Aslında yazıma başlamadan evvel başlık olarak "Şartsız Tahliye"yi düşünmüştüm.
Birkaç cümle karaladıktan sonra mevcut başlık daha hoşuma gitti.
Bizim düzeni çayır meselesi daha veciz bir şekilde hicvediyor.
Şartlı tahliye tabiri hukuk mevzuatında var.
Dünyanın hemen her ülkesinde benzer uygulamalar bulunuyor.
Tahliye bile şartlı yani!
Tekrar suça bulaşmama, çeşitli kurumlarda gönüllü çalışma, çeşitli kısıtlama ve yasaklarla yaşamaya çalışma gibi...
Peki ya bizde?
Saldım çayıra, Mevlam kayıra...
Cezaevlerinin diğer ismi "ıslah evi".
Girenin ıslah olmak yerine iyice azgınlaştığı bir kurum cezaevleri...
60 kilo giren mahkûm, 110 kilo olarak çıkıyor mahkemeye.
Hem de birkaç ay içinde...
İçerisi ıslah evi mi, keyifhane mi anlamıyorum.
Ve hele de azılı suçlular.
Suç makineleri...
Onlar her yerde keyfine bakıyorlar.
Sadece cezaevlerinde mi?
Askerde de öyle değil mi?
RDM diye tabir ettiğimiz dövmeli ve maganda tiplere kimse ilişiyor mu?
Keyif edip vatani görevi icra etmiyorlar mı?
Hasılı bizim memlekette kötüysen ve kötülük elçisi isen bir şekilde rahat ediyor ve saygı görüyorsun!
Garibansan her yerde eziliyorsun!
Konuyla ilgili bir yazı görmüştüm.
İbrahim Torun'un sosyal medya sayfasından alıntıladım yazıyı...
Yargı Paketi’yle cezaevlerinden sokağa salınan 50.000 hükümlünün aramıza katıldığı bu günlerde, El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele'yi hatırlayalım.
1981 doğumlu bu adam; devlet dairelerinde hiçbir işin rüşvetsiz yapılmadığı, çetelerin devleti teslim aldığı ve her gün sokaklarda yüzlerce insanın öldürüldüğü El Salvador'un Devlet Başkanı Nayib Bukele.
2019'da 28 yaşında iken, "Devleti ve sokakları çetelerden geri alacağız" sloganı ile girdiği seçimde %53 oranında oy alarak devlet başkanı seçiliyor ve ilk iş olarak 40 bin mahkûm kapasiteli, gerçek bir cezaevi olan CECOT Cezaevi’ni yaptırıyor. (Bizdeki gibi tatil köyü değil.)
Ülkenin bütün cezaevlerindeki suça bulaşmış ne kadar it kopuk takımı psikopat; kimi 30, kimi 50 kişiyi bizzat öldürmüş çete üyesi ve çete lideri azılı katil varsa hepsini bir gece yarısı otobüslere bindirip CECOT Cezaevi’ne doldurmuş.
(Bizdeki gibi; "Bugün şu kadar motosikletli çete üyesi yakaladık, şu kadarı şartlı salıverildi, şu kadarı adli kontrol şartıyla salındı, bu kadarı yaşı küçük olduğu için suçun 3/4'ü kadar ceza aldı" gibi kameralar karşısında şov yaparak masallar anlatılmamış.)
Nayib Bukele; cezaevinin şartlarını eleştiren insan hakları savunucularına ve diğer yabancı devletlerin yetkililerine ise "Biz binlerce azılı suçluyu buraya koyarak, evinden çıkmaya korkan milyonlarca insanın ailesi ile birlikte korkusuzca sokağa çıkmasını sağladık. Onları özgürleştirdik" cevabını vermiş.
Diğer yandan rüşvetsiz iş yapmayan, çoğu üst düzey devlet memurlarını görevden alıp don gömlek TV canlı yayınında teşhir ettikten sonra cezaevine göndermiş. (Bizdeki gibi "Benim memurum işini bilir" dememiş.)
Önceden namuslu insanların sokağa çıkamadığı El Salvador sokakları ve kamu kurumları şimdi güvenilir hâle gelmiş ve 2019'da %53 ile seçilen Nayib Bukele, 2024’te %83 oy ile 60 milletvekilli parlamentoda 58 milletvekilliği kazanarak tekrar devlet başkanı seçilmiş.