Yüce kitabımız "Allah sabredenlerle beraberdir" buyurur.
Sabır her işin başıdır! Bir işin başarıya ulaşmasının temelinde sabır vardır.
Hayat bir yolculuktur...
Nefsine yenilmeden, hak ve hakikatte sebat eden kişi bu yolculuğu en güzel şekilde tamamlar.
Dünya bitince ukba gelir peşinden.
Ukba ise esas yurt, asıl yerdir.
Dünya, dünyalılara ait değildir!
Herkesi geçici misafir eder.
Peki ya dünyadaki kutlu yolculuk?
Bu yolculuktaki yol arkadaşları?
Yola çıkan herkesin sonuna kadar yürüyeceğinin bir garantisi yoktur. Peygamberlerin en seçkin takipçileri bile yolda dökülebiliyor. Bakın, Hz. Musa (a.s.) Tur Dağı’na vahiy almaya giderken toplumun en seçkin 70 kişisini yanına almıştı. Nankör olan İsrailoğulları'na daveti daha etkili anlatsınlar ve bu duruma tanık olsunlar istenmişti. Ancak onlar, "Biz Allah'ı açıkça görmedikçe sana inanmayız," diyerek karşılık verdiler.
Hz. İsa'nın (a.s.) havarileri de gökten sofra inmesini istediler ve neredeyse helak olacaklardı. Yine Uhud Savaşı'na çıkarken, Übey bin Selül komutasındaki 300 kişi, Resulullah'ı ve mümin ordusunu bırakıp yoldan ayrıldı.
İnsanlar miadını doldurur, ecel gelir ama dava kıyamete kadar devam eder.
Yolda dökülenler olur, kaypaklık yapanlar olur, düşenler ve geri dönenler de olur. Ama aynı yolda yürüyen ve şehadete doğru koşanlar da bulunur.
Umudu diri tutmak gerekir, zira umudunu kaybedenin kaybedecek başka bir şeyi kalmaz. Müminler Allah'a güvenirler. Mümin vefalı ve cefalı bir insandır.
Yolculuk ve mücadele son ana kadar devam eder. Sözümüzde duracak, Rabbimizin rızasına uygun hareket edeceğiz. Zorlu süreçler kaliteli müminleri ortaya çıkarır, zayıf halkalar ise düşer.
Selam olsun Allah'a verdikleri sözde duranlara. Selam olsun Allah'ın nimet verdiği kimselerin yolunda azimle yürüyenlere.
İnsanlık tarihi, yolda yürüyenlerin hikayeleriyle dolu. Bazen yoldan sapıp düşenler, bazen de zorluklara rağmen dimdik ayakta duranlar. Asıl mesele, yolun kendisi değil, o yolda nasıl yürüdüğümüzdür. Her düşüş, bir ders; her kalkış, bir zaferdir. Önemli olan, hedefe olan inancımızı kaybetmemek ve yolun sonunda bizi bekleyen o yüce amaca odaklanmaktır.
Unutmayın, her bitiş yeni bir başlangıca gebedir. Önemli olan, o yeni başlangıca umutla ve azimle adım atabilmektir.