ÇOCUKKEN MERHAMETLİYDİK!

HAMZA ATLI

27-04-2026 18:10

Büyüdük, merhameti unuttuk. Sadece merhameti mi? Merhametle birlikte insani nice değeri unutturdu kirli dünya. Kapitalizm bizleri birer metaya dönüştürdü. Robot gibi yaşıyoruz. Kendi dünyalık derdimiz dışında başkasının derdiyle dertlenmiyoruz. Hırs, bizi dünyaya kul etti. Özgürlüğümüzü kaybettik. Büyükşehirlere bakıyorsunuz; bir insan yolda kıvransa, canı yansa, ölüm gelip kendisine çatsa dahi diğer insanlar ona dönüp bakmıyorlar, bakmaktan imtina ediyorlar. Acaba başıma bir şey gelir mi? endişesi herkesi o kadar çok bireyselleştirdi ki Çok yalnızız. Kalabalıklar içinde bizi duyan, bizi anlayan, hislerimize dokunan hiç kimseyi bulamıyoruz. Kendimizi oyunla, sosyal medya ile avutuyoruz. İçimizi dökeceğimiz kimse kalmadı. Birine bir şey anlatırsak, acaba sağda solda yayılır mı korkusu yaşıyoruz. Hâliyle baştan aşağı insanlıktan çıkmış bir vaziyetteyiz. İnsanlıktan çıkmamış olanlar, içimizde hâlâ fıtratı temiz çocuklar. Onlar da büyüdükçe bize benzeyecekler. Geçen gün çocuklardan birinin merhameti ile ilgili, Nedim Türk Beyin sosyal medya hesabında bir yazı gördüm. Yazıyı çok beğendim, sizinle paylaşmak istedim. Hiçbir şeyine dokunmadan aynen aktarıyorum.

Sekiz yaşındaki kızım bir gün bana arkadaşının garip koktuğunu söylediğinde, ona saygıyı öğretmem gerektiğini düşündüm. Ama sonunda asıl dersi bana veren o oldu.

Salı günüydü, saat beş civarı.

Elif her zamanki gibi okuldan geldi. Çantasını kapının yanına bıraktı, ayakkabılarını bağlarını bile çözmeden çıkardı.

Sonra öylece, hiç kötü niyet olmadan dedi ki:

Anne, Zeynep bazen garip kokuyor.

Bir anda döndüm.

Bu asla söylenmez, dedim. Asla. Duydun mu? Asla.

Sert çıktım. Belki gereğinden fazla.

O an doğru olanı yaptığımı sanıyordum.

Bir annenin görevi Terbiye öğretmek. Saygı öğretmek. Kimseyi incitmemeyi öğretmek.

Kimsenin kokusu konuşulmaz. dedim.

Ne giydiği, nasıl göründüğü konuşulmaz.

“İnsanların evinde neler yaşandığını bilemezsin. dedim.

Elif sustu.

Ağlamadı. İtiraz etmedi.

Sadece başını eğip şöyle dedi:

Ama ben ona söylemedim ki.

O an anlamadım.

Sonraki günlerde küçük şeyler dikkatimi çekmeye başladı.

Mutfaktaki yiyecekler hızlı bitiyordu.

Banyodan iki toka kayboldu.

Elifin en sevdiği gri kazak ortada yoktu.

Sordum.

Omuz silkti:

Bilmiyorum.

Bir sabah beslenmesine daha fazla yemek koymamı istedi.

Son zamanlarda daha çok acıkıyorum, dedi.

İnandım.

O günler İstanbulun o içe işleyen ayazı vardı.

Islak beton kokusu, rüzgârın apartman aralarından geçişi

Soğuk sadece dışarıda değil, insanın içine de giriyordu.

Bir akşam kapı çaldı.

Kapıyı açtım.

Karşımda Zeynepin annesi vardı.

Yüzünü tanıyordum ama o gün başka bir hâli vardı.

Gözleri uykusuz, yüzü solgundu.

Elinde bir poşet Ama sanki bütün hayatını taşıyormuş gibi tutuyordu.

Kısık bir sesle dedi ki:

Kusura bakmayın Böyle geldim ama bilmeniz gerektiğini düşündüm.

Kapıyı aralık tuttum.

Cümleyi bir anda söyledi:

Evden çıkarıldık Tahliye taahhüdü vardı… itiraz edemedik Eşyalarımızla birlikte kapının önüne koydular.

Bir an sessizlik oldu.

Sonra devam etti:

Bir süredir eski bir konteynerde kalıyoruz. Eşyaları da oraya koyduk. Zeynep kimse bilmesin diye çok uğraştı… ama kızınız fark etmiş.

O an Elif arkamdaydı.

Kadın gözlerini sildi:

Ona yemek veriyor. Tokalarını verdi. Bir de kendi kazağını… Gece konteyner çok soğuk oluyor diye Bir de geri getirme demiş… kötü hissetmesin diye.

Elife baktım.

Ne gurur vardı yüzünde

Ne de bak ne yaptım hâli

Sanki sadece bir şeyi korumaya çalışıyordu.

Bir insanı.

Sordum:

Neden bana söylemedin?

Cevabı kısa oldu:

Çünkü sen bunu büyütürdün.

Haklıydı.

Çocuklar bazen tek cümleyle seni yerine koyar.

Kapıyı açtım.

Büyük sözler söylemedim.

Yardım ediyoruz havasına girmedim.

Sadece şunu dedim:

— İçeri gelin Dışarısı çok soğuk.

Bir gece kalacaklardı.

O bir gece neredeyse iki aya dönüştü.

Küçük odada kaldılar.

Sabahları birlikte kahvaltı yaptık.

Hiç konuşmadan havlu bıraktım.

Katlanmış kıyafetleri sandalyeye koydum.

İki tabak yerine dört tabak koymaya başladım.

Kolay değildi.

Alan paylaşmak, susmayı bilmek, sınırı aşmamak

Ama o süreçte bir şeyi fark ettim.

Ben hâlâ yardım ediyorum diyordum.

Elif öyle bakmıyordu.

O paylaşıyordu.

Bu kadar basitti.

Onun için Zeynep yardım edilen biri değildi.

Sadece arkadaşıydı.

Bir süre sonra annesi küçük bir ev buldu.

Çok bir şey değildi ama kapısı vardı.

Gece kapatılabiliyordu.

O bile yeterdi.

Taşındıkları gün bir poşetle geldiler.

İçinde gri kazak, tokalar, birkaç parça kıyafet vardı.

Annesi dedi ki:

Yıkadım hepsini Alamam bunları… zaten çok şey yaptınız.

Cevap verecektim ki Elif araya girdi:

Onlar hediye. Hediyeler geri verilmez.

Kadın ağladı.

Ben de.

Ama o an anladığım şey bambaşkaydı.

Çekirdek inanç dediğimiz şey işte tam burada başlıyor.

Biz büyürken şunu öğreniyoruz:

Verirsen üstün olursun.

Alan borçlanır.

Yardım eden güçlüdür, edilen zayıf.

Ve fark etmeden

İyilik yaparken bile karşıdakini küçültebiliyoruz.

Ama Elifin çekirdek inancı bambaşkaydı:

Paylaşmak normaldir.

Kimse kimseden aşağı değildir.

“İnsan insandır.

Onur dediğimiz şey

Sadece güzel konuşmak değil.

Verirken borç hissettirmemek.

Yanında olurken küçültmemek.

Ve bazen

Bir insanın acımaya değil,

eşit görülmeye ihtiyacı olduğunu anlayabilmek.

Kızım sekiz yaşındaydı.

Sekiz...

Ve o gün anladım ki başkalarının onurunu korumayı benden çok daha iyi biliyordu.

DİĞER YAZILARI HOŞBULDUK KAOS! 01-01-1970 03:00 İSTİKAMET İSTANBUL! 01-01-1970 03:00 AVRUPA'DAKİ GÖZLEMLERİMİZ DEVAM EDİYOR! 01-01-1970 03:00 HOLLANDA'DA İLK İZLENİMLERİM! 01-01-1970 03:00 ROTAMIZ ALMANYA! 01-01-1970 03:00 YOK EDİLİYORUZ! 01-01-1970 03:00 İNSANLIK BİR MEZİYET GİBİ SUNULUYOR! 01-01-1970 03:00 VİCDANLAR ENKAZDA KALDI! 01-01-1970 03:00 KİBRİN HASMI ALLAH'TIR! 01-01-1970 03:00 İNSANLIĞIN YÜZÜNE ATILAN TEKMELER! 01-01-1970 03:00 BİZDE BU KAFA VARKEN! 01-01-1970 03:00 OLMASAYDIN OLMAZ MIYDIK? 01-01-1970 03:00 MAĞDURLARIN YÜREĞİNE SU SERPİN! 01-01-1970 03:00 ŞU ZAMANDA ÇOCUK OLMAK! 01-01-1970 03:00 BİRİ BİTER BİRİ BAŞLAR! 01-01-1970 03:00 Bİ BİTMEDİNİZ BE! 01-01-1970 03:00 KİM GÜÇLÜYSE O HAKLIDIR! 01-01-1970 03:00 İNSAN BU YARIŞ ATI DEĞİL! 01-01-1970 03:00 ÜZERİNE SOĞUK SU İÇİN! 01-01-1970 03:00 TÜRBEDARSIZ BİR TÜRBE! 01-01-1970 03:00 ALTIN TABAKTA İKTİDAR! 01-01-1970 03:00 SAĞLAM KALELER İÇİNDE! 01-01-1970 03:00 BELEŞÇİ FAKİR, RANTÇI ZENGİN! 01-01-1970 03:00 ​KİM BİLİR, NEREDE, NASIL, KAÇ YAŞINDA? 01-01-1970 03:00 İBRE DÖNDÜ! 01-01-1970 03:00 ​SANA'DAN HADRAMUT'A KADAR! 01-01-1970 03:00 ​AĞLAYABİLSEYDİNİZ ANLAYABİLİRDİNİZ! 01-01-1970 03:00 ​GARİP PENCERECİK, KÜÇÜK DARACIK! 01-01-1970 03:00 ​MEKKE'DEN... 01-01-1970 03:00 ​UMRE HEYECANI 01-01-1970 03:00 ​HAZIR FIRSAT VARKEN! 01-01-1970 03:00 ​AKRAN ZORBALIĞI! 01-01-1970 03:00 ​İBRET İÇİN ÖLÜM YETMEZ Mİ? 01-01-1970 03:00 ​KOLTUK SEVDASI 01-01-1970 03:00 ​BU GİDİŞATA KİM DUR DİYECEK? 01-01-1970 03:00 NİYE BANA YAN BAKTIN! 01-01-1970 03:00 ​GÜCÜN SARHOŞLARI! 01-01-1970 03:00 ​MİLLETİ TEMSİL EDENLER ZİLLET İÇİNDE! 01-01-1970 03:00 ​GEÇ ÖL AMA GENÇ ÖLME! 01-01-1970 03:00 ​NEDEN ASR-I SAADET? 01-01-1970 03:00 ​ABD'Yİ KINAYALIM MI? 01-01-1970 03:00 ​SALDIM ÇAYIRA, MEVLAM KAYIRA! 01-01-1970 03:00 ​ZENGİN MÜPTEZELLER! 01-01-1970 03:00 ​BABA TAHLİYE! 01-01-1970 03:00 ​BU SABAH İLGİNÇ BİR HADİS OKUDUM! 01-01-1970 03:00 BANA ARKADAŞINI SÖYLE! 01-01-1970 03:00 KÜRESEL PEDOFİLİ PAZARI! 01-01-1970 03:00 İYİCE AHLAKSIZ OLDUK! 01-01-1970 03:00 İNSAN NANKÖRDÜR! 01-01-1970 03:00 ​ŞU ÇAĞI GÖRMEZ OLAYDIK! 01-01-1970 03:00 NE PAPAYMIŞ ARKADAŞ! 01-01-1970 03:00 HASTANE KORİDORLARINA GİDİN! 01-01-1970 03:00 ALLAH, KİFL'İ BAĞIŞLADI! 01-01-1970 03:00 MÜSLÜMANIMSI PROFİLLER! 01-01-1970 03:00 İNSAN DEDİĞİN... 01-01-1970 03:00 SUÇLU ANNE VE BABADIR! 01-01-1970 03:00 HERKESİN ELİ BOŞ! 01-01-1970 03:00 TEVEKKÜL EDENE ALLAH YETER! 01-01-1970 03:00 FAKİRLİK HASTALIK GİBİDİR! 01-01-1970 03:00 HÜKÜM ALLAH'INDIR! 01-01-1970 03:00 GEÇ OLMADAN GÖÇ ETMELİ! 01-01-1970 03:00 HAKLISIN YASİN! 01-01-1970 03:00 BİR YAZI, İKİ KONU! 01-01-1970 03:00 KİMSE KİMSENİN İLAHI DEĞİL! 01-01-1970 03:00 GAZZE'DE ABLUKA SİLAHLA KIRILIR! 01-01-1970 03:00 HOŞ BULMADIM! 01-01-1970 03:00 SUÇLU BENİM, HERKES SUÇSUZ! 01-01-1970 03:00 ​NE OLACAKTIK, NE OLDUK? 01-01-1970 03:00 DÜNYA BİR VEDANIN ADI DEĞİL Mİ? 01-01-1970 03:00 ​​GAZZE'DEYİZ, FİLİSTİN'DEYİZ! 01-01-1970 03:00 YOLDA DÖKÜLENLER VE SEBAT EDENLER! 01-01-1970 03:00 ​KONSERLİ ŞÜKÜR! 01-01-1970 03:00 ​TOPLUMDA KANDİL ANLAYIŞI! 01-01-1970 03:00 MUZ CUMHURİYETİ! 01-01-1970 03:00 GAZZE İÇİN BİRLEŞELİM! 01-01-1970 03:00 SOKAKTAKİ SAPIK! 01-01-1970 03:00 ŞAHİTLİK EDERİM Kİ BU DÜZEN KÜFÜR DÜZENİDİR! 01-01-1970 03:00 HAYATIN DÖNÜM NOKTALARI! 01-01-1970 03:00 ​AZ SABREDİN! 01-01-1970 03:00 ELİNDE FENERLE GAZZE'Yİ AYDINLIĞA KAVUŞTURANLAR! 01-01-1970 03:00 HERKES KENDİ DERDİNDE! 01-01-1970 03:00 HIRS İNSANI KÜL EDER! 01-01-1970 03:00 ÖLÜM HEPİMİZİN KADERİ! 01-01-1970 03:00 SESSİZ ÇIĞLIKLAR! 01-01-1970 03:00 TOPLUM VİCDANINDAKİ DERİN ÇÜRÜME! 01-01-1970 03:00 MALATYA’NIN SESSİZ ÇIĞLIĞI 01-01-1970 03:00 İNSANI INSANA KIRDIRAN BIR DÜZEN... 01-01-1970 03:00 HIRSIZ BİZDENSE SUSUN! 01-01-1970 03:00 KÜRESEL ÇETELER VE LEMAN OYUNU 01-01-1970 03:00 ZAMAN BİZDEN YANA MI? 01-01-1970 03:00 YARIM SAATİM KALMIŞ! 01-01-1970 03:00 ZAMANIN KOŞAR ADIM GİTTİĞİ GÜNLER! 01-01-1970 03:00 NEREYE BAKIYORSAK MUTLULUK ORADA! 01-01-1970 03:00 GEREKSİZ TARTIŞMA! 01-01-1970 03:00 ONLAR GİBİ Mİ OLALIM? 01-01-1970 03:00 TANZANYA'DAN BİR GÖZLEM YAZISI! 01-01-1970 03:00 SİYASET KİRDİR! 01-01-1970 03:00 RAHMETİN ZAHMETE DÖNÜŞTÜĞÜ ŞEHİR MALATYA! 01-01-1970 03:00 BU NE YAMAN ÇELİŞKİ! 01-01-1970 03:00 HATA BENDE DEMEYİ ÖĞRENEMEDİK! 01-01-1970 03:00 GELECEK, BELKİ DE GELMEYECEK! 01-01-1970 03:00 DÖNÜŞ ALLAH'ADIR! 01-01-1970 03:00 Memleketin İhtiyacı Var! 01-01-1970 03:00 DERVİŞLİK HIRKASINA ALDANMAYIN! 01-01-1970 03:00 ZAMAN DEĞİŞTİ, PEKİ YA BİZ? 01-01-1970 03:00