Keşkeleri sevmem bilirsin...
Ama "keşke" yanılıyorsun Yasin'im diyebilseydim.
Sana katılmasaydım.
Haksız olduğuna dair birkaç delil sunsaydım.
Dert ortağım...
Can kardeşim...
Yasin Çakmak aradı.
Telaşı yüzünden okunan, genç yaşta büyük bir mücadele ve yükü omuzlayan, hayatın erken olgunlaştırdığı kalbi güzel ADAM!
Bazen telefonda bazen yüz yüze dertleşiriz kendisiyle...
Aradı beni.
"Niye böyleyiz" deyince, konuyu anlıyorum artık.
Birliktelik ruhu duygusallığı aşmış akli birlikteliğe doğru yol almış bizde.
Azığımız benzer, azımız benzer!
Derdimiz ortak.
Dünya'da gözü, gönlü olmayan nadirlerden...
Ölüp gideceğiz diyen ve hayırlı bir ölümü temenni edenlerden...
Böylesi dostlar ne kadar da azaldı değil mi?
Neyse konuyu dağıtmadan tekrar geleyim meseleye.
Mehmet Erkut'tan "dağılan yazı ile ilgili" fırça yemekten ben de usandım amma neylersin...
Dert bir kalem görmeyiversin...
Gönülden damıtılan, gözden süzülen ne varsa kelime olmak istiyor insanda...
Kendimize nasıl set çekiyorsak, duygularımıza da çekiyoruz bir şekilde...
Yasin diyordum...
'Abi ne kadar samimiyetsiz olduk' dedi.
Bir insanın whatsap durumuna veya sosyal medya durumuna bakıyorum.
Benim, senin gibi insanlar...
Değerleri olan veya değerleri olduğunu düşündüğümüz, bizden gibi duran insanlara bakıyorum...
Hatta direk kendimizi de içine katarak söylüyorum abi, dedi.
Bir paylaşımımız Gazze...
Diğer paylaşımımız Konser'le alakalı...
Ne kadar laikleştik değil mi?
Laikleşirken herşeye layık olduk!
Din, dinsizlik, maneviyat, gayrı islami eylemler, islamdan duran davranışlar, sünnet, bidat, hurafe, herşey ama herşey birbirine o kadar çok karıştı ki...
Şaşırıyorum, kimiz diye?
Derdimiz ne?
Nerde duruyoruz?
Yarın tarih bizi yargıladığında acaba bizim için ne derler ha?
Durduğumuz bir yer yok!
Bir şeklimiz, bir meşrebimiz, bir mezhebimiz, bir duruşumuz yok!
Toplum tekerlek hatta top misali...
Nereye gittiğini bilmeyen, yaydan çıkmış ok gibi...
Gençliği boşverdik!
İhtiyarlar nerede?
Bu toplumun bedel ödemişleri?
Bu toplumun islami kökenden gelmiş hassasiyet sahipleri?
Neredeler abi?
Muktedirler ve diğerleri o kadar çok hata yapıyorlar ki...
Toplum o kadar çok yanlışın ve yanılgının içinde ki...
Hepimiz o şekildeyken, nerede bizi düzeltecek, ıslah ediciler?
Nerede o tebliğci yiğit abiler?
İçinizden cevap vermeye çalıştığınızı duyar gibiyim!
Her birine ticari birer rant ikram etti hayat!
Birilerine makam, mevki...
Birilerine ün, şöhret...
Hepsi bir şekilde dünyanın peşinde şimdi!
Ve yanlışların farkındalar!
Geçmişin 'meydanda bağıranları' bugün susuyorlar!
Kazanımlarını kaybetmek istemiyorlar!
İslam tarihine bakın...
Dahası diğer dinlerin tarihini araştırın!
Hep gariplerin omuzlarında taşınmıştır sancak!
Hep garipler öncü olmuşlardır toprak toprak!
Çünkü derdi Allah'tır garibin...
Başka bir şeyi yok ki, ne bilsin!
Ve bugün garip dışlanırken, mazlum hüznünde boğulurken, batıl alkışlanıyor!
Bugün bize dokunmayan yılancılar ayakta karşılanıyor!
Elbet tarih bizi de yazacak bir gün...
Tabut bizi de taşıyacak!
Ve haklar...
'Helal mi' dendiği zaman...
Ya Allah'ın hakkı ne olacak?