Sloganla değil tavırla boykot olur!
Malatya’da bir fuar alanı. Esenlik şirketinin standı. Raflarda indirimli ürünler, arka planda kampanya sloganları...
Ama dikkatli bakınca, bazı ürünlerin menşeî “İsrail”.
Evet, yanlış okumadınız. Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin iştirak şirketi olan Esenlik, İsrail mallarını indirimle satıyor.
Aynı gün, aynı şehirde meydanlardan yükselen sloganlar: "Kahrolsun İsrail!", "Yaşasın özgür Filistin!".
Bu nasıl bir çelişkidir?
Bir yanda zulme karşı duyarlılık gösterileri, diğer yanda o zulmü fonlayan ekonomik ilişkilerin devamı...
Mesele yalnızca Malatya’ya da özgü değil. Türkiye'nin pek çok yerinde, özellikle de belediyelere bağlı şirketlerde, bu tarz ikiyüzlü pratiklere rastlamak mümkün. Duygusal sloganlar, dini/siyasi hassasiyetler üzerinden oluşturulan algılar...
Ama icraata gelince, ne boykot var ne de samimiyet.
İsrail’in Gazze’ye yönelik işgali, katliamları, insani yardımları engellemesi ortadayken, bu zulme karşı duran herkesin, sadece bireysel değil kurumsal da bir tavır sergilemesi gerekiyor.
Belediyeler de bu tavrın parçası olmak zorunda. Hele ki her gün meydanlardan Filistin’e selam gönderen, kameraların önünde "duyarlılık timsali" rolüne soyunan yöneticiler...
Onların sorumluluğu daha da büyük.
Eğer gerçekten Filistin'in yanında olunacaksa, bu, kürsüden atılan sloganla değil, İsrail’e para kazandıran her türlü ilişkiden vazgeçmekle olur.
Esenlik gibi iştirak şirketlerinin raflarını temizlemesi gerekir. İndirim kampanyasıyla İsrail ürünleri satmak, sadece ticari bir tercih değil, aynı zamanda bir siyasi çelişkidir.
Bu saatten sonra samimiyetin ölçüsü belli! İsrail’le sadece bağırarak değil, alışverişi keserek de hesaplaşmak gerekiyor.
İşe yarar mı?
İsrail'i durdurur mu?
Belki asla...
Onları fonlayan finolar oldukça zor...
Ama olsun...
Karınca kararınca...
Zulmün karşısında, mazlumun yanında olmak gerekmez mi?
Yarın mahşerde nasıl hesap vereceğiz?
Filistin üzerinden rant devşirip, Filistin'i siyasete meze yapanlar ahirette nasıl hesap verecek!
Nice muktedirler...
Nice güç ve makam sahipleri göçtü gitti...
Ne Firavun'lar, Ne Haman'lar...
Ne Karun'lar, Ne Kanuni'ler...
Çok akıllısı'da, çok zengini de...
Hesaba duracak!
Vesselam...























