ SİGMA? 01-01-1970 03:00 MANTIĞIN DA BİR SINIRI VAR MI? 01-01-1970 03:00 MÜKEMMEL OLMAMA HAKKIMIZI KİM ÇALDI? 01-01-1970 03:00 DUYARSIZLAŞMADAN GÜÇLENMEK 01-01-1970 03:00 SÜREKLİ EKSİK OLAN, BİR SÜRE SONRA GEREKLİ DE OLMUYOR 01-01-1970 03:00 KIRMIZI BRİ YAS 01-01-1970 03:00 AYNANIN ÖTEKİ YÜZÜ 01-01-1970 03:00 YOLCULUĞUN SONU: ONUR MU, SADECE YAŞAMAK MI? 01-01-1970 03:00 ÖZGÜRÜZ AMA NE KADAR? 01-01-1970 03:00 ZİNCİRLER KIRILDI, YA DUVARLAR? 01-01-1970 03:00 Beklentinin Yorgunluğu 01-01-1970 03:00 Hayal Satanlar ve Gerçekler 01-01-1970 03:00 VİTRİNİN ARKASINDA ÇÜRÜYEN MAHREMİYET 01-01-1970 03:00 ÇAĞIN EŞİĞİNDE KADİM BİR BAHAR 01-01-1970 03:00 RUHUN GURULTUSU 01-01-1970 03:00 EGOSU ŞİŞMİŞ, VİCDANI SÖNMÜŞ BİR NESİL 01-01-1970 03:00 Bir Veda, Bir Yeniden Doğuş 01-01-1970 03:00 HAYAL KIRIKLIĞININ GÜNLÜK KARNESİ 01-01-1970 03:00 ZARAFETİN SESSİZ GÜCÜ 01-01-1970 03:00 Yalnızlığın Evrimsel Biyoalarmı: Ruhun Değil, Hücrenin Çığlığı 01-01-1970 03:00 Eti Senin, Kemiği Benim: Çelikleşen Ruhlardan Kırılgan Nesillere 01-01-1970 03:00 Onurla Kalabilmek 01-01-1970 03:00 Karanlığın Senfonisi: Neden Hep “Yanlış” Kişiye Çekiliyoruz? 01-01-1970 03:00 HAYATI KAİZEN İLE HAFİFLETMEK 01-01-1970 03:00 Geleceğin Cenaze Töreninde Bir Bardak Latte 01-01-1970 03:00 KIRMIZI BİR SAHTE VE BİR DİLİM TOST 01-01-1970 03:00 Bilgi Obezitesi Çağında Hakikat Nerede? 01-01-1970 03:00 Bir Penguen Gitti, Kalabalıklar Kendini Sorguladı. 01-01-1970 03:00 ÇÜRÜYEN RUHLAR VE ÇÜRÜYEN YARINLAR 01-01-1970 03:00 Kendini Tanımanın Stratejisi 01-01-1970 03:00 GÖRÜNMEYENİN PEŞİNDE BİR YAŞAM 01-01-1970 03:00 CEBİN DEĞİL, RUHUN DARLIĞI 01-01-1970 03:00 Zihnin Tarlası: Neden Başarıdan Çok Felakete Tıklıyoruz? 01-01-1970 03:00 Bedel Ödemeden Sahip Olduğumuz En Büyük Zenginlik 01-01-1970 03:00 Gardıroplarımız Neden Dolu, Ruhumuz Neden Boş? 01-01-1970 03:00 EBEVEYNLİK EHLİYETİ 01-01-1970 03:00 Kadınlar, Erkeğin Yok Oluşunda Kendi Rolünüzü Görüyor musunuz? 01-01-1970 03:00 Büyüdük Ama Zorbalık Bitmedi: Yetişkinlerin Acımasızlığı 01-01-1970 03:00 Akran Zorbalığı 01-01-1970 03:00 Olmadığın O Kişi Olmak ve Kaderin Sınavı 01-01-1970 03:00 ZEHİRLİ MERAK VE KAYBOLAN ÇOCUKLUKLAR 01-01-1970 03:00 Oyuncakların Tasarladığı Gelecek...Oyun Kutusu mu,Hayaller mi? 01-01-1970 03:00