Artan Şiddet Ve Yiten Hayatlar
Daha dün bir kadın, hem de kendi eşi tarafından hayattan koparıldı Malatya’da.
Adını belki hiç duymadık.
Fotoğrafını belki haberlerde gördük, belki görmedik.
Ama onun çığlığı, bu şehrin her sokağında, her kaldırımında yankılanıyor aslında.
Gece sabaha doğru başka bir karanlık haberle daha uyandık
Gece bir genç sokakta darp edilerek öldürüldü.
Malatya, bir zamandır yalnızca kayısıyla değil, maalesef artan asayiş olaylarıyla da anılıyor.
Bu şehir, bu topraklar, yıllarca acıyı tanıdı ama umudu da elden bırakmadı.
Fakat şiddet gölgesi büyüyor artık.
Kadına yönelen nefret, sokakta genç bir bedene indirilen yumruklar, aile içi huzursuzluklar…
Bunların hiçbiri münferit değil.
Bunların hepsi, sessiz kalınmış, görmezden gelinmiş, çözülmemiş yaraların sesi.
Şunu artık yüksek sesle sormalıyız
Biz nasıl bir şehirde yaşıyoruz?
Biz birbirimize nasıl davranıyoruz?
Ve en önemlisi; biz ne zaman bu kadar öfkelendik?
Şiddetin bahanesi olmaz.
Kadın cinayetlerinin bahanesi olmaz.
“Gece dışardaydı”, “kıskandım”,
“alkol almıştı” gibi gerekçeler artık bu toplumun vicdanını tatmin etmiyor.
Etmemeli.
Çünkü bir kişinin hayatı hiçbir gerekçeyle alınamaz.
Yerel yöneticilere, emniyete, sivil toplum kuruluşlarına, öğretmenlere, ailelere, komşulara kadar hepimize görev düşüyor.
Şiddeti sadece olay olduğunda konuşmak yetmiyor.
Okullarda, evlerde, kahvehanelerde, sosyal medyada, mahalle muhtarlıklarında – her yerde bu konuları konuşmalı, çocuklara iyi insan olmanın ne demek olduğunu öğretmeliyiz.
Çünkü her yetişkin bir zamanlar çocuktur.
Her katil bir zamanlar sadece biri tarafından sevilmek isteyen bir evlattı.
Birbirimizi kaybediyoruz Malatya.
Duyarsızlaştıkça, normalleştirdikçe, “beni ilgilendirmez” dedikçe hep birlikte kaybediyoruz.
Ben bu yazıyı bir gazeteye değil, bir vicdana yazıyorum aslında.
Belki bir baba okur, belki bir genç kız.
Belki bir öğretmen sınıfında bir öğrencisine farklı bakar artık.
Belki birileri susmaz, belki birileri korkmaz.
Çünkü bir kişi değişirse, çok şey değişir.
Çünkü şiddetin panzehiri, sessiz kalmamakta saklıdır.