Politik konularda yazı yazmayı pek sevmiyorum. Çünkü herkes işine geldiği gibi anlamayı, işine geldiği gibi okumayı, işine geldiği gibi yazılmasını istiyor. Herkesi razı etmenin mümkün olmadığı bir hayatın içindeyiz. Hal böyle olunca ben de daha ziyade toplumsal ve ahlaki konularda yazılar yazmayı seviyorum. İşin aslı biraz da işime geliyor.
Memlekette güzel işler olmuyor değil. Lakin kötüye gittiğimiz birçok nokta da var. Memlekette güzel işleri övünce seni bir kesim alkışlarken bir kesim karalıyor. Memlekette kötü gidişatlar varsa bunu da eleştirince yine aynı şeylerle karşılaşıyorsun; bir kesim bunu alkışlarken diğer kesim verha saldırıyor. Bu da "Ne haliniz varsa görün" dediğimiz bir sürece itti bizi.
İnsanların eleştirilmeye tahammülü yok. Bir hata, bir yanlış kendinden olanlardan kaynaklanıyorsa herkes sus pus. Benzer yanlış karşı cenahtansa var güçleri ile saldırıyor, belden aşağı vuruyorlar. Ve toplumun bütün kesimleri maalesef bu şekilde. Buna cemaatler, tarikatlar, siyaset, ticaret, her şey ve herkes dahil. Kendimi de bu işin dışında bırakmıyorum. Övülünce göğsüm kabarıyor ama yerilince moralim bozuluyor! Ama eleştirilmeye tahammülsüzlüğüm kesinlikle toplumunki ile aynı noktada değil! Kendimi dahi muhasebe edip sürekli eleştiririm.
Başlığın verdiği mesaja uygun olmayan birkaç cümle kurdum, kusurumu affedin. Altın tabakta iktidar meselesine geleyim. Malumunuz 2000'li yıllardan beri muktedir belli. Ülke kendisini sağ ve muhafazakâr olarak addeden bir parti tarafından yönetiliyor. Son zamanlarda o partiye birkaç tane de ortak eklendi. Ve bunların karşısında duran bir cenah var. Karşıda duranlar, karşısında durduklarını ahlaksızlıkla, yanlışlarıyla sürekli eleştiriyorlar. Haklı oldukları noktalar da var, haksızlık yaptıkları noktalar da var.
Biz bu omurgasızlıklara toplum olarak alıştık. Kimden gelirse gelsin, bugün "ak" dediklerine yarın "kara" deyince şaşırmamaya başladık. Demek ki toplum olarak biz de omurgasızlaştık. Muktedirler en çok da rakipsiz olmaları dolayısıyla istedikleri gibi hareket etmenin ve gücün keyfini sürmenin doruğundalar. Karşılarında rakip yok. Eleştirenler topluma güven vermiyorlar. Bu nedenle 20 yıldan fazla süredir kesintisiz bir iktidar memleketi yönetiyor. Ve böyle giderse bu yönetim devam edecek. İyisiyle kötüsüyle en az bir dönem daha ben muktedirlerin devam edeceğine inanıyorum. Bunda muhalefetin büyük payı var.
Bugünlerde malumunuz bir belediye başkanına operasyon düzenlendi. Belediye başkanı otel odasında kendisinden en az 35 yaş küçük biriyle uygunsuz şekilde yakalandı. Üstelik yakalandığı kız belediye çalışanı. Belediye başkanı evli ve bildiğim kadarıyla üç çocuğu var. Belediye çalışanı 21 yaşında. Bu 21 yaşındaki çalışan ne hikmetse belediyede aldığı maaşıyla dünyayı gezebilecek kadar kudretli ve varlıklı. İsmini öğrendiğimde Instagram hesabına girip bakmıştım.
Belediye başkanının yaptığı ahlaksızlık ülke gündeminde iken partisi kendisine sahip çıktı. Kendisini destekleyen açıklamalar yaptılar, belediye önünde demokrasi nöbeti tutmaya başladılar. Sadece muhalefette bu şeyler olmuyor. Ben benzer kirlerin muktedirlerde de olduğuna inanan biriyim. Ama benzer yaklaşımın muktedirlerde olacağına inanmıyorum! En azından sahip çıkmazlar, partilerinden istifa ettirirler.
Örneğin Adapazarı Belediye Başkanı... Hakkında çıkan iddialar sonrasında partiden veya iktidar ortaklarından kendisini destekleyen birini görmedim. Partiden istifa etti veya ettirildi. Ahlaksızlığına sahip çıkan birini ben görmedim. Zaten görülmesi abes olurdu. Hal böyle iken memlekette bunca sıkıntı varken ve muhalefet iktidarı ahlaksızlıkla suçlarken nasıl oluyor da kendileri bu hataları yapıyorlar, çok merak ediyorum. Ha, içlerinde yanlış adamlar çıkıyor; bu olağan bir şey, insandır olabilir ama buna sahip çıkmalarının izahı yoktur!
Eleştirdikleri ahlaksızlıkları kendileri yapıyorlar ve yapanları da savunabiliyorlar. İşte bu nedenle iktidara altın tabakta muktedirliği yine bunlar kendi elleriyle sunuyorlar. Sonra da "Vay anam!" deyip veryansın ediyorlar. Bu şekilde, bu yöntemle iktidara gelmelerinin mümkün olmadığını biliyorlar. Hatta belki iktidara dahi çalışıyorlar; ben bundan bile şüpheleniyorum.
Konu uzun lakin köşem yetersiz. Bu konuda kitap bile yazılır. Bu toplumun ve bu siyasilerin iktidarı ile muhalefeti ile düzelme şansı pek yok. Her gelenin gideni arattığı bir düzen inşa ettiler. Ahlaksızlık toplumun ve muktedirlerin genlerine işledi. Rabbim sonumuzu hayır etsin...
Selam ve dua ile...