DÖNÜŞ ALLAH'ADIR!

HAMZA ATLI

17-05-2025 14:04

Cuma günü…

Doğup büyüdüğüm Tecde’ye sık sık giderim. Hayvanlarım orada. Akrabalarım, arkadaşlarım, ticaretim… Geçmişim var o sokaklarda. Haliyle Tecde, Şentepe benim açımdan bir başka...

Son zamanlarda daha sık gitmeye başladım. Peş peşe ölüm haberleri geliyor…

Tecde’deki evimizin alt katını inşa eden Şeyho Amca vefat etmiş. Bir süredir felçliydi. Sapasağlam adamlar, bir bakmışsın “pat” diye ayrılmış aramızdan.

Bir gün biz de ayrılacağız bu çok sevdiğimiz diyarlardan. Aslımıza, özümüze, Rabbimize döneceğiz.

Biz Rabbimizden razıyız... O da bizden razı olursa ne mutlu bize... Razı edebilirsek, ne mutlu bize…

Hiç kimse kendiyle bir şey götürmüyor. Ben bugüne kadar götüreni görmedim. Ünvan, mal, makam... Hepsi bir avuç toprağa sığıyor işte.

İnsan; hırsıyla, acısıyla, umuduyla, sevdasıyla gömülüyor toprağın bağrına.

Bu duygularla ölüm gerçeğini ve inancı daha derinden anlamama vesile olan bir yazıya rastladım. Sizlerle paylaşmak istiyorum:

Bir Dönüş Hikâyesi

Merhaba. Ben 1995 doğumlu, sağlık çalışanı bir kadınım. Dini hassasiyeti olmayan, hatta dine karşı mesafeli, zaman zaman da düşmanca yaklaşan bir ailede büyüdüm. Ailem, dine ve dindar insanlara hep kötü gözle bakardı. Onlara göre dünyadaki bütün kötülüklerin kaynağı dindi. Bu bakış açısıyla beni de öyle yetiştirdiler.

Ben de uzun yıllar boyunca dine ve inançlı insanlara önyargıyla yaklaştım. Ta ki üniversiteye başlayıp yurtta kalana kadar…

Odamda tesettürlü ve namaz kılan arkadaşlarım vardı. Önce çok şaşırdım. Onlara karşı içimde taşıdığım önyargılar zamanla eridi. Özellikle hastalandığımda bana gösterdikleri ilgi ve şefkat, annemden farksızdı.

Namazı sadece yaşlılar kılar sanırdım. Benim yaşımda insanların da ibadet ettiğini görmek beni çok şaşırttı. Bir hafta sonu elektriklerin kesildiği bir gün, can sıkıntısıyla arkadaşımın okuduğu kitabı elime aldım. “Düzceli Mehmet” adlı bir kitaptı. İlk sayfasından itibaren beni içine çekti.

O kadar çok etkilendim ki, kitabı elimden bırakmadan bitirdim. Ardından yazarın “Aysel” adlı eserini de internetten indirip hemen okudum. Bu kitaplarda yıllardır içimi kemiren soruların cevaplarını bulmuştum.

Ailem, yıllar süren tedaviler sonucunda dünyaya gelen tek çocukları olduğum için bana maddi olarak her şeyi verdi. Ama manevi olarak hep aç kaldım. Kalbimde bir boşluk vardı ve nedenini bu kitaplarla anladım: “Kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.”

20 yaşımda, hayatımda ilk defa namaz kılmak istedim. Arkadaşım bana yardımcı oldu. Duaları kâğıtlara yazdım, internetten videolar izledim. İlk namazımı kıldığımda öyle büyük bir huzur duydum ki… Yıllardır hiçbir şey beni bu kadar mutlu etmemişti.

Sonra tatil geldi… Ailemin bu değişimi nasıl karşılayacağını bilmiyordum. Yurtta bıraktığım kitaplarımı eve götürmedim. Namazlarımı gizli gizli kılmaya başladım. Onlarla dışarı çıkınca vakitler geçiyordu, hemen eve dönüp kaza ediyordum ama bu durum beni kahrediyordu.

Yurt, evden daha huzurlu gelmeye başladı. Tatil bitmeden “bitti” diyerek yurda döndüm. İnandığın gibi yaşayamamak çok acı bir şeymiş… Bunu yaşamayan bilemez.

Yaz tatiline kadar eve hiç gitmedim. Gidince de aynı sıkıntılar devam etti. Namazımı gizli gizli kılarken bir gün annem aniden odaya girdi. Beni görünce çok sinirlendi.

“Senin beynini yıkamışlar! Kim yaptı bunu? Cemaatçi mi oldun, tarikatçı mı oldun?” gibi sözler sarf etti. Babama telefon etti. Verdiği tepki, uyuşturucu kullansam herhalde bu kadar ağır olmazdı.

Ramazan geldi. Oruç tutmaya başladım. Annem orucumu bozdurmak için sevdiğim yemekleri yapıyordu. Bir gün eve geldiğimde kitaplarımı parça parça ettiğini gördüm. Çok kırıldım. Tartıştık. Yurda dönmek istedim ama yurt kapalıydı. Nöbetçi yurtta kalmaya başladım.

Başım açık olsa da artık kıyafetime dikkat ediyordum. Tesettürlü arkadaşlara içten içe imreniyordum. Evden çıkarken “Allah’a emanet ol” diyen bir annem olsun çok isterdim...

Babam, annem kadar katı değildi. Dine mesafeli olsa da, herkesin istediği gibi yaşaması gerektiğini savunuyordu. Beni ikna etmeye çalışıyordu, ama artık kararımı vermiştim.

Hayatımdaki ikinci Ramazan'dı. Bu defa yurtta kalıyordum. Ramazan’ın ilk günü tesettüre girdim. Kim ne derse desin, vazgeçmeyecektim. Bu benim inancım, Rabbimin emriydi. Kimsenin buna karışma hakkı yoktu.

Telefonda anneme söyledim. “Eve gelemezsin, para da göndermem” dedi. Zaten gitmek istemiyordum ama ne olursa olsun insan ailesini özlüyor. Aileden gelen bir darbe, başkasından gelenin çok daha fazlası oluyor.

Bir gün annemin trafik kazası geçirdiğini öğrendim. Hemen hastaneye gittim. Durumu iyi değildi. Başında Yasin-i Şerif okumak istedim. Ama bir türlü fırsat olmadı. Herkes çıkınca okumaya başladım. Annem uyandı, bana çok kızdı:

“Ölümü mü hatırlatıyorsun? Çık dışarı!” dedi.

Odasından kovdu. Kısa süre sonra durumu ağırlaştı. Ben dışarıdayken doktor çağırıldı ama yetişemedi. Annem vefat etti...

Onun ölümünden çok, imansız gitmiş olma ihtimali beni kahrediyor. Hep de kahredecek.

Annemin ölümünden sonra babam değişti. Meğer o da hastaymış. Söylememiş. Hem eşini kaybetmenin hem de hastalığının etkisiyle hayatı sorgulamaya başladı. Ona verdiğim kitapları büyük bir heyecanla okudu.

“Biz hata yaptık kızım. Modern insan olmayı dinden uzak olmak sandık. Ama sen doğruyu bizden önce buldun.” dedi.

Bugün çalışıyorum, namazımı kılıyorum. Rabbime şükrediyorum. Fakat bir iç burukluğum var: İlk kez kıldığım o namazda yaşadığım hissi, o huzuru, o tatlı telaşı bir daha hiçbir namazda yaşayamadım. Her defasında yine öyle olacak diye umuyorum ama olmuyor…

Son Söz

Hikâyenin sonu hâlâ yazılıyor belki de… Dönüşümüz O'nadır. İnsanı yoran hayatın karmaşasında, sığınacak bir liman arar ya kalp; o liman aslında hep içimizdeydi.

Yeter ki yönümüzü bilelim. Yeter ki dönüşümüz hayra olsun. Çünkü… “Dönüş Allah’adır.”

DİĞER YAZILARI HOŞBULDUK KAOS! 01-01-1970 03:00 İSTİKAMET İSTANBUL! 01-01-1970 03:00 AVRUPA'DAKİ GÖZLEMLERİMİZ DEVAM EDİYOR! 01-01-1970 03:00 HOLLANDA'DA İLK İZLENİMLERİM! 01-01-1970 03:00 ROTAMIZ ALMANYA! 01-01-1970 03:00 YOK EDİLİYORUZ! 01-01-1970 03:00 İNSANLIK BİR MEZİYET GİBİ SUNULUYOR! 01-01-1970 03:00 VİCDANLAR ENKAZDA KALDI! 01-01-1970 03:00 KİBRİN HASMI ALLAH'TIR! 01-01-1970 03:00 İNSANLIĞIN YÜZÜNE ATILAN TEKMELER! 01-01-1970 03:00 BİZDE BU KAFA VARKEN! 01-01-1970 03:00 OLMASAYDIN OLMAZ MIYDIK? 01-01-1970 03:00 MAĞDURLARIN YÜREĞİNE SU SERPİN! 01-01-1970 03:00 ÇOCUKKEN MERHAMETLİYDİK! 01-01-1970 03:00 ŞU ZAMANDA ÇOCUK OLMAK! 01-01-1970 03:00 BİRİ BİTER BİRİ BAŞLAR! 01-01-1970 03:00 Bİ BİTMEDİNİZ BE! 01-01-1970 03:00 KİM GÜÇLÜYSE O HAKLIDIR! 01-01-1970 03:00 İNSAN BU YARIŞ ATI DEĞİL! 01-01-1970 03:00 ÜZERİNE SOĞUK SU İÇİN! 01-01-1970 03:00 TÜRBEDARSIZ BİR TÜRBE! 01-01-1970 03:00 ALTIN TABAKTA İKTİDAR! 01-01-1970 03:00 SAĞLAM KALELER İÇİNDE! 01-01-1970 03:00 BELEŞÇİ FAKİR, RANTÇI ZENGİN! 01-01-1970 03:00 ​KİM BİLİR, NEREDE, NASIL, KAÇ YAŞINDA? 01-01-1970 03:00 İBRE DÖNDÜ! 01-01-1970 03:00 ​SANA'DAN HADRAMUT'A KADAR! 01-01-1970 03:00 ​AĞLAYABİLSEYDİNİZ ANLAYABİLİRDİNİZ! 01-01-1970 03:00 ​GARİP PENCERECİK, KÜÇÜK DARACIK! 01-01-1970 03:00 ​MEKKE'DEN... 01-01-1970 03:00 ​UMRE HEYECANI 01-01-1970 03:00 ​HAZIR FIRSAT VARKEN! 01-01-1970 03:00 ​AKRAN ZORBALIĞI! 01-01-1970 03:00 ​İBRET İÇİN ÖLÜM YETMEZ Mİ? 01-01-1970 03:00 ​KOLTUK SEVDASI 01-01-1970 03:00 ​BU GİDİŞATA KİM DUR DİYECEK? 01-01-1970 03:00 NİYE BANA YAN BAKTIN! 01-01-1970 03:00 ​GÜCÜN SARHOŞLARI! 01-01-1970 03:00 ​MİLLETİ TEMSİL EDENLER ZİLLET İÇİNDE! 01-01-1970 03:00 ​GEÇ ÖL AMA GENÇ ÖLME! 01-01-1970 03:00 ​NEDEN ASR-I SAADET? 01-01-1970 03:00 ​ABD'Yİ KINAYALIM MI? 01-01-1970 03:00 ​SALDIM ÇAYIRA, MEVLAM KAYIRA! 01-01-1970 03:00 ​ZENGİN MÜPTEZELLER! 01-01-1970 03:00 ​BABA TAHLİYE! 01-01-1970 03:00 ​BU SABAH İLGİNÇ BİR HADİS OKUDUM! 01-01-1970 03:00 BANA ARKADAŞINI SÖYLE! 01-01-1970 03:00 KÜRESEL PEDOFİLİ PAZARI! 01-01-1970 03:00 İYİCE AHLAKSIZ OLDUK! 01-01-1970 03:00 İNSAN NANKÖRDÜR! 01-01-1970 03:00 ​ŞU ÇAĞI GÖRMEZ OLAYDIK! 01-01-1970 03:00 NE PAPAYMIŞ ARKADAŞ! 01-01-1970 03:00 HASTANE KORİDORLARINA GİDİN! 01-01-1970 03:00 ALLAH, KİFL'İ BAĞIŞLADI! 01-01-1970 03:00 MÜSLÜMANIMSI PROFİLLER! 01-01-1970 03:00 İNSAN DEDİĞİN... 01-01-1970 03:00 SUÇLU ANNE VE BABADIR! 01-01-1970 03:00 HERKESİN ELİ BOŞ! 01-01-1970 03:00 TEVEKKÜL EDENE ALLAH YETER! 01-01-1970 03:00 FAKİRLİK HASTALIK GİBİDİR! 01-01-1970 03:00 HÜKÜM ALLAH'INDIR! 01-01-1970 03:00 GEÇ OLMADAN GÖÇ ETMELİ! 01-01-1970 03:00 HAKLISIN YASİN! 01-01-1970 03:00 BİR YAZI, İKİ KONU! 01-01-1970 03:00 KİMSE KİMSENİN İLAHI DEĞİL! 01-01-1970 03:00 GAZZE'DE ABLUKA SİLAHLA KIRILIR! 01-01-1970 03:00 HOŞ BULMADIM! 01-01-1970 03:00 SUÇLU BENİM, HERKES SUÇSUZ! 01-01-1970 03:00 ​NE OLACAKTIK, NE OLDUK? 01-01-1970 03:00 DÜNYA BİR VEDANIN ADI DEĞİL Mİ? 01-01-1970 03:00 ​​GAZZE'DEYİZ, FİLİSTİN'DEYİZ! 01-01-1970 03:00 YOLDA DÖKÜLENLER VE SEBAT EDENLER! 01-01-1970 03:00 ​KONSERLİ ŞÜKÜR! 01-01-1970 03:00 ​TOPLUMDA KANDİL ANLAYIŞI! 01-01-1970 03:00 MUZ CUMHURİYETİ! 01-01-1970 03:00 GAZZE İÇİN BİRLEŞELİM! 01-01-1970 03:00 SOKAKTAKİ SAPIK! 01-01-1970 03:00 ŞAHİTLİK EDERİM Kİ BU DÜZEN KÜFÜR DÜZENİDİR! 01-01-1970 03:00 HAYATIN DÖNÜM NOKTALARI! 01-01-1970 03:00 ​AZ SABREDİN! 01-01-1970 03:00 ELİNDE FENERLE GAZZE'Yİ AYDINLIĞA KAVUŞTURANLAR! 01-01-1970 03:00 HERKES KENDİ DERDİNDE! 01-01-1970 03:00 HIRS İNSANI KÜL EDER! 01-01-1970 03:00 ÖLÜM HEPİMİZİN KADERİ! 01-01-1970 03:00 SESSİZ ÇIĞLIKLAR! 01-01-1970 03:00 TOPLUM VİCDANINDAKİ DERİN ÇÜRÜME! 01-01-1970 03:00 MALATYA’NIN SESSİZ ÇIĞLIĞI 01-01-1970 03:00 İNSANI INSANA KIRDIRAN BIR DÜZEN... 01-01-1970 03:00 HIRSIZ BİZDENSE SUSUN! 01-01-1970 03:00 KÜRESEL ÇETELER VE LEMAN OYUNU 01-01-1970 03:00 ZAMAN BİZDEN YANA MI? 01-01-1970 03:00 YARIM SAATİM KALMIŞ! 01-01-1970 03:00 ZAMANIN KOŞAR ADIM GİTTİĞİ GÜNLER! 01-01-1970 03:00 NEREYE BAKIYORSAK MUTLULUK ORADA! 01-01-1970 03:00 GEREKSİZ TARTIŞMA! 01-01-1970 03:00 ONLAR GİBİ Mİ OLALIM? 01-01-1970 03:00 TANZANYA'DAN BİR GÖZLEM YAZISI! 01-01-1970 03:00 SİYASET KİRDİR! 01-01-1970 03:00 RAHMETİN ZAHMETE DÖNÜŞTÜĞÜ ŞEHİR MALATYA! 01-01-1970 03:00 BU NE YAMAN ÇELİŞKİ! 01-01-1970 03:00 HATA BENDE DEMEYİ ÖĞRENEMEDİK! 01-01-1970 03:00 GELECEK, BELKİ DE GELMEYECEK! 01-01-1970 03:00 Memleketin İhtiyacı Var! 01-01-1970 03:00 DERVİŞLİK HIRKASINA ALDANMAYIN! 01-01-1970 03:00 ZAMAN DEĞİŞTİ, PEKİ YA BİZ? 01-01-1970 03:00