Malatya Lider Gazetesi
HV
16 HAZİRAN Salı 09:41

BELEŞÇİ FAKİR, RANTÇI ZENGİN!

HAMZA ATLI
HAMZA ATLI

Geçen gün; Malatya sevdalısı olan, Malatya'nın sorunlarını gündeme getiren ve kentin derdiyle dertlenen yazılarını gıpta ile takip ettiğim iş insanı Mehmet Haskulun katıldığı bir programı izledim. Kendisi orada, "Bu sistem fakiri beleşe, zengini ranta alıştırdı" şeklinde bir ifade kullanmıştı.

Fakirin beleşçi, zenginin ise rantçı olmasıyla ilgili, aslında birçok insanın kitap yazacak kadar anısı birikmiştir. Özellikle sosyal yardım faaliyetleriyle uğraşanlar ve dernekler aracılığıyla yardım yapanlar, bu konuları çok daha iyi bilir ve anlarlar.

Yaklaşık üç ay kadar önceydi; çok sevdiğim bir kardeşim, zor durumda bir aile duyduğunu ve gitmemiz gerektiğini ifade etti. Belki bir faydamız dokunur düşüncesiyle aileye gittik. Evin kapısını 15 yaşlarında, muhtemelen lise öğrencisi olan bir kız çocuğu açtı. Bu arada, birlikte gittiğim arkadaşıma da yine ortak bir arkadaşımızın eşi, ısrarla gitmemiz gerektiğini söyleyerek ailenin müşkül durumuyla ilgili sürekli mesajlar atmış, aramış.

Neyse, gittik demiştim. Kızın elinde bende, sende olmayan bir telefon; giyim kuşamı gayet yerinde. Telefon dediysem, hani şu dayıların sosyal medyada "Cebindeki telefonu çıkar!" dediği türden bir telefon. Markasını söylemek istemiyorum ama anladınız siz; zenginlik alameti!

Kız çocuğuna birkaç soru sordum. Annesinin evde olmadığını söyledi. Malatya'da kiraların yüksek olduğu merkezi bir mahallede oturuyorlar. Kendisine hitaben, "Malatya'da daha uygun kiralar var; örneğin İkizce bölgesinde 7.000 liralara kiralar var. Sizin buraya ödediğinizden çok daha düşük bir rakam, niye oraya gitmiyorsunuz?" diye sordum. Kız bana, "Evet abi ama düzenimizi bozmak istemiyoruz; okulumuz, dershanemiz falan buralarda," diye cevap verdi.

Oraya yardım amacıyla giden ben, deprem sürecinden sonra Kale ilçesinde bir yıl kadar ikamet ettim; şu an ise Eski Malatya'da, Boran köyünde yaşıyorum. Ben de düzenimi bozmak istemesem, kendimden ve keyfimden ödün vermesem, lüksümden kısmasam ben de muhtaç olurum. "Kirasını dahi ödeyemiyorlar" iddiasıyla gönderildiğimiz evin durumu maalesef buydu. Tabii sonrasında "Duruma göre sizinle iletişim kurarız" diyerek oradan ayrıldık.

Bu ve benzeri o kadar çok manzara ile karşılaşıyoruz ki anlatamam. Yine bir başka gün, konteynerde kalan iki çocuklu yetim bir aileyi tavsiye üzerine ziyaret etmiştik. Evin kızı, Malatya'nın en elit, en pahalı ve en lüks diye tabir edebileceğimiz dershanelerinden birine gidiyordu.

Not: Kız vasat bile değil, çok çok kötü düzeyde bir öğrenci!

Anne ise dershane taksitlerini ödemekte güçlük çekiyordu. Ben kendi kardeşimi veya çocuğumu o dershaneye gönderemiyorum, gönderemem de. Ve ben bu halimle, o aileye belki bir faydam olur düşüncesiyle yardıma gitmişim...

Yine bir başka gün, bir başka aile... Bir arkadaşımızla birlikte ziyaret ettik. Kapıyı 20'li yaşlarda bir delikanlı açtı. Evde bu gencin yaşına yakın iki erkek çocuk daha vardı ve bu çocuklar okumuyorlardı. Aile yetim bir aile; ancak çalışabilecek, eli ekmek tutacak üç tane delikanlı evde oturmuş; tablette, telefonda oyun oynuyor, sosyal mecralar için videolar çekiyorlar. Anne ise ortaya düşmüş; "Vay muhtacız, aman kiramızı ödeyemiyoruz, perişan haldeyiz, buzdolabımız boş, açız" diyor. İyi de abla, kurban olduğum, bu üç tane delikanlı evde ne yapıyor? Neden bir işe gitmiyorlar? Bunu o anneye anlatmak veya o çocukları bir işe göndermek o kadar zor ki anlatamam.

İnsanlar artık sorumsuz. Otuz yaşını geçmiş, üniversite mezunu gençler bile anne ve babasının eline bakıyor; bundan hiçbir şekilde gocunmuyorlar, utanmıyorlar. Evde çalışabilecek durumda gençleri olan insanlar "muhtacız" diyebiliyorlar. Vallahi bizler de onlar gibi davranırsak, en az onlar kadar muhtaç ve zor durumda kalırız; buna inanıyorum.

Haddimizi biliyoruz, ayağımızı yorganımıza göre uzatıyoruz. Çok güzel bir söz işitmiştim: "İmanın yedi şartı olsaydı, yedincisi haddini bilmek olurdu." Bu söz o kadar hoşuma gitmişti ki... Yine bir başkasından, "Fakir fakirliğini bilse fakir olmazdı," sözünü duymuştum.

Maalesef sistemi bu hale getiren unsurlar var. İş veremeyeceği genci, üniversitelerde saçma sapan bölümler açarak orada tutuyorlar. Bu bölümlerden mezun olan gençler "Ben üniversite mezunuyum" diyerek caka satıyor. Aynı gençler anne babasının eline bakıyor, devlet kapısı olmazsa iş beğenmiyor. Burada aile suçlu olduğu kadar, maalesef sistem ve devlet de suçlu...

Bu kafa yapısıyla toplumda fakir beleşe, zengin ise ranta alıştırılıyor. İnsanlar bir şeyler üretmek yerine paralarını faize yatırıyor. Haram ve kolay olan; helal ve zor olana tercih ediliyor. Gençler "kısa yoldan nasıl zengin olurum" hayaliyle yaşıyor. Mafya özentisi bir gençlik türedi. Sorumsuz, vurdumduymaz, ana baba bilmez, komşuluk nedir anlamaz, akrabalık bağlarını koparmış, telefon ve tablete hapsolmuş bir nesil...

Rabbim sonumuzu hayır etsin. Her geçen gün geçmişi daha çok arıyoruz. Kirin içinde daha çok boğuluyor, bataklığa saplandıkça saplanıyoruz.

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI HOŞBULDUK KAOS! İSTİKAMET İSTANBUL! AVRUPA'DAKİ GÖZLEMLERİMİZ DEVAM EDİYOR! HOLLANDA'DA İLK İZLENİMLERİM! ROTAMIZ ALMANYA! YOK EDİLİYORUZ! İNSANLIK BİR MEZİYET GİBİ SUNULUYOR! VİCDANLAR ENKAZDA KALDI! KİBRİN HASMI ALLAH'TIR! İNSANLIĞIN YÜZÜNE ATILAN TEKMELER! BİZDE BU KAFA VARKEN! OLMASAYDIN OLMAZ MIYDIK? MAĞDURLARIN YÜREĞİNE SU SERPİN! ÇOCUKKEN MERHAMETLİYDİK! ŞU ZAMANDA ÇOCUK OLMAK! BİRİ BİTER BİRİ BAŞLAR! Bİ BİTMEDİNİZ BE! KİM GÜÇLÜYSE O HAKLIDIR! İNSAN BU YARIŞ ATI DEĞİL! ÜZERİNE SOĞUK SU İÇİN! TÜRBEDARSIZ BİR TÜRBE! ALTIN TABAKTA İKTİDAR! SAĞLAM KALELER İÇİNDE! ​KİM BİLİR, NEREDE, NASIL, KAÇ YAŞINDA? İBRE DÖNDÜ! ​SANA'DAN HADRAMUT'A KADAR! ​AĞLAYABİLSEYDİNİZ ANLAYABİLİRDİNİZ! ​GARİP PENCERECİK, KÜÇÜK DARACIK! ​MEKKE'DEN... ​UMRE HEYECANI ​HAZIR FIRSAT VARKEN! ​AKRAN ZORBALIĞI! ​İBRET İÇİN ÖLÜM YETMEZ Mİ? ​KOLTUK SEVDASI ​BU GİDİŞATA KİM DUR DİYECEK? NİYE BANA YAN BAKTIN! ​GÜCÜN SARHOŞLARI! ​MİLLETİ TEMSİL EDENLER ZİLLET İÇİNDE! ​GEÇ ÖL AMA GENÇ ÖLME! ​NEDEN ASR-I SAADET? ​ABD'Yİ KINAYALIM MI? ​SALDIM ÇAYIRA, MEVLAM KAYIRA! ​ZENGİN MÜPTEZELLER! ​BABA TAHLİYE! ​BU SABAH İLGİNÇ BİR HADİS OKUDUM! BANA ARKADAŞINI SÖYLE! KÜRESEL PEDOFİLİ PAZARI! İYİCE AHLAKSIZ OLDUK! İNSAN NANKÖRDÜR! ​ŞU ÇAĞI GÖRMEZ OLAYDIK! NE PAPAYMIŞ ARKADAŞ! HASTANE KORİDORLARINA GİDİN! ALLAH, KİFL'İ BAĞIŞLADI! MÜSLÜMANIMSI PROFİLLER! İNSAN DEDİĞİN... SUÇLU ANNE VE BABADIR! HERKESİN ELİ BOŞ! TEVEKKÜL EDENE ALLAH YETER! FAKİRLİK HASTALIK GİBİDİR! HÜKÜM ALLAH'INDIR! GEÇ OLMADAN GÖÇ ETMELİ! HAKLISIN YASİN! BİR YAZI, İKİ KONU! KİMSE KİMSENİN İLAHI DEĞİL! GAZZE'DE ABLUKA SİLAHLA KIRILIR! HOŞ BULMADIM! SUÇLU BENİM, HERKES SUÇSUZ! ​NE OLACAKTIK, NE OLDUK? DÜNYA BİR VEDANIN ADI DEĞİL Mİ? ​​GAZZE'DEYİZ, FİLİSTİN'DEYİZ! YOLDA DÖKÜLENLER VE SEBAT EDENLER! ​KONSERLİ ŞÜKÜR! ​TOPLUMDA KANDİL ANLAYIŞI! MUZ CUMHURİYETİ! GAZZE İÇİN BİRLEŞELİM! SOKAKTAKİ SAPIK! ŞAHİTLİK EDERİM Kİ BU DÜZEN KÜFÜR DÜZENİDİR! HAYATIN DÖNÜM NOKTALARI! ​AZ SABREDİN! ELİNDE FENERLE GAZZE'Yİ AYDINLIĞA KAVUŞTURANLAR! HERKES KENDİ DERDİNDE! HIRS İNSANI KÜL EDER! ÖLÜM HEPİMİZİN KADERİ! SESSİZ ÇIĞLIKLAR! TOPLUM VİCDANINDAKİ DERİN ÇÜRÜME! MALATYA’NIN SESSİZ ÇIĞLIĞI İNSANI INSANA KIRDIRAN BIR DÜZEN... HIRSIZ BİZDENSE SUSUN! KÜRESEL ÇETELER VE LEMAN OYUNU ZAMAN BİZDEN YANA MI? YARIM SAATİM KALMIŞ! ZAMANIN KOŞAR ADIM GİTTİĞİ GÜNLER! NEREYE BAKIYORSAK MUTLULUK ORADA! GEREKSİZ TARTIŞMA! ONLAR GİBİ Mİ OLALIM? TANZANYA'DAN BİR GÖZLEM YAZISI! SİYASET KİRDİR! RAHMETİN ZAHMETE DÖNÜŞTÜĞÜ ŞEHİR MALATYA! BU NE YAMAN ÇELİŞKİ! HATA BENDE DEMEYİ ÖĞRENEMEDİK! GELECEK, BELKİ DE GELMEYECEK! DÖNÜŞ ALLAH'ADIR! Memleketin İhtiyacı Var! DERVİŞLİK HIRKASINA ALDANMAYIN! ZAMAN DEĞİŞTİ, PEKİ YA BİZ?