BELEŞÇİ FAKİR, RANTÇI ZENGİN!

HAMZA ATLI

23-03-2026 17:31

Geçen gün; Malatya sevdalısı olan, Malatya'nın sorunlarını gündeme getiren ve kentin derdiyle dertlenen yazılarını gıpta ile takip ettiğim iş insanı Mehmet Haskulun katıldığı bir programı izledim. Kendisi orada, "Bu sistem fakiri beleşe, zengini ranta alıştırdı" şeklinde bir ifade kullanmıştı.

Fakirin beleşçi, zenginin ise rantçı olmasıyla ilgili, aslında birçok insanın kitap yazacak kadar anısı birikmiştir. Özellikle sosyal yardım faaliyetleriyle uğraşanlar ve dernekler aracılığıyla yardım yapanlar, bu konuları çok daha iyi bilir ve anlarlar.

Yaklaşık üç ay kadar önceydi; çok sevdiğim bir kardeşim, zor durumda bir aile duyduğunu ve gitmemiz gerektiğini ifade etti. Belki bir faydamız dokunur düşüncesiyle aileye gittik. Evin kapısını 15 yaşlarında, muhtemelen lise öğrencisi olan bir kız çocuğu açtı. Bu arada, birlikte gittiğim arkadaşıma da yine ortak bir arkadaşımızın eşi, ısrarla gitmemiz gerektiğini söyleyerek ailenin müşkül durumuyla ilgili sürekli mesajlar atmış, aramış.

Neyse, gittik demiştim. Kızın elinde bende, sende olmayan bir telefon; giyim kuşamı gayet yerinde. Telefon dediysem, hani şu dayıların sosyal medyada "Cebindeki telefonu çıkar!" dediği türden bir telefon. Markasını söylemek istemiyorum ama anladınız siz; zenginlik alameti!

Kız çocuğuna birkaç soru sordum. Annesinin evde olmadığını söyledi. Malatya'da kiraların yüksek olduğu merkezi bir mahallede oturuyorlar. Kendisine hitaben, "Malatya'da daha uygun kiralar var; örneğin İkizce bölgesinde 7.000 liralara kiralar var. Sizin buraya ödediğinizden çok daha düşük bir rakam, niye oraya gitmiyorsunuz?" diye sordum. Kız bana, "Evet abi ama düzenimizi bozmak istemiyoruz; okulumuz, dershanemiz falan buralarda," diye cevap verdi.

Oraya yardım amacıyla giden ben, deprem sürecinden sonra Kale ilçesinde bir yıl kadar ikamet ettim; şu an ise Eski Malatya'da, Boran köyünde yaşıyorum. Ben de düzenimi bozmak istemesem, kendimden ve keyfimden ödün vermesem, lüksümden kısmasam ben de muhtaç olurum. "Kirasını dahi ödeyemiyorlar" iddiasıyla gönderildiğimiz evin durumu maalesef buydu. Tabii sonrasında "Duruma göre sizinle iletişim kurarız" diyerek oradan ayrıldık.

Bu ve benzeri o kadar çok manzara ile karşılaşıyoruz ki anlatamam. Yine bir başka gün, konteynerde kalan iki çocuklu yetim bir aileyi tavsiye üzerine ziyaret etmiştik. Evin kızı, Malatya'nın en elit, en pahalı ve en lüks diye tabir edebileceğimiz dershanelerinden birine gidiyordu.

Not: Kız vasat bile değil, çok çok kötü düzeyde bir öğrenci!

Anne ise dershane taksitlerini ödemekte güçlük çekiyordu. Ben kendi kardeşimi veya çocuğumu o dershaneye gönderemiyorum, gönderemem de. Ve ben bu halimle, o aileye belki bir faydam olur düşüncesiyle yardıma gitmişim...

Yine bir başka gün, bir başka aile... Bir arkadaşımızla birlikte ziyaret ettik. Kapıyı 20'li yaşlarda bir delikanlı açtı. Evde bu gencin yaşına yakın iki erkek çocuk daha vardı ve bu çocuklar okumuyorlardı. Aile yetim bir aile; ancak çalışabilecek, eli ekmek tutacak üç tane delikanlı evde oturmuş; tablette, telefonda oyun oynuyor, sosyal mecralar için videolar çekiyorlar. Anne ise ortaya düşmüş; "Vay muhtacız, aman kiramızı ödeyemiyoruz, perişan haldeyiz, buzdolabımız boş, açız" diyor. İyi de abla, kurban olduğum, bu üç tane delikanlı evde ne yapıyor? Neden bir işe gitmiyorlar? Bunu o anneye anlatmak veya o çocukları bir işe göndermek o kadar zor ki anlatamam.

İnsanlar artık sorumsuz. Otuz yaşını geçmiş, üniversite mezunu gençler bile anne ve babasının eline bakıyor; bundan hiçbir şekilde gocunmuyorlar, utanmıyorlar. Evde çalışabilecek durumda gençleri olan insanlar "muhtacız" diyebiliyorlar. Vallahi bizler de onlar gibi davranırsak, en az onlar kadar muhtaç ve zor durumda kalırız; buna inanıyorum.

Haddimizi biliyoruz, ayağımızı yorganımıza göre uzatıyoruz. Çok güzel bir söz işitmiştim: "İmanın yedi şartı olsaydı, yedincisi haddini bilmek olurdu." Bu söz o kadar hoşuma gitmişti ki... Yine bir başkasından, "Fakir fakirliğini bilse fakir olmazdı," sözünü duymuştum.

Maalesef sistemi bu hale getiren unsurlar var. İş veremeyeceği genci, üniversitelerde saçma sapan bölümler açarak orada tutuyorlar. Bu bölümlerden mezun olan gençler "Ben üniversite mezunuyum" diyerek caka satıyor. Aynı gençler anne babasının eline bakıyor, devlet kapısı olmazsa iş beğenmiyor. Burada aile suçlu olduğu kadar, maalesef sistem ve devlet de suçlu...

Bu kafa yapısıyla toplumda fakir beleşe, zengin ise ranta alıştırılıyor. İnsanlar bir şeyler üretmek yerine paralarını faize yatırıyor. Haram ve kolay olan; helal ve zor olana tercih ediliyor. Gençler "kısa yoldan nasıl zengin olurum" hayaliyle yaşıyor. Mafya özentisi bir gençlik türedi. Sorumsuz, vurdumduymaz, ana baba bilmez, komşuluk nedir anlamaz, akrabalık bağlarını koparmış, telefon ve tablete hapsolmuş bir nesil...

Rabbim sonumuzu hayır etsin. Her geçen gün geçmişi daha çok arıyoruz. Kirin içinde daha çok boğuluyor, bataklığa saplandıkça saplanıyoruz.

DİĞER YAZILARI HOŞBULDUK KAOS! 01-01-1970 03:00 İSTİKAMET İSTANBUL! 01-01-1970 03:00 AVRUPA'DAKİ GÖZLEMLERİMİZ DEVAM EDİYOR! 01-01-1970 03:00 HOLLANDA'DA İLK İZLENİMLERİM! 01-01-1970 03:00 ROTAMIZ ALMANYA! 01-01-1970 03:00 YOK EDİLİYORUZ! 01-01-1970 03:00 İNSANLIK BİR MEZİYET GİBİ SUNULUYOR! 01-01-1970 03:00 VİCDANLAR ENKAZDA KALDI! 01-01-1970 03:00 KİBRİN HASMI ALLAH'TIR! 01-01-1970 03:00 İNSANLIĞIN YÜZÜNE ATILAN TEKMELER! 01-01-1970 03:00 BİZDE BU KAFA VARKEN! 01-01-1970 03:00 OLMASAYDIN OLMAZ MIYDIK? 01-01-1970 03:00 MAĞDURLARIN YÜREĞİNE SU SERPİN! 01-01-1970 03:00 ÇOCUKKEN MERHAMETLİYDİK! 01-01-1970 03:00 ŞU ZAMANDA ÇOCUK OLMAK! 01-01-1970 03:00 BİRİ BİTER BİRİ BAŞLAR! 01-01-1970 03:00 Bİ BİTMEDİNİZ BE! 01-01-1970 03:00 KİM GÜÇLÜYSE O HAKLIDIR! 01-01-1970 03:00 İNSAN BU YARIŞ ATI DEĞİL! 01-01-1970 03:00 ÜZERİNE SOĞUK SU İÇİN! 01-01-1970 03:00 TÜRBEDARSIZ BİR TÜRBE! 01-01-1970 03:00 ALTIN TABAKTA İKTİDAR! 01-01-1970 03:00 SAĞLAM KALELER İÇİNDE! 01-01-1970 03:00 ​KİM BİLİR, NEREDE, NASIL, KAÇ YAŞINDA? 01-01-1970 03:00 İBRE DÖNDÜ! 01-01-1970 03:00 ​SANA'DAN HADRAMUT'A KADAR! 01-01-1970 03:00 ​AĞLAYABİLSEYDİNİZ ANLAYABİLİRDİNİZ! 01-01-1970 03:00 ​GARİP PENCERECİK, KÜÇÜK DARACIK! 01-01-1970 03:00 ​MEKKE'DEN... 01-01-1970 03:00 ​UMRE HEYECANI 01-01-1970 03:00 ​HAZIR FIRSAT VARKEN! 01-01-1970 03:00 ​AKRAN ZORBALIĞI! 01-01-1970 03:00 ​İBRET İÇİN ÖLÜM YETMEZ Mİ? 01-01-1970 03:00 ​KOLTUK SEVDASI 01-01-1970 03:00 ​BU GİDİŞATA KİM DUR DİYECEK? 01-01-1970 03:00 NİYE BANA YAN BAKTIN! 01-01-1970 03:00 ​GÜCÜN SARHOŞLARI! 01-01-1970 03:00 ​MİLLETİ TEMSİL EDENLER ZİLLET İÇİNDE! 01-01-1970 03:00 ​GEÇ ÖL AMA GENÇ ÖLME! 01-01-1970 03:00 ​NEDEN ASR-I SAADET? 01-01-1970 03:00 ​ABD'Yİ KINAYALIM MI? 01-01-1970 03:00 ​SALDIM ÇAYIRA, MEVLAM KAYIRA! 01-01-1970 03:00 ​ZENGİN MÜPTEZELLER! 01-01-1970 03:00 ​BABA TAHLİYE! 01-01-1970 03:00 ​BU SABAH İLGİNÇ BİR HADİS OKUDUM! 01-01-1970 03:00 BANA ARKADAŞINI SÖYLE! 01-01-1970 03:00 KÜRESEL PEDOFİLİ PAZARI! 01-01-1970 03:00 İYİCE AHLAKSIZ OLDUK! 01-01-1970 03:00 İNSAN NANKÖRDÜR! 01-01-1970 03:00 ​ŞU ÇAĞI GÖRMEZ OLAYDIK! 01-01-1970 03:00 NE PAPAYMIŞ ARKADAŞ! 01-01-1970 03:00 HASTANE KORİDORLARINA GİDİN! 01-01-1970 03:00 ALLAH, KİFL'İ BAĞIŞLADI! 01-01-1970 03:00 MÜSLÜMANIMSI PROFİLLER! 01-01-1970 03:00 İNSAN DEDİĞİN... 01-01-1970 03:00 SUÇLU ANNE VE BABADIR! 01-01-1970 03:00 HERKESİN ELİ BOŞ! 01-01-1970 03:00 TEVEKKÜL EDENE ALLAH YETER! 01-01-1970 03:00 FAKİRLİK HASTALIK GİBİDİR! 01-01-1970 03:00 HÜKÜM ALLAH'INDIR! 01-01-1970 03:00 GEÇ OLMADAN GÖÇ ETMELİ! 01-01-1970 03:00 HAKLISIN YASİN! 01-01-1970 03:00 BİR YAZI, İKİ KONU! 01-01-1970 03:00 KİMSE KİMSENİN İLAHI DEĞİL! 01-01-1970 03:00 GAZZE'DE ABLUKA SİLAHLA KIRILIR! 01-01-1970 03:00 HOŞ BULMADIM! 01-01-1970 03:00 SUÇLU BENİM, HERKES SUÇSUZ! 01-01-1970 03:00 ​NE OLACAKTIK, NE OLDUK? 01-01-1970 03:00 DÜNYA BİR VEDANIN ADI DEĞİL Mİ? 01-01-1970 03:00 ​​GAZZE'DEYİZ, FİLİSTİN'DEYİZ! 01-01-1970 03:00 YOLDA DÖKÜLENLER VE SEBAT EDENLER! 01-01-1970 03:00 ​KONSERLİ ŞÜKÜR! 01-01-1970 03:00 ​TOPLUMDA KANDİL ANLAYIŞI! 01-01-1970 03:00 MUZ CUMHURİYETİ! 01-01-1970 03:00 GAZZE İÇİN BİRLEŞELİM! 01-01-1970 03:00 SOKAKTAKİ SAPIK! 01-01-1970 03:00 ŞAHİTLİK EDERİM Kİ BU DÜZEN KÜFÜR DÜZENİDİR! 01-01-1970 03:00 HAYATIN DÖNÜM NOKTALARI! 01-01-1970 03:00 ​AZ SABREDİN! 01-01-1970 03:00 ELİNDE FENERLE GAZZE'Yİ AYDINLIĞA KAVUŞTURANLAR! 01-01-1970 03:00 HERKES KENDİ DERDİNDE! 01-01-1970 03:00 HIRS İNSANI KÜL EDER! 01-01-1970 03:00 ÖLÜM HEPİMİZİN KADERİ! 01-01-1970 03:00 SESSİZ ÇIĞLIKLAR! 01-01-1970 03:00 TOPLUM VİCDANINDAKİ DERİN ÇÜRÜME! 01-01-1970 03:00 MALATYA’NIN SESSİZ ÇIĞLIĞI 01-01-1970 03:00 İNSANI INSANA KIRDIRAN BIR DÜZEN... 01-01-1970 03:00 HIRSIZ BİZDENSE SUSUN! 01-01-1970 03:00 KÜRESEL ÇETELER VE LEMAN OYUNU 01-01-1970 03:00 ZAMAN BİZDEN YANA MI? 01-01-1970 03:00 YARIM SAATİM KALMIŞ! 01-01-1970 03:00 ZAMANIN KOŞAR ADIM GİTTİĞİ GÜNLER! 01-01-1970 03:00 NEREYE BAKIYORSAK MUTLULUK ORADA! 01-01-1970 03:00 GEREKSİZ TARTIŞMA! 01-01-1970 03:00 ONLAR GİBİ Mİ OLALIM? 01-01-1970 03:00 TANZANYA'DAN BİR GÖZLEM YAZISI! 01-01-1970 03:00 SİYASET KİRDİR! 01-01-1970 03:00 RAHMETİN ZAHMETE DÖNÜŞTÜĞÜ ŞEHİR MALATYA! 01-01-1970 03:00 BU NE YAMAN ÇELİŞKİ! 01-01-1970 03:00 HATA BENDE DEMEYİ ÖĞRENEMEDİK! 01-01-1970 03:00 GELECEK, BELKİ DE GELMEYECEK! 01-01-1970 03:00 DÖNÜŞ ALLAH'ADIR! 01-01-1970 03:00 Memleketin İhtiyacı Var! 01-01-1970 03:00 DERVİŞLİK HIRKASINA ALDANMAYIN! 01-01-1970 03:00 ZAMAN DEĞİŞTİ, PEKİ YA BİZ? 01-01-1970 03:00