Alemlerin Rabbi olan Allah dileseydi, herkes tek tip olurdu.
O, bizleri farklı farklı yarattı.
Herkese aynı beden ve zihin verilmedi.
Sadece fıtrat ortak.
Lakin toplum olmamızı isteyen, "İslam sancağı altında birleşin!" diyen de yine aynı yaratıcı.
Yaratan ve uyaran O...
Uymak veya uymamak hususunda insana bir mecburiyet vermiş olsaydı, sınavın anlamı kalmazdı.
Herkes özgür.
Her insan hür...
Allah, iyiyi ve kötüyü insana gösteren, insana rehber ve rol model olan peygamberler ve kitaplar gönderdi.
Dileyen iman etti, tabi oldu.
Dileyen ise karşı durdu, kendi yolunu sevdi ve seçti.
Allah, insanı nice nimetlerle donattı.
Ne aklımız ne de ilmimiz, verdiklerini idrak edecek kudrette değil!
İki gözün karşılığında, dünya servetinin değeri var mı?
Sadece iki göz...
Gerisini varın siz tahayyül edin.
Buna rağmen, sayısız onca ikram ve nimete rağmen Allah, insanı kendisine tabi olma konusunda özgür bırakmış!
Bir anne düşünün veya bir baba...
Evladından ne bekliyor?
Okusun, iyi insan olsun, hayırlı evlat olsun, istediği gibi bir eş bulsun, yaşlanınca kendisine ikramda bulunsun vb. vb....
Peki, anne ve baba insana ne verdi?
Mutlaka emek çok...
Allah'ın verdikleri yanında anne ve babanın verdiklerinin kıymeti olur mu hiç?
"Olmaz elbette!" dediğinizi duyar gibiyim...
Bakın, yaratıcının cömertliğine...
"Ve Allah'a tabi olun, ahirette de bu nimetlerin benzeri ve fazlası var," diyor Allah.
Şu cömertliğe bakar mısınız?
Onca hayasızlık ve yaramazlığa rağmen yine de nimetini sizden kesmiyor!
Neredeyse sonsuz kredi veriyor!
Peki ya bizler...
Hiçbir şey vermediğimiz insanlardan bir sürü şey bekliyoruz, değil mi?
Herkes bize benzesin istiyoruz!
Çünkü kendimizin en iyi olduğunu iddia ediyor nefsimiz!
Kendimizi herkesten daha ziyade beğeniyoruz!
Kibirliyiz!
İlah değilken ilahlık taslıyoruz ve farkında değiliz!
Kendimiz en iyiyiz!
Kendimiz en doğru şekilde düşünüyoruz!
Başkasına özgürlük hakkı tanımıyoruz!
Hadsiziz...
İnsanların dinî görüş ve fikirleri farklı olabilir. Kimse kimseyi mutlu etmek zorunda değil.
Bize lazım olan, insanın kişiliğidir, ahlakıdır.
Biz kimsenin, haşa, Rabbi değiliz.
Allah yarattı, donattı, akıl verdi, iyi ve kötüyü gösterdi.
Bundan sonra kişi özgürdür.
Tabiri caizse, fare (mouse) insanın elinde!
İster iyi siteye tıklar, ister kötüye...
Allah müsaade etmişken biz kimiz ey gafiller?
Biz ne hakla Rabbin sınırını çiğneriz!
Biliyorsak yaşar, örnek oluruz!
Ama kimseyi kınama hakkımız yok!
Doğru bildiğimiz şeyi ifade ederiz!
Ama onun yanlışı bilme ve uygulama hakkına saygı göstererek...
Bakın, bu cümleyi iyi analiz etmeli!
Yanlışına saygı yok!
Ama tercih hakkına Rabbin dahi karışmadı!
Onca nimete rağmen serbest bıraktı!
Konu iyi anlaşılsın!
Bizler haşa ilah değiliz!
Kimse de kulumuz veya kölemiz değil!