Yaş kaç olursa olsun...
İnsan gezdiği arkadaşının ahlâkına dikkat edecek!
"Kişi arkadaşının dini üzeredir" diye buyuruyor Resulullah (sav).
Değerli Müslüman, unutma ki: Allah'a isyan eden insanlarla yan yana gelip oturup kalktığın sürece, kalbin yavaş yavaş onlara meyledecektir. Yani yavaş yavaş inandıkları gibi inanmaya, amel ettikleri gibi amel etmeye ve ahlaki değerleri ne ise, ona meyletmeye başlayacaksın. Ancak bu yan yana gelişin sadece ve sadece onlara bir şeyler anlatmayı veya meşru bir ticaret yapmayı hedefliyorsa bu başkadır.
Unutma ki, ilk başta çok basitmiş gibi görülen veya zannedilen bu olay, inan netice itibarıyla insanın dinden imandan uzaklaşmasına dahi sebep olabilmektedir. Hatta ve hatta Allah azze ve celle’nin lanetini celbedecek ciddi bir sonuç dahi doğurabilmektedir.
Bu şekildeki olaylar taa İsrailoğullarında vuku bulmuş, kulları ibret alsın ve sakınsınlar diye de Rabbimiz kerim kitabında bunu bizlere açıklamıştır.
“İsrailoğullarından inkâr edenlere, Davud ve Meryem oğlu İsa diliyle lanet edilmiştir. Bunun sebebi ise, isyan etmeleri ve haddi aşmaları nedeniyledir.” “Onlar yapmakta oldukları kötü işlerden birbirlerini sakındırmıyorlardı. Yapmakta oldukları şey ne kötü idi.”
Mâide Sûresi: 78-79. Ayetler
İbn-i Kesir (r.h.), bu ayetlerin tefsiriyle alakalı birkaç rivayetin özeti olarak şunu anlatmaktadır:
“İsrailoğulları isyan etmeye başlayınca, bilenler bu isyan edenleri yaptıklarından dolayı nehyeder ve onlara nasihat ederlerdi. Onlar ise bu nasihatları duymalarına rağmen yaptıkları o çirkin işlerden vazgeçmezlerdi. Derken, anlatanlar da artık tebliği bırakıp onlarla yan yana gelmeye, oturup kalkmaya, sohbetler yapmaya ve beraberce yiyip içmeye başladılar. Ve neticede Allah Teâlâ bu insanların kalplerini birbirine karıştırarak sonunda onları lanetledi.”
İbn-i Kesir, 5. cilt, 2429-2430. sayfa.
Âyetlere ve onunla ilgili rivayetlere dikkat ettiyseniz eğer, İsrailoğullarının küfre düşmesi ve lanetlenmesi birden vuku bulmamıştır. İlk başta, iki taifeden iman edenler, isyan edenleri uyarmaya başlayıp onlara nasihat ederlerdi. İsyan edenler nasihatları duymalarına rağmen yaptıkları çirkin işlerden vazgeçmezlerdi. Derken anlatanlar da artık tebliği bırakıp onlarla yan yana gelmeye, oturup kalkmaya, sohbetler yapmaya, gülüp eğlenmeye, beraberce yiyip içmeye başladılar. Ve neticede Allah Teâlâ bu insanların kalplerini birbirine karıştırarak sonunda hepsini birden lanetledi.
Bu neyi gösteriyor kardeşlerim? Bu gösteriyor ki:
İman edip Rabb’ine ortak koşmayanların, insanlarla yan yana geliş gayeleri sadece ve sadece onlara nasihat etmek, onlara doğru yolu göstermek ve bu konuda onların elinden tutmak olmalıdır. Bunun haricindeki yan yana gelişler, oturup kalkmalar, gülüp eğlenmeler ve yiyip içmeler, kalplerin yavaş yavaş onlara meyletmesine sebep olacaktır.
Hatta ve hatta Allah Rasulü (s.a.v.)’in “Kişi arkadaşının dini üzeredir, o hâlde kim kiminle arkadaşlık ettiğine dikkat etsin” buyrukları da bu konuda bizlere uyarı niteliğindedir. Çünkü Allah’a isyan eden kimselerle ne kadar haşır neşir olursanız, o derecede kalpleriniz, amelleriniz ve ahlaki değerleriniz birbirine karışacaktır.
{… Bu konuda Allah Rasulü (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır: “İyi arkadaşın misali, güzel koku satan kokucunun misali gibidir. Eğer o sana bir şey vermese bile, en azından sattığı o şeylerin kokusu sana sirayet eder. Kötü arkadaşın misali de, demirci körükçüsünün misali gibidir. Onun karasından, isinden, pasından bir şey bulaşmasa bile, en azından kokusu sana sirayet eder.”}
Müslim, 8. cilt, 2628. numara – Ebu Dâvûd, 5. cilt, 4829. numara.
“İbn-i Ömer (r.a.)’dan. Rasulullah (s.a.v.) buyurdular ki: “Meclisinde bulunacağınız en hayırlı kimseler, görüldüğünde size Allah’ı hatırlatan, konuşması ilminize bereket katan ve ameli âhirete rağbetinizi artıran sâlihlerdir.”
Ebu Ya’lâ, Müsned: 4, 326, No: 2437. Suyutî, Câmiu's-sağîr: 1/617, No: 3995. Münâvî, Feyzu’l-Kadir: 3/467-468.
“İbn-i Abbas (r.a.)’dan gelen diğer bir rivayette ise şöyle buyrulur: “Birlikte oturduğunuz dostlarınızın en hayırlısı, görünüşüyle size Allah’ı hatırlatan, sohbetiyle sizin güzel amellerinizi artıran, salih ameliyle (yani güzel fiil ve davranışlarıyla) size âhireti hatırlatan kimsedir.”
Suyutî, Câmiu’s-sağîr: 2/14.
Rabb’im, iman eden bütün muvahhit kardeşlerimin kalplerini ve ayaklarını dininde sabit kılsın. İnsanlara hakkı anlatmayı sevdirsin ve ellerinden birçok kimseye de hidayet versin. Ve en önemlisi, insanlarla yan yana geliş ve ayrılış gayeleri de, onlara hakkı anlatmak ve ellerinden tutmak olsun. Âmin.