İnsana doğruyu yanlış, yanlışı doğru gösterir!
Bir insanın çalmasında, çaldığında ve çalma niyetindeki durumu bütün olarak yargılamak gerekir.
Şu kokuşmuş sistem insanı insana kurt etmiş.
Hırsızlar çuvalla götürüyorsa alkışlayan, aç kalarak çalıyorsa içeri tıkan bir düzen inşa edilmiş.
Milletin malını hortumlayıp kamuyu zarara uğratanlar, iş adamı sıfatıyla beyefendi gibi karşılanırken; aç çocuğuna mama çalan anneler cezaevlerine atılıyor.
Bu düzen, insanın geleceğe dair tüm umutlarını çalıyor.
Geçen gün bir haberle karşılaştım.
Elleri kelepçeli bir baba...
Marketin birinden kahvaltılık bir şeyler çalmış.
Boynu bükük ve sefil...
Hırsız tipi yok adamda.
Mahcup ve mahzun...
Her hâlinden okunuyor ahvali!
Hırsızlığı meslek edinenler, kameralara el sallayarak geçiyor önümüzden!
Ne ceza alıyorlar ne de mahcup olup utanıyorlar!
Ama bu adam öyle değildi...
Samsun'un İlkadım ilçesinde, bir marketten kahvaltılık ürün çaldığı iddiasıyla gözaltına alınan A.G.'nin durumu, hırsızlık vakasının ötesinde bir yoksulluk dramını gündeme taşıdı.
Yüksek işsizlik ve geçim sıkıntısının pençesindeki bir babanın, sadece çocuklarının karnını doyurmak için bu çaresiz eylemi gerçekleştirmesi, hukukun soğuk yüzü ile toplumsal vicdan arasındaki derin çatlağı gözler önüne serdi. A.G.'nin bu eylemi, "çalmak" eylemini değil, çaresizliğin sonuçlarını gösteren bir feryat olarak yorumlandı.
Edinilen bilgilere göre olay, İlkadım ilçesinde faaliyet gösteren bir zincir markette meydana geldi. Market yetkililerinin ihbarı üzerine harekete geçen polis ekipleri, kısa sürede şüpheli A.G.'yi yakalayarak gözaltına aldı. Şahıs hakkında yasal işlemler başlatılırken, olayın sosyal medyada duyulmasıyla birlikte A.G.'nin yaşadığı zorlu koşullara dair yorumlar ve empati içerikli paylaşımlar hızla yayıldı.
Bu vaka, sadece bir hırsızlık olayı olarak değil, ekonomik zorlukların bireyleri nasıl uçurumun kenarına itebileceğinin acı bir örneği olarak hafızalara kazındı. Kamuoyu, adaletin sadece yasalara göre değil, insanlık onurunu ve vicdanı da gözeten bir yaklaşımla tecelli etmesini bekliyor. Toplumun her kesiminde derinleşen gelir adaletsizliği ve artan yoksulluk, benzer çaresizlik hikâyelerinin son bulması için acil çözümler gerektiriyor. Gecede milyon dolar çalarsan ödül alırsın, bir ara baklava çalan çocuk aklıma geldi.























