Gazze'nin yiğitlerine acımayı bırakın!
Gazze'nin öleni cennette inşallah. Kalanı da...
Gazze'deki acı, sonsuz mutlulukların habercisi onlara.
Ben kendime üzülüyorum.
Bize yanıyorum...
Ne bir davamız var, ne o dava uğrunda verecek canımız.
Hepimiz birilerini putlaştırmış, akşama kadar put kavgası yapıyoruz.
Herkes "en iyi put benimki" yarışında!
Bu kitle Gazze'yi gündem etse ne olur, etmese ne?
Kendine hayrı kalmamış, acınası bir topluluğa dönüştük!
Neyimiz varsa yitirdik!
Maddiyat, maddi hazlar her şeyin önünde şu anda!
Mücahit abilerin dahi çocukları müteahhit!
Artık kaybedecekleri çok şey var ve kaybetmekten korkuyorlar!
Eleştiremiyorlar bile!
Güçten yanalar...
Bugün kral ölse, yarın "yaşasın yeni kral" diyecek kitle!
Halimiz, ahvalimiz bu!
Geçen gün yazılarını çok beğendiğim Mehmet Kaya abim güzel bir şey paylaşmıştı.
Konusu Gazze ve elbette Küresel SUMUD Filosu...
İspanya, İtalya, Yunanistan ve Tunus'tan yola çıkıyor.
Bu gemilerin kalktığı ülkeler arasında Türkiye'nin olmaması normal mi?
Tarikatlar, barikatlar, cemaatler, partiler ve STK'lar bu duruma neden sessiz?
Hiç mi kendi irade beyanınız olmaz?
Eğer varlık sebebiniz siyasi iradenin politikalarına şartsız destek sunmaksa, niye masrafa girip kendinizi yoruyorsunuz? Kapatın dükkanınızı, gidin siyasi parti teşkilatında çalışın.
İradesini iktidara mahkûm etmiş yapıların; ne vatana, ne Türke, ne insanlığa zerre kadar hayrı dokunmaz.
İlke ve idealleri olan topluluklar ilkelerinin peşinden gider, bunlar ise iktidarın peşine takılıyor. Allah'ın ahlakıyla değil, iktidarın ahlakıyla ahlaklanıyorlar.
"Gazze'deyiz, Filistin'deyiz" nakaratına hiç girmek istemiyorum. Sinir bozucu! Neresinden tutsan sakat:
Gazze'de olmadığımıza mı yanalım, Gazze'de isek gözümüzün önünde bu katliamın yaşandığına mı yanalım?
Allah aşkına... Netanyahu'ya "kâfir" denince mevzu çözülmüş gibi coşan bir güruha ne anlatılır?























