Malatya Lider Gazetesi
HV
20 EKİM Salı 14:53

BU BİR FON YAZISI DEĞİLDİR!

MUAMMER TETİK
MUAMMER TETİK

Memlekette herkesin bir fonu varmış da bizim haberimiz yokmuş!

Kiminin ihtiyat akçesi, kiminin gelecek teminatı, kimininse servetine servet katmanın pek muhterem bir yolu…

Meğer biz yıllardır yanlış anlamışız iktisadı.

Çalışmak, üretmek, tasarruf etmek falan eski usulmüş.

Yeni iktisadî nizamda marifet, paranın nereden geldiğini değil, nereye gideceğini herkesten önce bilmekmiş!

Son iki haftadır konuşulan fon meselesine bakınca insan ister istemez soruyor:

Bu ülkede para mı kazanılıyor, yoksa yakınlık mı nakde çevriliyor?

Adalet Bakanlığı'nın açıklamalarına göre 187 milyar lirayı aşan haksız kazanç mercek altında.

Üstelik fonlardan zamanında çıktığı değerlendirilenler de araştırılıyor.

 Ne büyük tevafuk! Bazıları tam kapı kapanmadan çıkmayı bilmiş.

 Halk arasında buna altıncı his denir.

Sosyolojide ise biraz daha münasip bir tabir var: Sosyal sermaye.

Bourdieu yaşasaydı belki de Türkiye'yi başlı başına bir laboratuvar olarak kullanırdı.

Zira burada ekonomik sermayenin kaderini çoğu zaman sosyal sermaye tayin ediyor.

Kimi alın teriyle birikim yapıyor, kimi doğru telefon numaralarını biriktiriyor.

Birinin portföyünde üç kuruşluk tasarruf, diğerinin rehberinde üç kıymetli isim var.

Hangisinin daha fazla kazandırdığı ise malum!

Meseleyi suç sosyolojisi açısından ele alalım.

Merton'un anomi kuramı, toplumun herkese zenginliği hedef gösterip meşru imkânları eşit sunmadığında neler yaşanabileceğini anlatır. Fakat biz meseleyi bir adım ileri taşımışız. Meşru yolların zahmetine katlanmak yerine kestirme yolları maharet sayan bir zihniyet üretmişiz. Dahası, bu zihniyetin mensupları bazen öyle muteber çevrelerde arzıendam ediyor ki insan suçla itibarı birbirinden ayırmakta müşkülata düşüyor.

Elbette soruşturulan herkes suçlu değildir.

Hukukun en temel kaidesi budur.

Lakin hukukun sosyolojik meşruiyeti yalnızca suçluyu cezalandırmasından değil, kim olduğuna bakmaksızın aynı soruları sorabilmesinden doğar.

Adaletin terazisi, tartılan şahsın kartvizitine göre hassasiyet değiştirmemelidir. İktisat sosyolojisi bize piyasanın toplumdan bağımsız olmadığını söyler. Güven çökerse rakamlar ayakta kalsa da ekonomi tökezler.

Birileri kazancını katlarken yüz binlerce insanın tasarrufuna erişememesi yalnızca malî bir hadise değildir. Bu, toplumsal güvenin tasfiyesidir. 

Kaybolan paranın hesabı belki çıkarılır; peki kaybolan itimadın bilançosunu kim hazırlayacak?

Siyaset sosyolojisinin sorusu ise daha can sıkıcıdır: Ekonomik imtiyaz ile siyasî nüfuz arasındaki mesafe ne kadardır? Bu soruyu sormak kimseyi mahkûm etmek değildir. Bilakis demokratik denetimin icabıdır.

Ne var ki fon krizinin Meclis'te araştırılmasına yönelik önergeler reddedildi.  Demek ki bazı meselelerde araştırma arzusu da tasfiye edilebiliyor!

Durkheim, suçun her toplumda görülebileceğini söyler. Asıl felaket, suç isnadının yahut haksızlığın toplumsal vicdanda sıradanlaşmasıdır.

Bugün endişemiz tam da budur. İnsanların “Nasıl kazanmış?” diye sormak yerine “Biz niye zamanında giremedik?” diye hayıflanmasıdır.

Hâsılıkelâm, mesele yalnızca fon değildir. Mesele, fırsat eşitliğinin yerini fırsatçılığın, liyakatin yerini iltimasın, kamusal ahlâkın yerini şahsî menfaatin alma ihtimalidir.

Bir memlekette bazıları istikbalini çalışarak kurarken bazıları istihbaratla servet yapıyorsa orada yalnızca piyasa değil, toplumsal mukavele de sarsılır.

 Ve son bir sual: Fonlar tasfiye edilir, haksız kazançlar geri alınır, sorumlular yargılanır da bu düzenin ürettiği ahlâkî iflası hangi fon karşılar?

Yok canım, yanlış anlaşılmasın…

Bu bir fon yazısı değildir!

Bu, memleketin hâl-i pürmelâlinin küçük bir izahıdır.

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI BİR ÇARŞININ VAROLUŞSAL KRİZİ! BİR ŞEHRİN OMZUNDAKİ BÜROKRASİ ÇARŞI DÖNDÜ ESNAF DÖNMEK İSTEMİYOR KULE GÜZEL AMA SOKAK BAŞKA ŞEHRİ YÖNETMEK, ŞEHRİ DİNLEMEK DEĞİL Mİ? TARİH İLK KEZ BU KADAR ACELECİ AĞAÇ SUSUZ YÖNETİM İLGİSİZ VATANDAŞ ÖFKELİ VATANDAŞIN CEBİNDEN BİR ONLUK DAHA GİTTİ ÇARŞI SUSARSA MEMLEKET DARALIR DAYANIŞMA OLMADAN ÜMİT YAŞAR MI? TOPLUMSAL HAFIZA YENİLİĞE NEDEN SÜREKLİ DİRENİYOR? KAHKAHA UĞRUNA HARCANAN ORTAK DEĞERLER MESELESİ DUMAN, MEKÂNIN RUHUNU DA KİRLETİR MÜHENDİSLİK ÇAĞINDA KAYBOLAN CEMİYET TOPLUMSAL MESAFELERİ GÖRÜNÜR KILAN KELİMELER Dur Bir Dakika İnsan! Siyasetin Mukaddesatı Kendine Benzetme Çabası Modern Şehirlerin Gölgesinde Unutulan İnsanlık Borcu Çayı Soğutmakta Usta Bir Nesil Malatya’nın Sessiz Çığlığı: İnsaf İNSAN SADECE YAŞADIĞI KADAR MI VARDIR, YOKSA HİSSETTİĞİ KADAR MI? Alıştık…Demek ki Her Şey Yolunda (!) Bir kopuş yaşıyoruz. Ama adını bir türlü koyamıyoruz Bir Kaldırımın Anlattığı Şehrin Hikâyesi Değişim Kazandı; Anlam Sessizce Kayboldu Sözün Gücü Vebaldir, Delilsiz Yazma! Hürmüz Boğazı: Ekonomi ve Psikolojinin Kavşağı Manşetler Yargı Dağıtamaz Trumpizm ve Dünya Düzeni Krizi Kâbe’de hacılar hu der Allah: Bir Viral İlahinin Sosyolojisi Ramazan’da İrade, Modern İnsan ve Toplum Çay, TikTok ve Türkiye’nin Halleri Bir Cümle, İki Duygu Değişen Takvimler, Değişmeyen Şikâyetler SOKAK ÇAĞRISI VE EMEKLİNİN SINAVI Doğurganlık Neden Düştü? İnsanlığın En Büyük Yoksulluğu: Benzerlik  Halk Mutfağında Sıkıştı, Raporlarda Her şey Yolunda! Koltuk Büyüdükçe... Asgari Ücret Tartışmaları: Sonuçları Önceden Bilinen Bir Süreç 30 Bin Liralık Seyyanen “Hayal” ŞEHRİN GÖLGELERİ: İBN HALDUN BUGÜN ARAMIZDA OLSA… Türk Toplumu ve Ruh Sağlığı: Sessiz Çığlık  Yüzyılın Konut Projesine Neden Bu Kadar Başvuru Var? Emekli olmak ya da olmamak! Türkiye’de Asgari Ücret Komisyonu ve Sendikaların Rolü  Tüketim Kültürünün, Sürekli Olarak Bir şeyler Biriktirmesi Enflasyonu tek haneye indireceğiz söylemi ve toplumsal refleks Free Free Palestine KALABALIKTA BİREYLERİN KONTROLÜNÜ KAYBETMESİ VE SÜRÜ PSİKOLOJİSİ KAPİTALİZM, BOŞ ZAMANI BİLE TÜKETİM ODAKLI HALE GETİRİR YOKSULLUK VE YOKSUNLUK: KENTİN DEZAVANTAJLI VE AZINLIK GRUPLARI Popüler Kültürün Toplum ve Birey Yaşamına Etkileri Sanayileşme ve Toplumsal değişim SUÇ VE TOPLUM KAPİTALİZMİN MABETLERİ: AVM’LER Şehir ve İnsan Bir Paradigma Değişikliği ''Terörsüz Türkiye'' İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE TOPLUMSAL HASSASİYET SAVAŞ VE BARIŞ SAVAŞ SOSYOLOJİSİ VE TOPLUMSAL ETKİLERİ TÜRKİYE’DE MODERNLEŞME SERÜVENİ: GECEKONDULAŞMADAN TOKİLEŞMEYE 2 TÜRKİYE’DE MODERNLEŞME SERÜVENİ MODERNLEŞME VE AİLE