Öyle bir imkân olsa keşke...
Ölümün yolunu gözleyenler var.
Düşkün ve yaşlı kimseler Allah'a yalvarıyorlar.
"Ya Rabbi, bizi daha fazla perişan etme" diyorlar.
Ama nafile...
Kader yazılmış, ecel tayin edilmiş bir kere.
Ne bir an ötelenir ne bir saniye geri gelir!
İlahi kuraldır bu.
Öyle veya böyle.
Bir bahane bulacaktır ölüm.
Çetin Atmaca Hocamıza da kanser illeti bahane oldu.
Mazereti buydu.
Âlemlerin Rabbi olan Allah'a gitti ve herkes gibi ilahi kurala tabi oldu.
Kim "Ben gelmiyorum" diyebilir ki?
Kim bir erteleme talep edebilecek kadar torpilli?
Bir gün hepimizin kapısını çalacak ölüm.
Ve mutlaka hikâyemiz yarım kalacak!
Bizsiz olmaz sandıklarımız bizsiz kalacak ve olacak.
Gülüp eğlenecekler.
Unutulup gideceğiz.
Sevdiklerimiz bizi toprağın bağrına, Rabbin merhametine terk edip işine gücüne bakacak.
Öyle bir gidiş Çetin Hocamınki...
Geldi, güldü ve gitti.
2014-2015 yıllarında birlikte Marmara Dershanesi'nde derse girmiştik.
Sonra ayrılıp kendi iş yerini açmıştı.
Etkin Kurs Merkezi'nde de ben yanında iki yıl çalışmıştım.
Onu her zaman güler yüzüyle hatırlayacağım.
Yahu bir insan bir kez bile somurtmaz mı?
Bir kez dahi asık suratına rastlamadım.
Her zaman güler, eğlenir, takılırdı bize.
Elbette eksiği de vardı, fazlası da...
Her insan gibi doğrusu ve yanlışıyla gitti Rabbine.
Ben kendisinden razıydım.
Allah da merhametiyle muamele eder inşallah.
Kim O'nun rahmet ve merhameti olmadan tutunacak dal bulur ahirette?
Kim ameline güvenebilir ha?
Bir kıssa anlatayım sizlere.
Peygamber Efendimiz (SAV) sahabelerine nasihatte bulunuyor:
– İbadetlerinizde ölçülü ve titiz olun fakat bilin ki hiçbiriniz (sadece) ameli sayesinde kurtuluşa eremez.
– Yâ Resûlallah (SAV), sen de mi? dediler. (Bunun üzerine Hz. Peygamber (SAV) şöyle dedi:)
– Evet; Allah, rahmetiyle ve lütfuyla kuşatmamış olsa ben de kurtulamam.
Hal böyleyken biz neyimize güvenelim?
Kâinatın Efendisi bu durumdayken biz ne edelim? Kime gidelim?
Vallahi ne mal ne evlat ne amel...
Rahmet ve merhamete sığınmaktan başka liman yok!
Kurtuluş reçetemiz Allah'ın elinde!
Bu yazıyı yazarken Enes Çakmak'a hitaben "Yarın mutlaka oku" diyorum!
Yarına çıkacak mıydız? Bilmiyorum!
Hep böyle değil miyiz?
Plan yapıyor, ölümü planın olasılıkları arasına katmıyoruz.
Hayallerimiz ve ümitlerimiz var.
Hayata dair bitmek ve tükenmek bilmeyen taleplerin sahibiyiz.
Esası unutuyoruz.
Esas olana hazırlık yapmıyoruz.
Rabbim bizleri nefsine yenik kullardan etmesin.
Dünyayı imar edeyim derken ahireti unutmaktan bizleri muhafaza etsin.
Hayır ve hatırla yaşayıp ölmeyi nasip etsin.
Yarın ahiret hayatında bizi mahcup edecek, başımızı öne eğdirecek davranışlardan bizleri beri eylesin.
Merhum Çetin Hocamın yakınlarına Allah'tan sabır ve metanet dilerim.
Selam, dua ve hürmetle...