Halden anlayan...
Dert dinleyen...
Makamı hizmet aracı gören...
Öleceğini ve hesaba duracağını göz ardı etmeyen...
Merhametli...
Adaletli...
İnsani değerlerini unutmamış insanlara ihtiyaç var...
Sadece yönetimde değil...
Çarşıda, pazarda, takside, dolmuşta, otobüste, sokakta, markette, manavda, kasapta...
Hasılı her yerde Allah'tan korkan ve bu korkusu dolayısı ile işini doğru yapan...
Maaşı işin karşılığı olarak değil, karakterinin karşılığı olarak gören...
Ay sonu hesabı yerine, ahiret hesabını önceleyen...
Bürokratlara ihtiyacımız var...
Hele hele Malatya gibi yer ile yeksan olmuş...
Allah'ından bulmuş...
Bir de sahtekârları ile ismi her geçen gün daha ziyade kirlenen ve kirletilen bir yere...
Çok ihtiyaç var dostlar çok...
Reklamımız kötü...
Adımız kirli...
Malatya deyince fırsatçılık ve kara borsacılık ile anılıyoruz.
Dışarıda itibarımız kalmadı...
Haksız da sayılmaz insanlar...
Sadece esnaf mı?
Veya inşaatçılar mı?
Adımızı temize çıkarmamız gerek.
Memlekete insan, bürokrasiye adam gerek...
Her alanda çürümüşlük, her yerde kokuşmuşluk hakim şu sıra...
Makam aşkıyla yananlar...
Şu yolların tozunu bi solusalar...
Mercedesin camını en azından azcık indirseler...
Milletin halini görseler...
İnsanların yüz ifadelerine bakıyor musunuz?
Nasıl hissiz...
Nasıl umutsuz...
Öylece yaşayıp giden yığınlar var Malatya sokaklarında...
Ama kimin umurunda?
Dostlar...
Depremden önce Malatya Sgk'da görev yapan Yakup Güler ağabeyin annesi rahmetli olmuştu.
Taziye ve cenaze için Adıyaman'a gittik.
Yakup abi deprem sürecinden evvel tayin istemişti.
Ankara bürokrasisine kaptırmıştık Yakup ağabeyi.
Burada Mali Hizmetler Müdürü olarak görev yapıyordu galiba...
Keşke il müdürü olsa...
Belki hali hazırda bulunan il müdürümüz çok da iyi biridir.
Tanışmadım.
Belki en az Yakup abi kadar değerlidir.
Ama Yakup abiyi tanıyorum.
İnsanlara nasıl değer verdiğini gördüm.
Kapısını asla kapatmaz. Her gelenin işini görmeye çalışırdı.
Elinden geleni ardına koymaz, numarasını önüne gelene verirdi.
Vallahi kimse yapmıyor.
Bir memura dahi ulaşılamıyor.
Birine soru sorulamıyor.
Çoğu insan burnundan kıl aldırmıyor.
Ama o çokların arasında azlar var.
Elbette var olacaklar...
Yakup abiler her yerde...
Maliyede, emniyette, yargıda...
Varlar...
Ama diyorum ya, Yakup abiyi tanırım.
Kefilim...
Malatya'mıza il müdürü olsa?
Memleketin ihyasına ve imarına katkı sunsa...
İmar sadece bina yapmak mı?
İnsan imar etmenin, insana tebessüm etmenin, tebessümle cevap vermenin gönüllerdeki imar gücünü biliyor musunuz?
Ben biliyorum.
Öyle çok insan da tanıyorum...
Çok dediğime bakmayın.
Kalabalık içinde azınlık onlar...
Ama varlar...
İyi ki varlar...
Yakup abiyi Malatya'mıza getirmemiz şart.
Hele de yaralı memlekete...
Nice Yakup'lar gerek şu sıra...
Vesselam...























